Tom Hanks filmin özüne dair düşüncelerini ise şöyle özetledi: "Başka bir insanla kurulan bağdan daha önemli bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ne yazık ki ekranlar ve benzerleri, bunun gerekli olmadığı izlenimini yaratabiliyor" . Hikâyeden çıkardığı dersi ise oldukça netti: "Hiç soru sormadım"
. Film, sanal dünyanın yarattığı akran zorbalığına ayna tutarak, ebeveynlerin ve çocukların gerçek hayattaki bağlarının önemini vurguluyor.
Prömiyer öncesinde haftalardır konuşulan bir hayran teorisi vardı. Taylor Swift'in internet sitesinde bir anda belirip kaybolan, mavi gökyüzü ve beyaz bulut motifli 48 saatlik bir geri sayım sayacı, Swift hayranları için adeta bir hazine avına dönüşmüştü. Oyuncak Hikayesi'nin ikonik duvar kâğıdıyla birebir aynı olan bu görsel, Swift'in filme bir şarkı vereceği söylentilerini ayyuka çıkarmıştı . Geri sayım sadece 10 dakika kadar sitede kaldı ve Swift cephesinden hiçbir açıklama gelmemesi, teoriyi daha da güçlendirdi
.
Ancak Londra'daki galada bu konuya dair en yetkili ağızlardan kesin bir yanıt geldi. Yönetmen Andrew Stanton ve yapımcı Lindsey Collins, söylentiyi net bir dille kapattı. Stanton, "Gördük, bizi de şaşırttı," diyerek başladığı açıklamasında, "Acı gerçek şu ki, geçen hafta filmin son miksajını izledik ve filmin sonunda çalan şarkı Taylor Swift'in bir şarkısı değil" ifadelerini kullandı . Stanton, her ne kadar bir Taylor Swift işbirliğinin "büyük bir onur" olacağını söylese de, Collins'in de "harika olurdu" yorumuyla birlikte, filmin jenerik müziğinin çoktan tamamlandığını ve bu söylentinin gerçeği yansıtmadığını ilan ettiler
.
Oyuncak Hikayesi 5'in pazarlama kampanyasının en viral anlarından biri, bir replik değil, görsel bir detaydı. Yayınlanan resmi fragmanda, arkadaşlarıyla yeniden bir araya gelen Woody'nin kovboy şapkasını çıkardığı ve ışığın, kafasının arkasındaki bariz kelleşmiş bölgeye vurarak diğer oyuncakları adeta kör ettiği sahne, interneti sallamıştı .
Tom Hanks bu duruma etkinlikte bir açıklama getirdi ve bu değişikliği bir şaka unsuru olarak değil, Woody'nin uzun ömrünün dokunaklı bir kanıtı olarak sundu. Hanks, "O, haddinden fazla oynandı," dedi . Basit bir fizik kuralına dayandırdığı açıklamasında, nesiller boyu çocukların kauçuk bir şapkayı kauçuk bir kafaya defalarca takıp çıkarmasının, boyanın tam anlamıyla aşınmasına yol açtığını belirtti. "Kauçuk bir şapkayı kauçuk bir kafaya tekrar tekrar, tekrar tekrar geçirirseniz, bir yerleri sürtünmeye başlar," diye detaylandırdı
.
Kovboyun yeni görünümünde ayrıca daha yuvarlak bir karın bölgesi de dikkat çekiyor. Hanks ve yönetmen Andrew Stanton, bunu da çok sevilen bir bez bebeğin iç dolgusunun on yıllar içinde yer çekimine yenik düşüp aşağı doğru çökmesi ve yer değiştirmesi olarak açıkladı. Stanton, bu detayların birer rastlantı olmadığını, derinlemesine sevilmiş bir oyuncağın hikâyesini anlatan kasıtlı detaylar olduğunu vurguladı . Bu durum, "Yaşlanmayan" bir çizgi film karakteri yerine, bizimle birlikte büyüyen bir oyuncağa şahitlik etmenin tatlı bir hüznünü taşıyor.
Prömiyer, Jessie'nin sesi Joan Cusack için nadir ve sıcak bir kamuoyu görünürlüğü anlamına geliyordu. 63 yaşındaki aktrisin bu katılımı, Eylül 2015'ten bu yana katıldığı ilk resmi kırmızı halı etkinliği oldu. Cusack'ın son yıllarda Hollywood'un göz önünden uzaklaşarak Chicago'daki aile hayatına odaklandığı belirtiliyor . Cusack, Londra'daki etkinliğe eşi Richard Burke ile birlikte katıldı
.
Cusack, bu enerjik kovboy kız karakterini ilk kez 1999 yapımı Oyuncak Hikayesi 2'de seslendirmişti. Tom Hanks ve Tim Allen ile birlikte geri dönüşü, üçlünün bir araya gelmesiyle nostalji rüzgârları estirirken, filmin merkezindeki ekip ruhunu da perçinledi .
Karakter güncellemelerinin ve magazin haberlerinin ötesinde, etkinlik filmin en modern ve merkezi temasını pekiştirdi: bir çocuğun dikkati için verilen varoluşsal savaş. Film, Bonnie'nin odasına gelen ve çocuklar için neyin en iyisi olduğuna dair kendi dijital fikirleriyle gelen Lilypad'i tanıtıyor. Greta Lee tarafından seslendirilen kurbağa şeklindeki bu yüksek teknolojili akıllı tablet, hikâyede bir kötü karakterden ziyade, ebeveynlerin ekran süresi, gerçek bağlantılar ve değişen çocukluk kavramı hakkındaki güncel endişelerini yansıtan gerçekçi ve karmaşık bir meydan okuma olarak konumlandırılıyor .