Yeni anlaşmanın Microsoft açısından en önemli maddeleri şöyle:
Bu nedenle yeni ilişki, iki şirketin aynı anda hem iş birliği yapabildiği hem de rekabet edebildiği bir “rekabetçi iş birliği” modeli olarak tanımlanıyor . Microsoft, OpenAI’den kopmuyor; ancak yapay zekâ geleceğini tek bir dış sağlayıcıya emanet etmekten vazgeçiyor.
DeepMind’ın kurucu ortaklarından Mustafa Suleyman, Microsoft AI’ın CEO’su olarak anlaşma değişikliğinin stratejik önemini açık biçimde vurguladı. Suleyman, Nisan 2026’da The Verge’e yaptığı açıklamada yeniden müzakerenin Microsoft’un “süperzekâ peşinde koşma kapasitesinin önünü açtığını” söyledi .
Build 2026 sırasında VentureBeat’e konuşan Suleyman ise daha çarpıcı bir ifade kullandı: Microsoft’un önceki OpenAI bağımlılığından “özgürleştiğini” belirtti .
Mart 2026’daki iç yapılanma da bu söylemi somut bir yönetim değişikliğiyle destekledi. Reuters’a dayandırılan haberlere göre Microsoft, yapay zekâ bölümündeki raporlama hatlarını yeniden düzenleyerek Suleyman’ın günlük Copilot ürün çalışmalarından uzaklaşıp yeni nesil modeller ve öncü araştırmalara odaklanmasını sağladı. Copilot mühendisliği ise ayrı bir liderlik altında toplandı .
Bu yapılanma, Microsoft’un iki hatlı planını ortaya koyuyor: Bir yanda Copilot’u hızla ürünleştirmek, diğer yanda şirket içinde dünya çapında bir öncü araştırma yeteneği oluşturmak .
Microsoft, 2-3 Haziran 2026’da San Francisco’da düzenlenen Build konferansında, Suleyman’ın liderlik ettiği Microsoft AI Superintelligence Team tarafından geliştirilen yedi MAI modelini tanıttı .
Şirket, modellerin OpenAI ya da başka bir üçüncü taraf modele dayalı damıtma yöntemi kullanılmadan, sıfırdan eğitildiğini açıkladı . Model ailesi; akıl yürütme, yazılım geliştirme, görüntü üretimi, ses sentezi ve konuşma dökümü gibi farklı kullanım alanlarını kapsıyor.
Ailenin amiral gemisi MAI-Thinking-1, seyrek Uzmanlar Karışımı (Mixture of Experts - MoE) mimarisine sahip. Modelin toplam parametre sayısı yaklaşık 1 trilyon, etkin parametre sayısı ise 35 milyar olarak açıklanıyor. Ayrıca 256.000 tokenlık bağlam penceresi bulunuyor .
Microsoft, orta ölçekli model sınıfında yer alan MAI-Thinking-1’i özellikle akıl yürütme ve yazılım mühendisliği görevleri için optimize ettiğini belirtiyor . Şirketin paylaştığı test sonuçlarına göre bağımsız insan değerlendiriciler, Surge değerlendirme çerçevesindeki kör karşılaştırmalarda modeli Claude Sonnet 4.6’ya tercih etti. MAI-Thinking-1’in SWE-Bench Pro kodlama testinde Claude Opus 4.6 ile benzer sonuç aldığı ve AIME 25 matematik testinde yüzde 97 başarı gösterdiği bildirildi .
Bu sonuçlar Microsoft’un en azından belirli görevlerde, daha küçük ve maliyet odaklı bir modelle üst düzey rakiplere yaklaşmayı hedeflediğini gösteriyor. Ancak söz konusu performans karşılaştırmalarının Microsoft tarafından paylaşılan sonuçlara dayandığı ve farklı test koşullarının sonuçları değiştirebileceği de göz önünde bulundurulmalı.
Microsoft’un açıkladığı yedi model şunlar:
Görüntü, transkripsiyon ve ses modelleri lansman sırasında Microsoft Foundry ve MAI Playground üzerinden genel kullanıma açıldı .
Microsoft’un stratejik dönüşümünün en somut ürün adımlarından biri Project Polaris. Şirket, kendi geliştirdiği bu kodlama modelini Ağustos 2026’dan itibaren GitHub Copilot’un varsayılan akıl yürütme motoru olarak GPT-4 Turbo’nun yerine konumlandırmayı planlıyor .
Bu adım yalnızca yeni bir model duyurusu değil. GitHub Copilot, Microsoft’un en yoğun kullanılan geliştirici ürünlerinden biri olduğu için burada yerli bir model kullanılması, şirketin dış model sağlayıcılarına yönelik finansal ve operasyonel bağımlılığını azaltabilir . Aynı zamanda Microsoft’un kendi modellerini gerçek ürün trafiği altında sınaması için büyük bir uygulama alanı yaratır.
Suleyman, Microsoft’un yapay zekâ vizyonunu “Humanist Superintelligence”, yani “insan merkezli süperzekâ” kavramıyla çerçeveliyor. Bu yaklaşım, çok ileri yeteneklere sahip sistemlerin bağımsız hareket eden varlıklar olmaktan ziyade insanlara ve kurumlara hizmet etmesi gerektiğini savunuyor .
Suleyman, Aralık 2025’te Bloomberg’e verdiği röportajda, “Bizi kontrolünden çıkarma potansiyeli olan bir sistemi geliştirmeye devam etmeyeceğiz” dedi . Bu açıklama, yapay zekâ sektöründeki “daha hızlı ve daha güçlü” yarışına karşı Microsoft’un güvenlik ve denetlenebilirlik vurgusunu öne çıkardığını gösteriyor.
Bu yaklaşımın kurumsal ürünlerdeki temel ayakları şöyle sıralanıyor:
Build 2026’da tanıtılan Autopilot’lar ise arka planda sürekli çalışabilen ajanlar kategorisini temsil ediyor. İlk örnek olan Microsoft Scout, Teams, Outlook, OneDrive ve SharePoint arasında çalışan kişisel bir iş ajanı olarak konumlandırıldı .
Microsoft’un özel Maia 200 yapay zekâ hızlandırıcısı, şirketin Azure’daki eğitim ve çıkarım iş yükleri için kendi donanımını geliştirme stratejisinin bir parçası olarak anılıyor . Özel silikon tasarımı, Microsoft’un hem maliyetleri hem de yapay zekâ altyapısındaki dışa bağımlılığı kontrol etme hedefiyle uyumlu.
Bununla birlikte Maia 200’ün Nvidia’nın GB200 sistemine kıyasla yüzde 30 daha maliyet verimli olduğu iddiası, mevcut kaynaklarda bağımsız olarak doğrulanamadı. Microsoft önceki yıllarda Maia çipleri hakkında kamuya açık bilgiler paylaşmış olsa da yüzde 30’luk karşılaştırmayı doğrulayan birincil duyuru, ayrıntılı bir kıyaslama sonucu veya güvenilir ikincil kaynak bulunmuyor.
Bu sayı analist tahminlerinden, henüz yayımlanmamış şirket içi testlerden ya da doğrulanmamış sızıntılardan kaynaklanıyor olabilir. Doğrudan ve doğrulanabilir bir kaynak paylaşılana kadar iddia kesinleşmiş bir performans sonucu olarak değerlendirilmemeli.
Microsoft’un yapay zekâ hamlesi OpenAI’den uzaklaşmak anlamına gelmiyor. Şubat 2026’daki ortak açıklamada iki şirket, iş birliğinin güçlü ve merkezi olmaya devam ettiğini, fikrî mülkiyet ilişkisinin sürdüğünü belirtti . Ancak aynı anda yeni anlaşma, Suleyman’a verilen yetki, yedi MAI modeli ve Project Polaris Microsoft’un artık tek bir dış model sağlayıcısına bağlı kalmak istemediğini açıkça gösteriyor.
Stratejinin sıralaması da dikkat çekici. Microsoft önce geliştirici araçlarına odaklanıyor; GitHub Copilot, şirket içinde üretilen modeller için bir test ve dağıtım alanı işlevi görüyor. Ardından hedef, Microsoft 365, Azure, Teams ve kurumsal ajan altyapısını kapsayan daha geniş bir yapay zekâ ekosistemine uzanıyor.
Suleyman’ın güvenlik ve kontrol konusundaki uyarıları da bu planın önemli bir parçası. Microsoft, yalnızca daha yetenekli modeller üretmek değil, bu modelleri kurumların güvenlik ve uyumluluk gereksinimleri içinde çalıştırmak istiyor . Şirketin asıl iddiası bu nedenle yalnızca “OpenAI’ye rakip bir model geliştirmek” değil; modeli, çipi, geliştirici aracını ve kurumsal dağıtım platformunu aynı çatı altında kontrol edebilmek.
Yeni anlaşmanın Microsoft açısından en önemli maddeleri şöyle:
Bu nedenle yeni ilişki, iki şirketin aynı anda hem iş birliği yapabildiği hem de rekabet edebildiği bir “rekabetçi iş birliği” modeli olarak tanımlanıyor . Microsoft, OpenAI’den kopmuyor; ancak yapay zekâ geleceğini tek bir dış sağlayıcıya emanet etmekten vazgeçiyor.
DeepMind’ın kurucu ortaklarından Mustafa Suleyman, Microsoft AI’ın CEO’su olarak anlaşma değişikliğinin stratejik önemini açık biçimde vurguladı. Suleyman, Nisan 2026’da The Verge’e yaptığı açıklamada yeniden müzakerenin Microsoft’un “süperzekâ peşinde koşma kapasitesinin önünü açtığını” söyledi .
Build 2026 sırasında VentureBeat’e konuşan Suleyman ise daha çarpıcı bir ifade kullandı: Microsoft’un önceki OpenAI bağımlılığından “özgürleştiğini” belirtti .
Mart 2026’daki iç yapılanma da bu söylemi somut bir yönetim değişikliğiyle destekledi. Reuters’a dayandırılan haberlere göre Microsoft, yapay zekâ bölümündeki raporlama hatlarını yeniden düzenleyerek Suleyman’ın günlük Copilot ürün çalışmalarından uzaklaşıp yeni nesil modeller ve öncü araştırmalara odaklanmasını sağladı. Copilot mühendisliği ise ayrı bir liderlik altında toplandı .
Bu yapılanma, Microsoft’un iki hatlı planını ortaya koyuyor: Bir yanda Copilot’u hızla ürünleştirmek, diğer yanda şirket içinde dünya çapında bir öncü araştırma yeteneği oluşturmak .
Microsoft, 2-3 Haziran 2026’da San Francisco’da düzenlenen Build konferansında, Suleyman’ın liderlik ettiği Microsoft AI Superintelligence Team tarafından geliştirilen yedi MAI modelini tanıttı .
Şirket, modellerin OpenAI ya da başka bir üçüncü taraf modele dayalı damıtma yöntemi kullanılmadan, sıfırdan eğitildiğini açıkladı . Model ailesi; akıl yürütme, yazılım geliştirme, görüntü üretimi, ses sentezi ve konuşma dökümü gibi farklı kullanım alanlarını kapsıyor.
Ailenin amiral gemisi MAI-Thinking-1, seyrek Uzmanlar Karışımı (Mixture of Experts - MoE) mimarisine sahip. Modelin toplam parametre sayısı yaklaşık 1 trilyon, etkin parametre sayısı ise 35 milyar olarak açıklanıyor. Ayrıca 256.000 tokenlık bağlam penceresi bulunuyor .
Microsoft, orta ölçekli model sınıfında yer alan MAI-Thinking-1’i özellikle akıl yürütme ve yazılım mühendisliği görevleri için optimize ettiğini belirtiyor . Şirketin paylaştığı test sonuçlarına göre bağımsız insan değerlendiriciler, Surge değerlendirme çerçevesindeki kör karşılaştırmalarda modeli Claude Sonnet 4.6’ya tercih etti. MAI-Thinking-1’in SWE-Bench Pro kodlama testinde Claude Opus 4.6 ile benzer sonuç aldığı ve AIME 25 matematik testinde yüzde 97 başarı gösterdiği bildirildi .
Bu sonuçlar Microsoft’un en azından belirli görevlerde, daha küçük ve maliyet odaklı bir modelle üst düzey rakiplere yaklaşmayı hedeflediğini gösteriyor. Ancak söz konusu performans karşılaştırmalarının Microsoft tarafından paylaşılan sonuçlara dayandığı ve farklı test koşullarının sonuçları değiştirebileceği de göz önünde bulundurulmalı.
Microsoft’un açıkladığı yedi model şunlar:
Görüntü, transkripsiyon ve ses modelleri lansman sırasında Microsoft Foundry ve MAI Playground üzerinden genel kullanıma açıldı .
Microsoft’un stratejik dönüşümünün en somut ürün adımlarından biri Project Polaris. Şirket, kendi geliştirdiği bu kodlama modelini Ağustos 2026’dan itibaren GitHub Copilot’un varsayılan akıl yürütme motoru olarak GPT-4 Turbo’nun yerine konumlandırmayı planlıyor .
Bu adım yalnızca yeni bir model duyurusu değil. GitHub Copilot, Microsoft’un en yoğun kullanılan geliştirici ürünlerinden biri olduğu için burada yerli bir model kullanılması, şirketin dış model sağlayıcılarına yönelik finansal ve operasyonel bağımlılığını azaltabilir . Aynı zamanda Microsoft’un kendi modellerini gerçek ürün trafiği altında sınaması için büyük bir uygulama alanı yaratır.
Suleyman, Microsoft’un yapay zekâ vizyonunu “Humanist Superintelligence”, yani “insan merkezli süperzekâ” kavramıyla çerçeveliyor. Bu yaklaşım, çok ileri yeteneklere sahip sistemlerin bağımsız hareket eden varlıklar olmaktan ziyade insanlara ve kurumlara hizmet etmesi gerektiğini savunuyor .
Suleyman, Aralık 2025’te Bloomberg’e verdiği röportajda, “Bizi kontrolünden çıkarma potansiyeli olan bir sistemi geliştirmeye devam etmeyeceğiz” dedi . Bu açıklama, yapay zekâ sektöründeki “daha hızlı ve daha güçlü” yarışına karşı Microsoft’un güvenlik ve denetlenebilirlik vurgusunu öne çıkardığını gösteriyor.
Bu yaklaşımın kurumsal ürünlerdeki temel ayakları şöyle sıralanıyor:
Build 2026’da tanıtılan Autopilot’lar ise arka planda sürekli çalışabilen ajanlar kategorisini temsil ediyor. İlk örnek olan Microsoft Scout, Teams, Outlook, OneDrive ve SharePoint arasında çalışan kişisel bir iş ajanı olarak konumlandırıldı .
Microsoft’un özel Maia 200 yapay zekâ hızlandırıcısı, şirketin Azure’daki eğitim ve çıkarım iş yükleri için kendi donanımını geliştirme stratejisinin bir parçası olarak anılıyor . Özel silikon tasarımı, Microsoft’un hem maliyetleri hem de yapay zekâ altyapısındaki dışa bağımlılığı kontrol etme hedefiyle uyumlu.
Bununla birlikte Maia 200’ün Nvidia’nın GB200 sistemine kıyasla yüzde 30 daha maliyet verimli olduğu iddiası, mevcut kaynaklarda bağımsız olarak doğrulanamadı. Microsoft önceki yıllarda Maia çipleri hakkında kamuya açık bilgiler paylaşmış olsa da yüzde 30’luk karşılaştırmayı doğrulayan birincil duyuru, ayrıntılı bir kıyaslama sonucu veya güvenilir ikincil kaynak bulunmuyor.
Bu sayı analist tahminlerinden, henüz yayımlanmamış şirket içi testlerden ya da doğrulanmamış sızıntılardan kaynaklanıyor olabilir. Doğrudan ve doğrulanabilir bir kaynak paylaşılana kadar iddia kesinleşmiş bir performans sonucu olarak değerlendirilmemeli.
Microsoft’un yapay zekâ hamlesi OpenAI’den uzaklaşmak anlamına gelmiyor. Şubat 2026’daki ortak açıklamada iki şirket, iş birliğinin güçlü ve merkezi olmaya devam ettiğini, fikrî mülkiyet ilişkisinin sürdüğünü belirtti . Ancak aynı anda yeni anlaşma, Suleyman’a verilen yetki, yedi MAI modeli ve Project Polaris Microsoft’un artık tek bir dış model sağlayıcısına bağlı kalmak istemediğini açıkça gösteriyor.
Stratejinin sıralaması da dikkat çekici. Microsoft önce geliştirici araçlarına odaklanıyor; GitHub Copilot, şirket içinde üretilen modeller için bir test ve dağıtım alanı işlevi görüyor. Ardından hedef, Microsoft 365, Azure, Teams ve kurumsal ajan altyapısını kapsayan daha geniş bir yapay zekâ ekosistemine uzanıyor.
Suleyman’ın güvenlik ve kontrol konusundaki uyarıları da bu planın önemli bir parçası. Microsoft, yalnızca daha yetenekli modeller üretmek değil, bu modelleri kurumların güvenlik ve uyumluluk gereksinimleri içinde çalıştırmak istiyor . Şirketin asıl iddiası bu nedenle yalnızca “OpenAI’ye rakip bir model geliştirmek” değil; modeli, çipi, geliştirici aracını ve kurumsal dağıtım platformunu aynı çatı altında kontrol edebilmek.