Temmuz rakamı, hazirana göre yaklaşık %9, ocağa göre ise yaklaşık %35 daha yüksek. Ukrayna Genelkurmayı, 2026’nın ilk yedi ayında Rusya’nın toplam personel kaybını 238.650 olarak verdi.
Bazı haberlerde temmuz verisi, Rusya’nın Ocak 2025’ten bu yana yaşadığı en yüksek aylık kayıp olarak tanımlandı. Ancak bu karşılaştırma da ortak ve bağımsız biçimde doğrulanmış bir kayıp sayımına değil, Ukrayna ordusunun tahminlerine dayanıyor.
Burada kullanılan “personel kaybı” ifadesi önem taşıyor. Ukraynalı yetkililer ve askerî kaynaklara dayanan haberler bu kategoriye öldürülen, yaralanan, kaybolan ve esir düşen askerleri dahil edebiliyor. Dolayısıyla 42.860 sayısı doğrulanmış Rus askerî ölüm sayısı olarak okunmamalı.
Moskova açısından sorun yalnızca kayıpların büyüklüğü değil; yeni askerlerin bu açığı operasyonları sürdürecek hızda kapatıp kapatamadığı.
Ukrayna Dış İstihbarat Servisi, Rusya’nın Temmuz 2026’nın başına kadar yaklaşık 195.000 sözleşmeli asker topladığını bildirdi. Bu sayı, yıllık 409.000 kişilik hedefin yarısından az. Aynı değerlendirmeye göre günlük asker alımı 2024’te yaklaşık 1.200 kişiyken 2026’nın ortalarında 1.090’a geriledi. Bu veriler Ukrayna istihbaratının iddiaları; Rusya tarafından açıklanmış veya bağımsız denetimden geçmiş istatistikler değil.
Volodimir Zelenskiy’ye atfedilen ayrı bir açıklamada ise ocak-temmuz döneminde yaklaşık 221.000 kişinin Rus ordusuna alındığı ve yaklaşık 222.500 kayıp verildiği belirtildi. Rakamlar arasındaki fark, tarihlerin, tanımların veya hesaplama yöntemlerinin değişmesinden kaynaklanabilir. Bu nedenle iki veri doğrudan birleştirilerek kesin bir personel dengesi çıkarılamaz.
Bununla birlikte, mevcut haberlerin işaret ettiği genel yön aynı: Rusya, yüksek ücretli sözleşmelere ve bölgesel teşviklere daha fazla yaslanıyor; buna rağmen yeterli sayıda gönüllü bulmak zorlaşıyor. The Guardian’ın aktardığı bir Rus insan hakları savunucusuna göre, çok yüksek ödemelere rağmen savaşmaya istekli insan bulmak giderek güçleşiyor.
Yeni bir zorunlu seferberlik, Moskova’ya daha geniş bir insan gücü havuzu sağlayabilir. Ancak 2022’deki kısmi seferberlik Rusya’da ciddi tepki çekmişti. Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), sözleşmeli asker alımında baskının sürdüğünü ve Kremlin içinde yeni bir yedek asker çağrısı konusunda tartışmalar yaşanabileceğini bildirdi.
Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın seferberlik için teknik ve idari hazırlık yaptığını öne sürdü. Zelenskiy daha sonra, Rusya’nın sonbahardaki parlamento seçimlerinin ardından kitlesel bir çağrı yapabileceğini ve 2027’de yeni bir seferberlik girişiminin planlandığını iddia etti. Bunlar Ukrayna makamlarının Rusya’nın niyetlerine ilişkin değerlendirmeleri; Kremlin tarafından doğrulanmış bir karar veya resmî duyuru değil.
Bu tablo, Moskova’yı üç seçenek arasında bırakıyor:
Rusya’daki bölgesel yönetimler de askerlik ikramiyelerini finanse etmekte zorlanıyor. Bazı bölgelerde yeni askerleri çekmek için gereken ödemelerin bütçeler üzerinde giderek daha ağır bir yük oluşturduğu bildiriliyor.
Kremlin, ülke içindeki insan gücü baskısını azaltmak için yabancı asker alımına da yöneliyor. Ukrayna askerî istihbarat yetkilileri, Rusya’nın 2026’da en az 18.500 yabancı uyruklu kişiyi orduya katmayı planladığını iddia etti.
Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu’nun (FIDH) bir raporuna göre Rusya, Şubat 2022’den bu yana 130’dan fazla ülkeden en az 27.000 yabancı uyrukluyu işe aldı. Raporda, ücretli askerlik sisteminin yanı sıra ekonomik açıdan kırılgan kişileri hedef alan yanıltıcı ve sömürücü yöntemlerin de kullanıldığı belirtildi.
Bu rakamlar Ukrayna makamlarına ve insan hakları araştırmacılarına dayandırılıyor; mevcut kanıtlar yabancı askerlerin tamamının zorlandığını göstermiyor. Ancak raporlar, yabancı savaşçıların yalnızca ara sıra başvurulan bir takviye olmadığını, Rusya’nın savaş çabasının giderek daha örgütlü bir parçası hâline geldiğini ortaya koyuyor.
Ukrayna, cephenin Dnipropetrovsk, Zaporijya ve Donetsk bölgelerinin kesiştiği Oleksandrivskıy sektöründeki güney operasyonunu tamamladığını açıkladı. Zelenskiy, Ukrayna güçlerinin 745 kilometrekarelik alanı ve 26 yerleşimi geri aldığını söyledi.
Başka haberlerde kazanılan alan yaklaşık 780 kilometrekare olarak verildi. El Cezire ise Dnipropetrovsk ve çevresindeki operasyon için Ukrayna’nın 745 kilometrekarelik rakamını aktardı. Fark, operasyonun ve ölçüm döneminin farklı biçimlerde tanımlanmasından kaynaklanıyor. Bu iddialar, yalnızca temmuzda ele geçirilen alanı değil, daha geniş güney harekâtı sırasında elde edilen kazanımları kapsıyor olabilir.
Buna karşılık, ayın genel arazi bilançosu Kiev için daha karmaşıktı. DeepState bağlantılı değerlendirmelere göre Rusya, Ukrayna’nın ilerlemeleri ve Rus işgali birlikte hesaplandığında temmuzda yaklaşık 36 kilometrekarelik net arazi kazanımı elde etti. ISW ise Rus güçlerinin ay boyunca 37,85 kilometrekare ilerlediğini ve ilkbahar-yaz taarruzunun operasyonel açıdan önemli bir kazanım sağlamadığını değerlendirdi.
Dolayısıyla temmuz için iki gerçek aynı anda geçerli: Ukrayna, güneyde bir yıldan uzun süredir elde ettiği en önemli bölgesel kazanımlardan birini açıkladı; Rusya ise ay sonunda işgal ettiği toplam alanı sınırlı da olsa artırdı.
Ukrayna, cephe hattının ötesindeki saldırıların menzilini ve sıklığını da artırdı. Associated Press’in analizine dayanan Ukrayna kaynaklı haberlere göre Rusya topraklarının derinliklerine yönelik uzun menzilli saldırılar ocak ayına kıyasla üç katına çıktı. Bu durum, Rus hava savunmasının daha geniş bir alanı korumaya zorlanması anlamına geliyor. Ukrayna’nın temmuz ayında Rusya’nın en büyük petrol rafinerisine, Ukrayna’dan 2.500 kilometreden daha uzak bir noktaya saldırdığı bildirildi.
ABC News, 40 günlük bir Ukrayna saldırı kampanyasının Ukrayna kontrolündeki bölgelere yaklaşık 2.700 kilometre mesafedeki Omsk petrol rafinerisine ulaştığını aktardı. Kampanyanın petrol ve doğal gaz altyapısını, ikmal hatlarını ve diğer stratejik tesisleri hedef aldığı; saldırıların Rusya’nın yakıt sistemine baskı oluşturmayı amaçladığı belirtildi.
Kaynaklar bu saldırıların sonuçlarını farklı biçimlerde tanımlıyor ve ülke çapında bir yakıt krizine yalnızca bu saldırıların yol açtığını kanıtlamıyor. Daha temkinli sonuç şu: Ukrayna, Rusya’nın lojistik ve enerji altyapısını aksatmaya çalışırken Moskova’yı hava savunma kaynaklarını çok daha geniş bir coğrafyaya yaymaya zorluyor.
Birleşmiş Milletler’in Ukrayna’daki İnsan Hakları İzleme Misyonu, Temmuz 2026’da en az 437 sivilin öldüğünü, 2.610 sivilin yaralandığını doğruladı. Bu, hazirana göre %30’luk bir artış anlamına geliyor; haziranda 298 kişi ölmüş, 2.041 kişi yaralanmıştı. Temmuz 2025’e kıyasla artış %70 oldu. BM, toplam sivil kaybın Mart 2022’den bu yana herhangi bir aydaki en yüksek seviye olduğunu, ölü sayısının ise Mayıs 2022’den bu yana en yüksek noktaya çıktığını bildirdi.
Çocuklar da ağır biçimde etkilendi. BM verilerine göre temmuzda 17 çocuk öldü, 166 çocuk yaralandı. Bu, Nisan 2022’den bu yana kaydedilen en yüksek aylık çocuk kaybı oldu. BM değerlendirmesinde sivil kayıpların %38’inin başlıca nedeni uzun menzilli füze ve İHA saldırılarıydı.
Saldırılar yalnızca cephe hattındaki yerleşimlerle sınırlı kalmadı. BM raporları, Kiev ve diğer kentlere yönelik tekrarlanan saldırıların aktif kara çatışmalarından uzaktaki evleri ve sivil altyapıyı da vurduğunu belirtti. BM Genel Sekreteri sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıları kınayarak derhâl ateşkes çağrısı yaptı.
BM ayrıca düzenli bombardımana maruz kalan şehirlerde ve cephe hattındaki topluluklarda insani ihtiyaçların ağırlaştığı uyarısında bulundu. İzleme misyonunun yalnızca doğrulayabildiği vakaları kapsayan bu rakamların gerçek toplamdan daha düşük olması muhtemel.
Temmuz, taraflardan biri için kesin bir stratejik kırılma yaratmadı. Bunun yerine savaşın temel baskılarını daha görünür hâle getirdi:
Cephe ve asker alımıyla ilgili rakamların bir bölümünün Ukraynalı yetkililerden veya istihbarat servislerinden geldiği unutulmamalı. Yine de mevcut veriler, savaşın giderek daha fazla insan gücü açığı, uzun menzilli saldırı kampanyaları ve büyüyen insani bedel tarafından şekillendiğini gösteriyor.