Microsoft, 15 Ağustos 2025’te, The Guardian, +972 Magazine ve Local Call tarafından yayımlanan ortak araştırmanın ardından resmî inceleme başlattı . Araştırmada, İsrail’in sinyal istihbarat birimi Unit 8200’ün — işlevi bakımından ABD Ulusal Güvenlik Ajansı NSA ile karşılaştırılan bir kurum — Microsoft Azure’u Filistinlilerin iletişimlerini toplamak, depolamak ve analiz etmek için kullandığı öne sürüldü .
İddialara göre Microsoft CEO’su Satya Nadella, 2021’in sonlarında Unit 8200 komutanı Yossi Sariel ile görüştü. Sariel’in, birim için Azure içinde özelleştirilmiş ve diğer sistemlerden ayrılmış bir alan kurulması planını sunduğu; Nadella’nın da bu projeyi yaklaşık 10 dakika içinde onayladığı bildirildi. Proje, şirket içinde “inanılmaz derecede güçlü bir marka anı” olarak nitelendirildi .
Unit 8200’ün 2022’den itibaren Azure’da Filistinlilere ait dinlenmiş telefon görüşmelerini sakladığı bildirildi. Bazı haberlerde veri akışının ölçeği “saatte bir milyon görüşme” olarak aktarıldı . Dosyalar yalnızca arşivlenmedi; Azure’un yapay zekâ altyapısı kullanılarak çevrildi, yazıya döküldü ve aranabilir hâle getirildi .
Microsoft, incelemeyi yürütmesi için dışarıdan bir hukuk bürosu görevlendirdi. Soruşturma, Azure’un “büyük miktarda dinlenmiş Filistinli iletişimini” Microsoft’un kitlesel gözetimi yasaklayan kendi hizmet kurallarına aykırı biçimde işlediğini destekleyen kanıtlar buldu . Access Now, hukuk bürosunun incelemesinin Mayıs 2026’ya kadar tamamlandığını açıkladı .
Microsoft Başkanı Brad Smith, 25 Eylül 2025’te şirketin “İsrail Savunma Bakanlığı (IMOD) içindeki bir birime sağlanan bir dizi hizmeti durdurduğunu ve devre dışı bıraktığını” duyurdu . Karar, genişletilmiş iç incelemede haberlerdeki iddiaların bazı unsurlarını destekleyen bulguların ortaya çıkmasının ardından alındı .
Kapatılan hizmetler, ilgili birime bağlı belirli Azure bulut ve Azure AI aboneliklerini kapsıyordu . Bu, bir ABD teknoloji şirketinin İsrail ordusuna sağladığı hizmetleri geri çektiğinin bilinen ilk örneği olarak değerlendirildi . Karar aynı zamanda büyük bulut sağlayıcılarının devlet ve ulusal güvenlik müşterileriyle çalışırken insan hakları sorumluluğunun sınırları konusunda önemli bir tartışma başlattı.
Burada kritik ayrım şu: Microsoft, İsrail’deki tüm kamu veya savunma sözleşmelerini sona erdirdiğini açıklamadı. Şirket, Eylül 2025’te yalnızca belirli abonelik ve hizmetleri devre dışı bıraktığını bildirdi; kalan hizmetlerin durumu ise insan hakları kuruluşlarının temel eleştiri noktalarından biri olmaya devam ediyor .
Soruşturmanın şirket içindeki sonuçları özellikle Mayıs 2026’da görünür hâle geldi. Microsoft İsrail Genel Müdürü Alon Haimovich, İsrail’deki iştirakinin Azure hizmetlerini Microsoft’un etik kurallarını ihlal edecek biçimde kullandığına dair bulguların ardından şirketten ayrıldı .
Haimovich’in, İsrail yönetiminin Savunma Bakanlığı’nın Microsoft sistemlerini nasıl kullandığı konusunda tam şeffaf davranmadığı yönündeki endişeler nedeniyle soruşturma komitesine çağrıldığı bildirildi . Microsoft İsrail’in yönetişim biriminde görev yapan bazı üst düzey yöneticiler de görevlerinden ayrıldı .
Küresel yönetim daha sonra Microsoft İsrail’i geçici olarak Microsoft Fransa’nın gözetimine aldı. Tel Aviv’deki çalışanların, şirketin İsrail Savunma Bakanlığı ile ticari ilişkileri konusunda ciddi görüş ayrılıkları ve iç gerilim yaşadığı bildirildi . Electronic Frontier Foundation (EFF), bu değişiklikleri çatışma bölgelerinde teknoloji sağlamanın somut insan hakları sorumlulukları doğurduğuna dair güçlü bir mesaj olarak değerlendirdi .
Microsoft, 5 Haziran 2026’da soruşturmanın tamamlandığını ve benzer kullanımların önüne geçmek amacıyla yeni yönetişim adımları atılacağını açıkladı . Şirketin duyurduğu başlıca değişiklikler şöyle:
Microsoft bu mekanizmayı Kasım 2025’te Integrity Portal adlı iç platformuna ekledi. Şirket çalışanları böylece ürünlerin geliştirilme veya kullanılma biçimiyle ilgili endişelerini kurum içinde gizli olarak iletebiliyor . Microsoft, mevcut süreçlerin kapsamlı biçimde gözden geçirildiğini ve bazı ulusal güvenlik bağlamlarında “daha sıkı risk kriterleri” uygulanması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti .
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, Microsoft’un Eylül 2025’te Unit 8200’ün belirli Azure depolama ve yapay zekâ hizmetlerine erişimini sonlandırmasını memnuniyetle karşıladı . Ancak Callamard, Microsoft’un İsrail’le yaptığı tüm sözleşmeleri, gözetim ve yapay zekâ teknolojisi satışlarını ve ilgili ekipman transferlerini soruşturması gerektiğini vurguladı .
Access Now, Uluslararası Af Örgütü, Human Rights Watch, EFF, Fight for the Future ve 7amleh’den oluşan altı kuruluş da Ekim 2025’te Microsoft’a çağrıda bulundu. Kuruluşlar, İsrail’in Gazze’de Filistinlilere yönelik operasyonlarında kullanılabilecek yapay zekâ ve bulut bilişim teknolojilerinin sağlanmasına daha fazla dâhil olunmamasını istedi .
Örgütler Microsoft’un adımını emsal niteliğinde görse de şirketin kalan sözleşmeleri ve hizmetleri konusunda yeterli açıklama yapmadığını savunuyor. EFF’ye göre Microsoft’un tutumu, benzer bir yaptırım uygulamayan Google ve Amazon gibi rakiplerinden ayrılıyor; ancak şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini tam olarak karşılamıyor .
Baskı yalnızca sivil toplum kuruluşlarından gelmedi. Mart 2026’da farklı kurumlardan uluslararası hukuk uzmanları Microsoft’a resmî bir uyarı gönderdi. Mektupta, şirketin İsrail ordusuna, istihbarat birimlerine ve diğer devlet kurumlarına bulut bilişim, yapay zekâ ve veri işleme hizmetleri sağlamaya devam etmesinin, olası uluslararası hukuk ihlallerine yardım ve yataklık nedeniyle şirketi medeni ve cezai sorumluluk riskiyle karşı karşıya bırakabileceği belirtildi .
Uzmanlar mektupta şirketin “soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar” iddialarıyla bağlantılı olabileceğini öne sürdü ve kalan askerî sözleşmelerin sona erdirilmesini talep etti . Bu ifadeler hukuk uzmanlarının uyarılarıdır; bunlar herhangi bir mahkemenin kesinleşmiş hükmü olarak sunulmamalıdır.
Öte yandan bazı eski Microsoft çalışanları ve ihbarcıların, Ağustos 2025’teki medya araştırmasından önce de endişelerini şirket içinde dile getirdiği bildirildi. Eski çalışanlar, Microsoft’un bulut altyapısının şirketin kendi insan hakları taahhütleriyle çelişecek biçimde kullanıldığını savundu . Brad Smith’in Kasım 2025’te yeni bildirim kanalını duyuran iç yazışmasında çalışanların baskısına değinmesi, kurum içi itirazların inceleme sürecinde etkili olduğunu gösterdi .
Microsoft’un 2025-2026 dönemindeki adımları, tamamlanmamış olsa da büyük teknoloji şirketlerinin çatışma bölgelerindeki sorumluluğu konusunda önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Büyük bir bulut sağlayıcısının, bir devlet istihbarat müşterisinin kitlesel gözetim amacıyla hizmetleri kötüye kullandığına dair bulguların ardından belirli hizmetleri kesmesi nadir görülen bir yaptırım oldu.
Hizmetlerin devre dışı bırakılması, Microsoft İsrail’deki yönetici ayrılıkları ve kalıcı yönetişim değişiklikleri birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan mesaj açık: Teknoloji şirketlerinin sorumluluğu, hizmet kullanım koşullarındaki küçük puntolu maddelerin ötesine geçiyor.
Bununla birlikte insan hakları kuruluşları Microsoft’tan İsrail Savunma Bakanlığı ve diğer İsrail güvenlik kurumlarıyla devam eden sözleşmelerine ilişkin tam bir döküm talep ediyor. Şirket, Eylül 2025’te devre dışı bırakılan belirli Azure aboneliklerinin dışında başka hizmetlerin hâlen aktif olup olmadığını açıklamadı . Haziran 2026 itibarıyla Microsoft, soruşturmayı tamamladığını ve önerilen yönetişim değişikliklerini uygulayacağını söylüyor; eleştirmenler ise dosyanın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmadığını savunuyor .
Microsoft, 15 Ağustos 2025’te, The Guardian, +972 Magazine ve Local Call tarafından yayımlanan ortak araştırmanın ardından resmî inceleme başlattı . Araştırmada, İsrail’in sinyal istihbarat birimi Unit 8200’ün — işlevi bakımından ABD Ulusal Güvenlik Ajansı NSA ile karşılaştırılan bir kurum — Microsoft Azure’u Filistinlilerin iletişimlerini toplamak, depolamak ve analiz etmek için kullandığı öne sürüldü .
İddialara göre Microsoft CEO’su Satya Nadella, 2021’in sonlarında Unit 8200 komutanı Yossi Sariel ile görüştü. Sariel’in, birim için Azure içinde özelleştirilmiş ve diğer sistemlerden ayrılmış bir alan kurulması planını sunduğu; Nadella’nın da bu projeyi yaklaşık 10 dakika içinde onayladığı bildirildi. Proje, şirket içinde “inanılmaz derecede güçlü bir marka anı” olarak nitelendirildi .
Unit 8200’ün 2022’den itibaren Azure’da Filistinlilere ait dinlenmiş telefon görüşmelerini sakladığı bildirildi. Bazı haberlerde veri akışının ölçeği “saatte bir milyon görüşme” olarak aktarıldı . Dosyalar yalnızca arşivlenmedi; Azure’un yapay zekâ altyapısı kullanılarak çevrildi, yazıya döküldü ve aranabilir hâle getirildi .
Microsoft, incelemeyi yürütmesi için dışarıdan bir hukuk bürosu görevlendirdi. Soruşturma, Azure’un “büyük miktarda dinlenmiş Filistinli iletişimini” Microsoft’un kitlesel gözetimi yasaklayan kendi hizmet kurallarına aykırı biçimde işlediğini destekleyen kanıtlar buldu . Access Now, hukuk bürosunun incelemesinin Mayıs 2026’ya kadar tamamlandığını açıkladı .
Microsoft Başkanı Brad Smith, 25 Eylül 2025’te şirketin “İsrail Savunma Bakanlığı (IMOD) içindeki bir birime sağlanan bir dizi hizmeti durdurduğunu ve devre dışı bıraktığını” duyurdu . Karar, genişletilmiş iç incelemede haberlerdeki iddiaların bazı unsurlarını destekleyen bulguların ortaya çıkmasının ardından alındı .
Kapatılan hizmetler, ilgili birime bağlı belirli Azure bulut ve Azure AI aboneliklerini kapsıyordu . Bu, bir ABD teknoloji şirketinin İsrail ordusuna sağladığı hizmetleri geri çektiğinin bilinen ilk örneği olarak değerlendirildi . Karar aynı zamanda büyük bulut sağlayıcılarının devlet ve ulusal güvenlik müşterileriyle çalışırken insan hakları sorumluluğunun sınırları konusunda önemli bir tartışma başlattı.
Burada kritik ayrım şu: Microsoft, İsrail’deki tüm kamu veya savunma sözleşmelerini sona erdirdiğini açıklamadı. Şirket, Eylül 2025’te yalnızca belirli abonelik ve hizmetleri devre dışı bıraktığını bildirdi; kalan hizmetlerin durumu ise insan hakları kuruluşlarının temel eleştiri noktalarından biri olmaya devam ediyor .
Soruşturmanın şirket içindeki sonuçları özellikle Mayıs 2026’da görünür hâle geldi. Microsoft İsrail Genel Müdürü Alon Haimovich, İsrail’deki iştirakinin Azure hizmetlerini Microsoft’un etik kurallarını ihlal edecek biçimde kullandığına dair bulguların ardından şirketten ayrıldı .
Haimovich’in, İsrail yönetiminin Savunma Bakanlığı’nın Microsoft sistemlerini nasıl kullandığı konusunda tam şeffaf davranmadığı yönündeki endişeler nedeniyle soruşturma komitesine çağrıldığı bildirildi . Microsoft İsrail’in yönetişim biriminde görev yapan bazı üst düzey yöneticiler de görevlerinden ayrıldı .
Küresel yönetim daha sonra Microsoft İsrail’i geçici olarak Microsoft Fransa’nın gözetimine aldı. Tel Aviv’deki çalışanların, şirketin İsrail Savunma Bakanlığı ile ticari ilişkileri konusunda ciddi görüş ayrılıkları ve iç gerilim yaşadığı bildirildi . Electronic Frontier Foundation (EFF), bu değişiklikleri çatışma bölgelerinde teknoloji sağlamanın somut insan hakları sorumlulukları doğurduğuna dair güçlü bir mesaj olarak değerlendirdi .
Microsoft, 5 Haziran 2026’da soruşturmanın tamamlandığını ve benzer kullanımların önüne geçmek amacıyla yeni yönetişim adımları atılacağını açıkladı . Şirketin duyurduğu başlıca değişiklikler şöyle:
Microsoft bu mekanizmayı Kasım 2025’te Integrity Portal adlı iç platformuna ekledi. Şirket çalışanları böylece ürünlerin geliştirilme veya kullanılma biçimiyle ilgili endişelerini kurum içinde gizli olarak iletebiliyor . Microsoft, mevcut süreçlerin kapsamlı biçimde gözden geçirildiğini ve bazı ulusal güvenlik bağlamlarında “daha sıkı risk kriterleri” uygulanması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti .
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, Microsoft’un Eylül 2025’te Unit 8200’ün belirli Azure depolama ve yapay zekâ hizmetlerine erişimini sonlandırmasını memnuniyetle karşıladı . Ancak Callamard, Microsoft’un İsrail’le yaptığı tüm sözleşmeleri, gözetim ve yapay zekâ teknolojisi satışlarını ve ilgili ekipman transferlerini soruşturması gerektiğini vurguladı .
Access Now, Uluslararası Af Örgütü, Human Rights Watch, EFF, Fight for the Future ve 7amleh’den oluşan altı kuruluş da Ekim 2025’te Microsoft’a çağrıda bulundu. Kuruluşlar, İsrail’in Gazze’de Filistinlilere yönelik operasyonlarında kullanılabilecek yapay zekâ ve bulut bilişim teknolojilerinin sağlanmasına daha fazla dâhil olunmamasını istedi .
Örgütler Microsoft’un adımını emsal niteliğinde görse de şirketin kalan sözleşmeleri ve hizmetleri konusunda yeterli açıklama yapmadığını savunuyor. EFF’ye göre Microsoft’un tutumu, benzer bir yaptırım uygulamayan Google ve Amazon gibi rakiplerinden ayrılıyor; ancak şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini tam olarak karşılamıyor .
Baskı yalnızca sivil toplum kuruluşlarından gelmedi. Mart 2026’da farklı kurumlardan uluslararası hukuk uzmanları Microsoft’a resmî bir uyarı gönderdi. Mektupta, şirketin İsrail ordusuna, istihbarat birimlerine ve diğer devlet kurumlarına bulut bilişim, yapay zekâ ve veri işleme hizmetleri sağlamaya devam etmesinin, olası uluslararası hukuk ihlallerine yardım ve yataklık nedeniyle şirketi medeni ve cezai sorumluluk riskiyle karşı karşıya bırakabileceği belirtildi .
Uzmanlar mektupta şirketin “soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar” iddialarıyla bağlantılı olabileceğini öne sürdü ve kalan askerî sözleşmelerin sona erdirilmesini talep etti . Bu ifadeler hukuk uzmanlarının uyarılarıdır; bunlar herhangi bir mahkemenin kesinleşmiş hükmü olarak sunulmamalıdır.
Öte yandan bazı eski Microsoft çalışanları ve ihbarcıların, Ağustos 2025’teki medya araştırmasından önce de endişelerini şirket içinde dile getirdiği bildirildi. Eski çalışanlar, Microsoft’un bulut altyapısının şirketin kendi insan hakları taahhütleriyle çelişecek biçimde kullanıldığını savundu . Brad Smith’in Kasım 2025’te yeni bildirim kanalını duyuran iç yazışmasında çalışanların baskısına değinmesi, kurum içi itirazların inceleme sürecinde etkili olduğunu gösterdi .
Microsoft’un 2025-2026 dönemindeki adımları, tamamlanmamış olsa da büyük teknoloji şirketlerinin çatışma bölgelerindeki sorumluluğu konusunda önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Büyük bir bulut sağlayıcısının, bir devlet istihbarat müşterisinin kitlesel gözetim amacıyla hizmetleri kötüye kullandığına dair bulguların ardından belirli hizmetleri kesmesi nadir görülen bir yaptırım oldu.
Hizmetlerin devre dışı bırakılması, Microsoft İsrail’deki yönetici ayrılıkları ve kalıcı yönetişim değişiklikleri birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan mesaj açık: Teknoloji şirketlerinin sorumluluğu, hizmet kullanım koşullarındaki küçük puntolu maddelerin ötesine geçiyor.
Bununla birlikte insan hakları kuruluşları Microsoft’tan İsrail Savunma Bakanlığı ve diğer İsrail güvenlik kurumlarıyla devam eden sözleşmelerine ilişkin tam bir döküm talep ediyor. Şirket, Eylül 2025’te devre dışı bırakılan belirli Azure aboneliklerinin dışında başka hizmetlerin hâlen aktif olup olmadığını açıklamadı . Haziran 2026 itibarıyla Microsoft, soruşturmayı tamamladığını ve önerilen yönetişim değişikliklerini uygulayacağını söylüyor; eleştirmenler ise dosyanın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmadığını savunuyor .