L’Oréal, ABD’deki binlerce ürüne ait ürün bilgi sayfalarını doğrudan ChatGPT’ye entegre etmeyi planlıyor. Böylece kullanıcılar, klasik arama ve filtreleme adımları yerine sohbet ederek ürünleri karşılaştırabilecek ve kendileri için uygun seçenekleri keşfedebilecek. Lancôme ve Kérastase, bu uygulamaya dahil edilecek markalar arasında yer alıyor .
Bu yaklaşım, yapay zekâ sohbet botlarını yalnızca bilgi veren araçlar olmaktan çıkarıp alışveriş yolculuğunun merkezine yerleştirme hedefini yansıtıyor. Ancak duyurulan ürün keşfi uygulamasının kapsamı şu aşamada ABD pazarıyla sınırlı görünüyor .
İş birliğinin tüketici tarafındaki en dikkat çekici adımlarından biri, Maybelline’in sanal makyaj deneme teknolojisini ChatGPT’ye taşıması olacak. Marka, L’Oréal’in ModiFace teknolojisini doğrudan ChatGPT içine entegre ederek kullanıcıların farklı makyaj görünümlerini sohbet tabanlı bir deneyimle test etmesini sağlayacak .
Özelliğin 2026 yazında kullanıma sunulması bekleniyor . Bu, kullanıcıların bir ürünü satın almadan önce nasıl görünebileceğini sanal olarak değerlendirmesine imkân verecek. Aynı zamanda güzellik markalarının kendi uygulamaları yerine, tüketicilerin zaten kullandığı genel amaçlı yapay zekâ platformlarında deneyim sunma eğilimini de güçlendirebilir.
L’Oréal, iş birliğini pazarlama ve satışla sınırlamıyor. Şirket, OpenAI’ın yaşam bilimleri alanı için geliştirdiği özel model GPT-Rosalind’i cilt mikrobiyomunu analiz etmek amacıyla kullanacak .
İlk aşamada La Roche-Posay markasına odaklanılacak. Araştırmanın amacı, ciltte bulunan yararlı bakterileri daha iyi tanımlamak ve doğal kaynaklı, yeni nesil cilt bakım ürünlerinin geliştirilmesini hızlandırmak .
Cilt mikrobiyomu, cilt yüzeyinde yaşayan mikroorganizmaların oluşturduğu ekosistemi ifade ediyor. Bu alanın incelenmesi, yapay zekânın güzellik sektöründe yalnızca reklam metni ya da kişiselleştirilmiş öneri üretmek için değil, ürün formülasyonu ve temel araştırma süreçlerinde de kullanılmaya başladığını gösteriyor.
OpenAI’ın yeni modelleri, L’Oréal’in yapay zekâ destekli pazarlama üretim sistemi CreAItech’e de güç sağlayacak. Sistem, güzellik markalarının farklı kanallar ve pazarlar için yüksek ölçekte içerik üretmesine yardımcı olmayı amaçlıyor .
L’Oréal, çalışanlarının yapay zekâ becerilerini geliştirmeye de odaklanıyor. Şirkete göre 73.000’den fazla çalışan üretken yapay zekâ konusunda eğitim aldı .
OpenAI iş birliği, L’Oréal’in Koreli güzellik markalarına yönelik yatırım ve büyüme stratejisini derinleştirdiği bir döneme denk geliyor .
Bu yapı, L’Oréal’in K-beauty yaklaşımını iki tamamlayıcı alana ayırıyor: 3CE renkli kozmetikte, Dr.G ise dermatolojik cilt bakımında konumlanıyor. Şirket böylece Kore’yi yalnızca bir satış pazarı değil, aynı zamanda küresel inovasyon ve büyüme merkezi olarak değerlendiriyor .
L’Oréal ve OpenAI arasındaki anlaşma, büyük bir yapay zekâ platformunun bir güzellik şirketinin satış, pazarlama ve araştırma süreçlerine bu kadar geniş kapsamlı biçimde entegre edildiği örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
ChatGPT içinde ürün keşfi ve sanal makyaj denemesi sunulması, sohbet tabanlı yapay zekânın gelecekte güzellik alışverişinin başlıca giriş noktalarından biri olabileceğine işaret ediyor. GPT-Rosalind’in cilt mikrobiyomu araştırmalarında kullanılması ise yapay zekânın sektörün yaratıcı ve ticari tarafının ötesine geçerek cilt bilimi ve ürün geliştirme süreçlerine yerleştiğini gösteriyor.
Kısacası L’Oréal, yapay zekâyı tek bir kampanya aracı olarak değil; tüketici deneyiminden araştırma laboratuvarına, içerik üretiminden küresel marka stratejisine kadar uzanan kapsamlı bir altyapı olarak konumlandırıyor.
L’Oréal, ABD’deki binlerce ürüne ait ürün bilgi sayfalarını doğrudan ChatGPT’ye entegre etmeyi planlıyor. Böylece kullanıcılar, klasik arama ve filtreleme adımları yerine sohbet ederek ürünleri karşılaştırabilecek ve kendileri için uygun seçenekleri keşfedebilecek. Lancôme ve Kérastase, bu uygulamaya dahil edilecek markalar arasında yer alıyor .
Bu yaklaşım, yapay zekâ sohbet botlarını yalnızca bilgi veren araçlar olmaktan çıkarıp alışveriş yolculuğunun merkezine yerleştirme hedefini yansıtıyor. Ancak duyurulan ürün keşfi uygulamasının kapsamı şu aşamada ABD pazarıyla sınırlı görünüyor .
İş birliğinin tüketici tarafındaki en dikkat çekici adımlarından biri, Maybelline’in sanal makyaj deneme teknolojisini ChatGPT’ye taşıması olacak. Marka, L’Oréal’in ModiFace teknolojisini doğrudan ChatGPT içine entegre ederek kullanıcıların farklı makyaj görünümlerini sohbet tabanlı bir deneyimle test etmesini sağlayacak .
Özelliğin 2026 yazında kullanıma sunulması bekleniyor . Bu, kullanıcıların bir ürünü satın almadan önce nasıl görünebileceğini sanal olarak değerlendirmesine imkân verecek. Aynı zamanda güzellik markalarının kendi uygulamaları yerine, tüketicilerin zaten kullandığı genel amaçlı yapay zekâ platformlarında deneyim sunma eğilimini de güçlendirebilir.
L’Oréal, iş birliğini pazarlama ve satışla sınırlamıyor. Şirket, OpenAI’ın yaşam bilimleri alanı için geliştirdiği özel model GPT-Rosalind’i cilt mikrobiyomunu analiz etmek amacıyla kullanacak .
İlk aşamada La Roche-Posay markasına odaklanılacak. Araştırmanın amacı, ciltte bulunan yararlı bakterileri daha iyi tanımlamak ve doğal kaynaklı, yeni nesil cilt bakım ürünlerinin geliştirilmesini hızlandırmak .
Cilt mikrobiyomu, cilt yüzeyinde yaşayan mikroorganizmaların oluşturduğu ekosistemi ifade ediyor. Bu alanın incelenmesi, yapay zekânın güzellik sektöründe yalnızca reklam metni ya da kişiselleştirilmiş öneri üretmek için değil, ürün formülasyonu ve temel araştırma süreçlerinde de kullanılmaya başladığını gösteriyor.
OpenAI’ın yeni modelleri, L’Oréal’in yapay zekâ destekli pazarlama üretim sistemi CreAItech’e de güç sağlayacak. Sistem, güzellik markalarının farklı kanallar ve pazarlar için yüksek ölçekte içerik üretmesine yardımcı olmayı amaçlıyor .
L’Oréal, çalışanlarının yapay zekâ becerilerini geliştirmeye de odaklanıyor. Şirkete göre 73.000’den fazla çalışan üretken yapay zekâ konusunda eğitim aldı .
OpenAI iş birliği, L’Oréal’in Koreli güzellik markalarına yönelik yatırım ve büyüme stratejisini derinleştirdiği bir döneme denk geliyor .
Bu yapı, L’Oréal’in K-beauty yaklaşımını iki tamamlayıcı alana ayırıyor: 3CE renkli kozmetikte, Dr.G ise dermatolojik cilt bakımında konumlanıyor. Şirket böylece Kore’yi yalnızca bir satış pazarı değil, aynı zamanda küresel inovasyon ve büyüme merkezi olarak değerlendiriyor .
L’Oréal ve OpenAI arasındaki anlaşma, büyük bir yapay zekâ platformunun bir güzellik şirketinin satış, pazarlama ve araştırma süreçlerine bu kadar geniş kapsamlı biçimde entegre edildiği örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
ChatGPT içinde ürün keşfi ve sanal makyaj denemesi sunulması, sohbet tabanlı yapay zekânın gelecekte güzellik alışverişinin başlıca giriş noktalarından biri olabileceğine işaret ediyor. GPT-Rosalind’in cilt mikrobiyomu araştırmalarında kullanılması ise yapay zekânın sektörün yaratıcı ve ticari tarafının ötesine geçerek cilt bilimi ve ürün geliştirme süreçlerine yerleştiğini gösteriyor.
Kısacası L’Oréal, yapay zekâyı tek bir kampanya aracı olarak değil; tüketici deneyiminden araştırma laboratuvarına, içerik üretiminden küresel marka stratejisine kadar uzanan kapsamlı bir altyapı olarak konumlandırıyor.