Meta, Google, TikTok ve Snap, avukatları aracılığıyla Section 230'un kendilerini 'üçüncü taraf içeriklerinin yayıncısı' olarak görülmekten koruduğunu savundu . Onlara göre, bağımlılık iddiaları aslında platformların içerikleri nasıl yayınladığı ve küratörlüğünü yaptığıyla ilgiliydi. Bu nedenle davanın daha delil toplama aşamasına gelmeden tamamen düşürülmesi gerektiğini ileri sürdüler
. Şirketler ayrıca, 29 eyaletin başsavcısı tarafından açılan ayrı bir davanın da ertelenmesini talep etti ancak mahkeme bu talebi de geri çevirdi
.
Davacılar — aralarında ebeveynler, okul bölgeleri ve eyalet başsavcıları bulunuyor — ise davanın özünün kullanıcı paylaşımları değil, platformların fiziksel ve yazılımsal tasarımı olduğunu savundu . Algoritmalar, sonsuz kaydırma (infinite scroll) özellikleri, bildirim sistemleri ve bilinçli olarak bağımlılık yaratmak üzere tasarlanmış diğer unsurların bu davanın konusu olduğunu belirttiler
. Mahkeme heyeti de bu görüşe katılarak, ABD Kongresi'nin Section 230'u çıkarırken amacının platformları kullanıcıların yazdıklarından korumak olduğunu, ancak şirketlerin çocukları bağımlı yapmak için platform tasarlaması durumunu kapsamadığını ifade etti
.
Bu karar, Kuzey Kalifornya Bölge Mahkemesi'nde birleştirilen 3.000'den fazla davanın önünü açtı . Artık davalar delil toplama (discovery) aşamasına geçebilecek ve potansiyel olarak jüri önünde duruşmaları yapılabilecek. Şirketler elbette duruşma sırasında Section 230'u bir savunma olarak tekrar ileri sürebilecek, ancak davaları daha en baştan bitirme taktikleri suya düştü. Bu karar, hukuk çevrelerinde Section 230'un yorumlanmasında bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor ve gelecekte benzer davaların önünü açabilir
.