Uzun vadeli getirilerdeki düşüş, dolar cinsinden sabit getirili varlıkların beklenen getirisini azaltabilir. Bu avantaj daraldığında, özellikle hareketin geçici olduğuna inanan yatırımcıların dolar tutma isteği de zayıflayabilir. Doların ilk tepkisini açıklayan temel kanal bu faiz farkıdır.
Hazine’nin açıklamasının ardından getiriler gerilerken dolar üç aydan uzun bir sürenin en düşük seviyesine indi.
Geri alımlar kısa vadede piyasaya nefes aldırdı; ancak aynı zamanda Hazine’nin hangi soruna müdahale ettiğini de görünür kıldı: uzun vadeli borçlanma maliyetlerindeki sert yükseliş ve tahvil piyasasının uzun vadeli bölümündeki zayıf likidite. Bu nedenle açıklama piyasa açısından iki yönlü bir sinyal olarak okundu.
Bir yoruma göre daha güçlü Hazine talebi fiyatları istikrara kavuşturabilir ve piyasadaki işleyiş sorunlarını azaltabilir. Diğer yoruma göre ise alışılmadık ve süreyle sınırlı bir müdahaleye ihtiyaç duyulması, özel yatırımcı talebinin getirileri kendiliğinden düşük tutmaya yetmediğini gösteriyordu. Programın yalnızca mevcut yeniden finansman çeyreğinin kalan bölümünde uygulanacak olması da kalıcı bir talep kaynağı olma niteliğini sınırladı.
Bu ayrım döviz piyasası için önemli. Hazine tahvillerine yönelik talepte kalıcı bir iyileşme, ABD piyasalarına duyulan güveni destekleyerek doları güçlendirebilir. Ancak getirileri geçici olarak baskılayan ve temel maliye ile vade risklerini çözmeyen bir müdahale, kısa vadede tam tersine dolar üzerinde baskı oluşturabilir.
İlk tepki uzun vadeli tahviller lehineydi: getiriler yılların en yüksek seviyelerine yakın düzeylerden sert biçimde geriledi. Ancak bu hareket, uzun vadeli borçlanma maliyetlerine ilişkin daha geniş endişeleri ortadan kaldırmadı. Reuters, Hazine’nin açıklamasının ardından 30 yıllık getirinin yaklaşık 19 yılın zirvesinden gerilediğini bildirdi.
Piyasadaki mesaj bu nedenle dört parçalıydı:
Doların genel olarak gerilemesi euroyu da destekledi. Avrupa Merkez Bankası’nın 20 Ağustos tarihli referans kurunda 1 euro 1,1681 dolar olarak gösterildi.
Euro ayrıca bağımsız bir politika desteği aldı. Euro Bölgesi enflasyonu temmuz ayında hazirandaki yüzde 2,8’den yüzde 2,9’a yükseldi. Reuters, bu gelişmenin Avrupa Merkez Bankası’nın yeni bir faiz artırımına gitmesi yönündeki beklentileri güçlendirdiğini aktardı. Enflasyonun daha yüksek seyretmesi, merkez bankasının faizleri koruyacağı veya artıracağı beklentisini güçlendirdiğinde para birimini destekleyebilir.
Dolayısıyla euronun yükselişi yalnızca Hazine tahvili geri alımlarının sonucu değildi. Hareket, ABD faiz desteğinin zayıflaması ile Avrupa’daki faiz görünümünün daha az gevşek algılanmasının birleşiminden kaynaklandı.
Sterlin de doların genel zayıflığından yararlandı. Ancak mevcut kanıtlar, sterlindeki hareketin tek başına Hazine açıklamasından kaynaklandığını göstermiyor. Döviz kurları dolar karşısında kotasyonlandığında, doların geniş tabanlı gerilemesi diğer büyük para birimlerini mekanik olarak yukarı taşıyabilir.
Altındaki hareketin faizlerle bağlantısı daha belirgindi. Nominal getirilerin düşmesi, faiz ödemeyen altını elde tutmanın fırsat maliyetini azaltır. Zayıf dolar da altını dolar dışındaki yatırımcılar için daha ucuz hale getirebilir. Bu koşullar talebi destekleyebilir; ancak altındaki herhangi bir yükselişi yalnızca tahvil geri alımlarıyla açıklamak doğru olmaz.
Bitcoin’in yükselişi de daha düşük getiriler, daha bol likidite beklentisi ve bazı yatırımcıların geleneksel devlet borçlanma araçlarına alternatif olarak gördüğü varlıklara yönelik talep anlatısıyla uyumluydu. Bununla birlikte Bitcoin, büyük para birimleri veya devlet tahvillerine kıyasla çok daha oynaktır. Bu nedenle haftalık performansı tek başına Hazine geri alımlarına bağlanamaz.
Hazine’nin kararı öncelikle tahvil piyasasına destek vermeyi amaçlıyordu; ancak yatırımcılar etkilerini ve sınırlarını değerlendirdiğinde dolar açısından negatif bir sinyale dönüştü. Uzun vadeli Hazine tahvillerine yönelik talep arttı, getiriler geriledi ve doların faiz avantajı azaldı. Programın sınırlı büyüklüğü ile belirlenmiş bir sona sahip olması ise piyasalara kalıcı bir çözümden çok geçici bir rahatlama sunduğu mesajını verdi.
Kısacası yatırımcılar geri alımları hem bir tampon hem de bir uyarı olarak gördü: Tahvil fiyatlarını hemen desteklediler, fakat müdahalenin kendisi uzun vadeli borçlara yönelik talebi zayıflatan stresin sürdüğünü de ortaya koydu. Doların tahviller yükselirken gerilemesinin nedeni bu ikili tabloydu.