Bu göstergeler birlikte değerlendirildiğinde, ortada yalnızca geçici bir üretim kesintisi olmadığı görülüyor. Aşırı hava koşulları ekonomik faaliyetleri etkiledi; ancak haberlerde iç talebin kalıcı biçimde zayıf kalmasının da büyüme üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Özellikle perakende satışlardaki zayıflık, sanayi ve ihracat sektörleri üretmeye devam ederken hanehalklarının harcamalarda temkinli davrandığını ortaya koydu.
Li’nin açıklamalarında dört ana öncelik öne çıktı:
Bu yaklaşım, büyük ölçekli ve emlak merkezli bir teşvik programına kesin dönüşten çok, ölçülü bir karşı döngüsel destek politikasına işaret ediyor. Daha önceki değerlendirmeler de Çin’in borç ve emlak kaynaklı dengesizlikleri yeniden büyütmeden sınırlı ya da ılımlı önlemler almasının beklendiğini aktarmıştı.
Temmuz rakamları ekonominin her alanında zayıflık olduğu anlamına gelmiyor. Çin’in gelişmiş imalat kapasitesi, arz tarafında önemli bir tampon oluşturmayı sürdürüyor.
Ulusal İstatistik Bürosu verilerine dayanan haberlere göre, Ocak-Temmuz döneminde ekipman imalatı %9,7, yüksek teknoloji imalatı ise %13,8 büyüdü. Yüksek teknoloji sektörlerine yapılan yatırımlar %5 artarken fikri mülkiyet ürünlerine yönelik yatırım %9,1 yükseldi.
İhracat da büyümenin önemli desteklerinden biri olmayı sürdürdü. Çin’in Temmuz ihracatı, ABD doları cinsinden yıllık bazda %23,9 arttı. Küresel yapay zekâ altyapısının kurulmasına yönelik talep, yüksek teknoloji ürünleri üreten imalatçılara destek verdi. Haziran ticaret verileri de çip ve otomobil talebinin güçlü olduğunu, aylık araç ihracatının ilk kez 1 milyon adedi aştığını göstermişti.
Bu sektörler, Çin’in emlak ve geleneksel inşaatın daha önce sağladığı büyüme katkısının bir bölümünü telafi etmeye aday yeni büyüme alanlarını temsil ediyor. Ancak bunlar yalnızca kısmi bir denge unsuru. Güçlü üretim kapasitesi ve dış talep, Çinli hanelerin daha fazla harcama yapacağı anlamına gelmiyor.
Veriler, stratejik sektörlerde üretim kapasitesinin güçlü kaldığı; buna karşın ekonominin geniş bölümünde talebin yetersiz olduğu bir tablo ortaya koyuyor. Dünya Bankası, zayıf iç talebi düşük tüketici güveni ve zayıf emlak sektörüyle ilişkilendirirken, Çin’in büyümeyi sürdürmesinde iç talebe daha büyük bir rol vermesi gerektiğini belirtiyor.
Bu dengesizlik, politika yapıcılar için zor bir denklem yaratıyor. Daha fazla imalat yatırımı verimliliği ve rekabet gücünü artırabilir; ancak hanehalkı harcamaları toparlanmadığı sürece yeni kapasite, şirketlerin ürünlerini iç pazarda kârlı biçimde satmasını zorlaştırabilir. Bu da fiyatlar, kâr marjları ve şirket yatırımları üzerinde baskı oluşturabilir. Bunun belirli bir yeni politikanın kesin sonucu değil, mevcut dengesizliğin doğurabileceği analitik bir risk olduğu unutulmamalı.
Emlak sektöründeki gerileme yatırımları, güveni ve inşaat bağlantılı faaliyetleri baskılamaya devam ediyor. Temmuz verilerine ilişkin haberlerde gayrimenkul yatırımlarının ve yeni konut satışlarının zayıf kaldığı aktarılırken, önceki ekonomik değerlendirmeler de emlak sektörünü iç talepteki durgunluğun başlıca nedenlerinden biri olarak gösterdi.
Yüksek teknoloji imalatı büyümenin çeşitlenmesine yardımcı olabilir; ancak emlak sektörünün geçmişte yarattığı istihdam, yerel yönetim geliri ve hanehalkı serveti etkilerini kısa sürede yeniden üretemez. Bu nedenle emlak merkezli büyümeden uzaklaşma süreci yavaş ve siyasi açıdan zor olabilir.
Yapay zekâ bağlantılı ihracat Çinli imalatçıları destekliyor; ancak aynı zamanda küresel yatırımlara ve dış alıcılara bağımlılığı derinleştiriyor. Küresel ekonomik döngünün zayıflaması, teknoloji talebindeki değişimler veya ticaret kısıtlamaları, iç tüketimin henüz sağlayamadığı desteğin bir bölümünü ortadan kaldırabilir.
Çinli ihracatçıların olası ABD gümrük vergileri öncesinde bazı sevkiyatları öne çektiği bildirildi. Daha geniş kapsamlı ticaret gerilimleri talebi zayıflatabilir ya da uyum ve pazara erişim maliyetlerini artırabilir. Ayrıca Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatlarını yükselttiği ve imalatçıları etkileyen taşımacılık aksamalarına yol açtığı yönünde haberler bulunuyor.
Pekin’in yıllık hedeflere yaklaşabilmek için ekonomik faaliyeti desteklemesi gerekiyor. Ancak emlak ve inşaatı yeniden borç ağırlıklı, büyük ölçekli bir kurtarma programıyla canlandırmak, ekonomiyi yeniden dengeleme hedefiyle çelişebilir. Li’nin iç talep, gelişmekte olan sektörler ve dış talebin istikrara kavuşturulmasına yaptığı vurgu bu nedenle tek bir kesin çözümden ziyade çok parçalı bir ayarlama sürecine işaret ediyor. Mevcut kaynaklar politika yönünü ortaya koyuyor; hazırlanabilecek paketin büyüklüğünü veya zamanlamasını kesinleştirmiyor.
Li Qiang’ın uyarısının arkasında, Temmuz ayında tüketim, üretim ve yatırımların aynı anda beklentilerin altında kalması ve bunun öncesinde ikinci çeyrek GSYH büyümesinin yıllık hedef aralığının altına inmesi yatıyor. En önemli sinyal, hanehalkı talebindeki zayıflıktı. Bu durum, fabrikalar ve ihracat büyümeyi desteklese bile toparlanmanın neden hâlâ kırılgan olduğunu gösterdi.
Çin’in yüksek teknoloji imalatı, ekipman üretimi ve yapay zekâ bağlantılı ihracat alanlarında güçlü kozları bulunuyor. Ancak bu avantajlar, sanayi kapasitesinin daha yüksek gelire, güvene ve iç tüketime dönüşmesini sağlayacak politikalar olmadan büyüme sorununu bütünüyle çözmeye yetmeyebilir. Üstelik bu dönüşüm, emlak sektöründeki gerileme ve küresel pazarlara artan bağımlılık yönetilirken gerçekleşmek zorunda.