Tan’ın açıklamaları, analistlerin ve tedarik zinciri raporlarının 2025’in başından bu yana işaret ettiği değişimi resmileştiriyor. Intel, tüm üretimi kendi tesislerinde gerçekleştirme hedefinden uzaklaşarak kalıcı bir hibrit, yani “multi-foundry” modelini benimsiyor.
Buradaki “foundry” ifadesi, çip tasarlayan şirketlere üretim hizmeti sunan yarı iletken fabrikalarını ifade ediyor. Intel’in yeni yaklaşımında ürün ekipleri, bir çipi şirket içindeki üretim hatlarına mı yoksa harici bir üreticiye mi vereceklerine daha esnek biçimde karar verebilecek.
Üretim paylaşımı artık daha net:
Bu çift hatlı strateji tamamen yeni değil. Intel, önceki CEO Pat Gelsinger döneminde grafik işlem birimlerinin bazı parçalarını ve kimi CPU hesaplama parçalarını TSMC’ye üretmişti. Ancak Tan’ın Computex’teki çerçevesi, TSMC ile yapılan anlaşmaların artık geçici bir çözüm değil, Intel’in faaliyet modelinin kalıcı bir parçası olduğunu gösteriyor.
Hibrit üretim stratejisinin en somut örneği, Intel’in yeni nesil Nova Lake işlemci mimarisindeki kritik parçalar için TSMC’nin 2nm sürecini kullanacağına ilişkin raporlar. Sektör kaynakları ve tedarik zinciri bilgileri, bu hamlenin Intel ile TSMC arasındaki ortaklığı daha ileri bir seviyeye taşıyabileceğine işaret ediyor.
Bu karar Intel’in teslim olduğu anlamına gelmek zorunda değil. Daha çok hesaplanmış bir tercih olarak okunabilir: Intel, amiral gemisi ürünleri için ileri üretim kapasitesine erişim sağlarken, şirket içindeki 18A ve gelecekteki 14A süreçlerini Panther Lake ve Clearwater Forest gibi başka ürün gruplarına odaklayabilir.
Intel Mali İşler Direktörü David Zinsner, daha önce bu bağımlılığın geçici olmayabileceğini ima etmişti. Zinsner bir yatırımcı görüşmesinde, Intel’in ürünlerini TSMC’de “gerçekten sonsuza kadar” ürettirebileceğini ve şirketin TSMC’yi “harika bir ortak” olarak gördüğünü söylemişti.
Intel şu anda levha üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu dış kaynak kullanarak gerçekleştiriyor ve uzun vadede yüzde 15 ila yüzde 20 arasında bir oranı değerlendiriyor. Bu oran, şirketin tüm üretimi yeniden kendi tesislerine çekme hedefinden vazgeçtiğini ve kapasiteyi farklı üreticiler arasında paylaştırmayı planladığını gösteriyor.
Tan’ın Computex’teki diplomatik üslubu, 2025’te gündeme gelen ortak girişim haberleriyle birlikte değerlendirildiğinde daha da önem kazanıyor. The Information ve TechCrunch dahil olmak üzere birçok yayın organı, Intel ile TSMC’nin Intel’in çip üretim tesislerini işletmek üzere ön anlaşma niteliğinde bir ortak girişim kurmayı görüştüğünü bildirmişti. Bu iddialara göre TSMC, üretim uygulamalarını paylaşması ve Intel çalışanlarını eğitmesi karşılığında girişimde yüzde 20 pay alacaktı.
Ancak ortada doğrulanmış nihai bir anlaşma bulunmuyor. TSMC, Eylül 2025’te yatırım veya ortaklık konusunda herhangi bir şirketle görüşme yapmadığını kamuoyuna açıkladı. Ayrıca bildirilen ön görüşmelerin TSMC içinde dirençle karşılaştığı aktarıldı.
Tan’ın Computex açıklamalarında da yeni bir ortak mülkiyet yapısı veya fabrikaları birlikte işletme düzenlemesi duyurulmadı. Açıklamaların odağında müşteri-tedarikçi ilişkisi, dış kaynak kullanımı ve iki şirket arasındaki uzun süreli güven vardı.
Dolayısıyla ortak girişim iddiası hâlâ kesinleşmemiş bir senaryo. Buna karşın konu etrafındaki yoğun tartışmalar, Intel ve TSMC’nin ilişkiye verdiği stratejik önemi ortaya koyuyor.
Tan’ın açıklamaları, Intel’in toparlanma planının merkezindeki gerilimi de açığa çıkarıyor. Intel ile TSMC arasındaki ilişki gerçek anlamda bir “coopetition”, yani iş birliği ve rekabetin aynı anda yürütüldüğü bir model.
Tan’ın rekabeti geri plana itip iş birliğini öne çıkarması büyük olasılıkla bilinçli bir diplomatik tercih. TSMC ile sürdürülebilir bir ilişki, Intel’in ürün yol haritası için kritik önem taşıyor. Ortaklık vurgusu da bu bağımlılığın yaratabileceği ticari ve operasyonel riskleri azaltmaya yardımcı oluyor.
Tan’ın Computex açılış konuşmasının başlığı “Yapay Zekânın Yeni Çağı” idi. Bu nedenle üretim mesajı, Intel’in yapay zekâ vizyonundan ayrı düşünülemez.
Tan’ın temel tezi, “etken yapay zekâ” sistemlerinin CPU talebini artıracağı yönünde. Etken yapay zekâ; yalnızca tek bir komuta yanıt vermek yerine karmaşık ve çok aşamalı görevleri planlayıp yürütebilen sistemleri ifade ediyor. Bu sistemlerin veri merkezlerinde, uç cihazlarda ve kişisel bilgisayarlarda iş akışlarını koordine etmek için güçlü işlemcilere ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.
Tan, “Bu ekosistemlerin her biri, bir nesilde bir kez karşılaşılabilecek bir fırsatı temsil ediyor” dedi.
Bu vizyon, hibrit üretim stratejisiyle doğrudan bağlantılı. Yapay zekâ kaynaklı işlem gücü talebi arttıkça Intel, ürünlerini performans ve pazara çıkış süresi açısından en hızlı sonuç verebilecek üretim sürecine yönlendirmek isteyecek. Şirket için TSMC’nin 2nm kapasitesine erişim, etken yapay zekâ fırsatından yararlanmanın ön koşullarından biri olabilir. Intel’in kendi 18A üretimini artırması ise ürün portföyünün diğer bölümlerinde farklılaşma sağlamayı hedefliyor.
Computex 2026’da Lip-Bu Tan’ın ortaya koyduğu Intel stratejisi bu nedenle iki ayaklı: Şirket, 18A ile üretim teknolojisinde yeniden liderlik kurmaya çalışacak; ancak kritik ürünlerde ihtiyaç duyduğu kapasite için TSMC’yi vazgeçilmez bir ortak olarak görmeye devam edecek.
Bu, Intel’in konumunun gerçeklerini kabul eden pragmatik bir yaklaşım. Aynı zamanda yapay zekâ odaklı yeni dönemde CPU’ların yeniden önem kazanacağı iddiasına dayanan büyük bir bahis. Intel’in başarısı, kendi üretim teknolojisini ne kadar hızlı geliştireceği kadar, TSMC ile rekabet ederken bu kritik ortaklığı ne kadar iyi yönetebileceğine de bağlı olacak.
Tan’ın açıklamaları, analistlerin ve tedarik zinciri raporlarının 2025’in başından bu yana işaret ettiği değişimi resmileştiriyor. Intel, tüm üretimi kendi tesislerinde gerçekleştirme hedefinden uzaklaşarak kalıcı bir hibrit, yani “multi-foundry” modelini benimsiyor.
Buradaki “foundry” ifadesi, çip tasarlayan şirketlere üretim hizmeti sunan yarı iletken fabrikalarını ifade ediyor. Intel’in yeni yaklaşımında ürün ekipleri, bir çipi şirket içindeki üretim hatlarına mı yoksa harici bir üreticiye mi vereceklerine daha esnek biçimde karar verebilecek.
Üretim paylaşımı artık daha net:
Bu çift hatlı strateji tamamen yeni değil. Intel, önceki CEO Pat Gelsinger döneminde grafik işlem birimlerinin bazı parçalarını ve kimi CPU hesaplama parçalarını TSMC’ye üretmişti. Ancak Tan’ın Computex’teki çerçevesi, TSMC ile yapılan anlaşmaların artık geçici bir çözüm değil, Intel’in faaliyet modelinin kalıcı bir parçası olduğunu gösteriyor.
Hibrit üretim stratejisinin en somut örneği, Intel’in yeni nesil Nova Lake işlemci mimarisindeki kritik parçalar için TSMC’nin 2nm sürecini kullanacağına ilişkin raporlar. Sektör kaynakları ve tedarik zinciri bilgileri, bu hamlenin Intel ile TSMC arasındaki ortaklığı daha ileri bir seviyeye taşıyabileceğine işaret ediyor.
Bu karar Intel’in teslim olduğu anlamına gelmek zorunda değil. Daha çok hesaplanmış bir tercih olarak okunabilir: Intel, amiral gemisi ürünleri için ileri üretim kapasitesine erişim sağlarken, şirket içindeki 18A ve gelecekteki 14A süreçlerini Panther Lake ve Clearwater Forest gibi başka ürün gruplarına odaklayabilir.
Intel Mali İşler Direktörü David Zinsner, daha önce bu bağımlılığın geçici olmayabileceğini ima etmişti. Zinsner bir yatırımcı görüşmesinde, Intel’in ürünlerini TSMC’de “gerçekten sonsuza kadar” ürettirebileceğini ve şirketin TSMC’yi “harika bir ortak” olarak gördüğünü söylemişti.
Intel şu anda levha üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu dış kaynak kullanarak gerçekleştiriyor ve uzun vadede yüzde 15 ila yüzde 20 arasında bir oranı değerlendiriyor. Bu oran, şirketin tüm üretimi yeniden kendi tesislerine çekme hedefinden vazgeçtiğini ve kapasiteyi farklı üreticiler arasında paylaştırmayı planladığını gösteriyor.
Tan’ın Computex’teki diplomatik üslubu, 2025’te gündeme gelen ortak girişim haberleriyle birlikte değerlendirildiğinde daha da önem kazanıyor. The Information ve TechCrunch dahil olmak üzere birçok yayın organı, Intel ile TSMC’nin Intel’in çip üretim tesislerini işletmek üzere ön anlaşma niteliğinde bir ortak girişim kurmayı görüştüğünü bildirmişti. Bu iddialara göre TSMC, üretim uygulamalarını paylaşması ve Intel çalışanlarını eğitmesi karşılığında girişimde yüzde 20 pay alacaktı.
Ancak ortada doğrulanmış nihai bir anlaşma bulunmuyor. TSMC, Eylül 2025’te yatırım veya ortaklık konusunda herhangi bir şirketle görüşme yapmadığını kamuoyuna açıkladı. Ayrıca bildirilen ön görüşmelerin TSMC içinde dirençle karşılaştığı aktarıldı.
Tan’ın Computex açıklamalarında da yeni bir ortak mülkiyet yapısı veya fabrikaları birlikte işletme düzenlemesi duyurulmadı. Açıklamaların odağında müşteri-tedarikçi ilişkisi, dış kaynak kullanımı ve iki şirket arasındaki uzun süreli güven vardı.
Dolayısıyla ortak girişim iddiası hâlâ kesinleşmemiş bir senaryo. Buna karşın konu etrafındaki yoğun tartışmalar, Intel ve TSMC’nin ilişkiye verdiği stratejik önemi ortaya koyuyor.
Tan’ın açıklamaları, Intel’in toparlanma planının merkezindeki gerilimi de açığa çıkarıyor. Intel ile TSMC arasındaki ilişki gerçek anlamda bir “coopetition”, yani iş birliği ve rekabetin aynı anda yürütüldüğü bir model.
Tan’ın rekabeti geri plana itip iş birliğini öne çıkarması büyük olasılıkla bilinçli bir diplomatik tercih. TSMC ile sürdürülebilir bir ilişki, Intel’in ürün yol haritası için kritik önem taşıyor. Ortaklık vurgusu da bu bağımlılığın yaratabileceği ticari ve operasyonel riskleri azaltmaya yardımcı oluyor.
Tan’ın Computex açılış konuşmasının başlığı “Yapay Zekânın Yeni Çağı” idi. Bu nedenle üretim mesajı, Intel’in yapay zekâ vizyonundan ayrı düşünülemez.
Tan’ın temel tezi, “etken yapay zekâ” sistemlerinin CPU talebini artıracağı yönünde. Etken yapay zekâ; yalnızca tek bir komuta yanıt vermek yerine karmaşık ve çok aşamalı görevleri planlayıp yürütebilen sistemleri ifade ediyor. Bu sistemlerin veri merkezlerinde, uç cihazlarda ve kişisel bilgisayarlarda iş akışlarını koordine etmek için güçlü işlemcilere ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.
Tan, “Bu ekosistemlerin her biri, bir nesilde bir kez karşılaşılabilecek bir fırsatı temsil ediyor” dedi.
Bu vizyon, hibrit üretim stratejisiyle doğrudan bağlantılı. Yapay zekâ kaynaklı işlem gücü talebi arttıkça Intel, ürünlerini performans ve pazara çıkış süresi açısından en hızlı sonuç verebilecek üretim sürecine yönlendirmek isteyecek. Şirket için TSMC’nin 2nm kapasitesine erişim, etken yapay zekâ fırsatından yararlanmanın ön koşullarından biri olabilir. Intel’in kendi 18A üretimini artırması ise ürün portföyünün diğer bölümlerinde farklılaşma sağlamayı hedefliyor.
Computex 2026’da Lip-Bu Tan’ın ortaya koyduğu Intel stratejisi bu nedenle iki ayaklı: Şirket, 18A ile üretim teknolojisinde yeniden liderlik kurmaya çalışacak; ancak kritik ürünlerde ihtiyaç duyduğu kapasite için TSMC’yi vazgeçilmez bir ortak olarak görmeye devam edecek.
Bu, Intel’in konumunun gerçeklerini kabul eden pragmatik bir yaklaşım. Aynı zamanda yapay zekâ odaklı yeni dönemde CPU’ların yeniden önem kazanacağı iddiasına dayanan büyük bir bahis. Intel’in başarısı, kendi üretim teknolojisini ne kadar hızlı geliştireceği kadar, TSMC ile rekabet ederken bu kritik ortaklığı ne kadar iyi yönetebileceğine de bağlı olacak.