KuCoin’in Santiment verilerine dayandırdığı rapora göre Ethereum’daki cüzdan sayısı mayıs sonundaki yaklaşık 182 milyondan, haziran başında yaklaşık 195 milyona yükseldi . Bu, üç haftadan kısa bir sürede net olarak yaklaşık 13 milyon cüzdanlık artış anlamına geliyor.
Ağdaki büyüme daha önce de rekor seviyelere ulaşmıştı. Ocak 2026’da Fusaka yükseltmesinin ardından Ethereum’da günlük ortalama 327.000 yeni cüzdan oluşturuldu; 11 Ocak’ta ise tek günde 393.600 yeni cüzdan ile rekor kırıldı . Santiment, ETH fiyatı yatay seyrederken dahi yeni kullanıcıların ağa katıldığını ve bu kişilerin DeFi, NFT’ler ve oyunlar gibi zincir üstü uygulamaları keşfediyor olabileceğini belirtti .
Santiment, Ethereum’un Bitcoin karşısındaki üstünlüğünü özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi), NFT’ler ve staking faaliyetleriyle ilişkilendiriyor . Bu alanların tamamı, kullanıcıların blockchain üzerinde düzenli işlem yapmasını ve aktif cüzdanlar kullanmasını gerektiren bir ekosistem oluşturuyor.
Ethereum, Eylül 2022’deki Merge güncellemesiyle iş ispatı (proof-of-work) mekanizmasından hisse ispatı (proof-of-stake) sistemine geçti. Bu değişim, ETH’yi staking yoluyla getiri sağlayabilen bir varlığa dönüştürdü. 2026’nın başlarında toplam ETH arzının yaklaşık 30’una, yani yaklaşık 36 milyon ETH’ye, karşılık gelen miktarın staking sözleşmelerinde kilitlendiği bildirildi .
Staking, likit staking ve yeniden staking gibi uygulamalar kullanıcıları ETH’yi ağ üzerinde çalışır durumda tutmaya teşvik ediyor. Bu da yalnızca uzun vadeli saklamaya kıyasla daha fazla cüzdan etkileşimi yaratıyor .
Ethereum ekosistemindeki merkeziyetsiz uygulamaların önemli bölümü artık Katman 2 ağlarında ve modüler veri katmanlarında çalışıyor. Danksharding ve benzeri ölçeklendirme geliştirmeleri, işlem verisi maliyetlerini düşürerek DeFi işlemlerini, NFT basımını, mikro ödemeleri ve oyun içi işlemleri daha erişilebilir hale getirdi .
Her DeFi pozisyonu, likidite havuzu işlemi, staking yatırımı veya Katman 2 köprüleme faaliyeti yeni bir cüzdanın oluşturulmasına ya da mevcut bir cüzdanın aktifleşmesine yol açabiliyor. Ethereum’un cüzdan sayısındaki hızlı artışın arkasındaki temel mekanizma da bu sürekli kullanım döngüsü.
Piyasa duyarlılığı sert biçimde bozulurken büyük yatırımcıların Ethereum biriktirdiğine ilişkin veriler de bulunuyor. Santiment verilerine göre 100 ila 100.000 ETH tutan cüzdanlar, mart ayında iki günlük bir dönemde toplam 756.950 ETH biriktirdi .
Mayıs sonuna gelindiğinde en az 100.000 ETH tutan cüzdanların toplam bakiyesi yaklaşık 17,41 milyon ETH ile 10 haftanın en yüksek seviyesine ulaştı . Bu tablo, küçük yatırımcıların satış eğilimi gösterdiği dönemlerde daha büyük yatırımcıların Ethereum’un uzun vadeli kullanım alanlarına güvenmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.
Ethereum’un yaklaşık 195 milyon, Bitcoin’in ise yaklaşık 59 milyon boş olmayan cüzdana sahip olması, yalnızca bir popülerlik karşılaştırması değil. Fark, iki ağın tasarım ve kullanım amaçlarındaki yapısal ayrışmayı gösteriyor.
Ethereum, programlanabilir ve aktif bir finansal platform olarak gelişti. DeFi işlemleri, NFT basımları, staking yatırımları ve Katman 2 bağlantıları, kullanıcıların akıllı sözleşmelerle etkileşime girmesini gerektiriyor. Her yeni etkileşim, ağdaki aktif adres ve cüzdan sayısına katkıda bulunabiliyor .
Bitcoin’in temel anlatısı ise uzun vadeli değer saklama üzerine kurulu. Santiment, Bitcoin’deki boş olmayan cüzdan sayısını Mart 2026’da 58,45 milyon olarak ölçtü . Bitcoin sahipleri varlıklarını çoğu zaman soğuk cüzdanlarda veya saklama hizmetlerinde uzun süre hareketsiz tutuyor. Bu yaklaşım güvenli saklama açısından anlamlı olsa da yeni adreslerin ve sık ağ etkileşimlerinin oluşmasını sınırlıyor.
Bu nedenle Ethereum’un 200 milyon cüzdan eşiğine yaklaşması, ağın bir “dijital kasa”dan çok sürekli kullanılan bir uygulama ve finans katmanı olarak konumlandığını gösteriyor. Bitcoin’deki yaklaşık 59 milyon cüzdan ise daha çok uzun vadeli saklama davranışını yansıtıyor. Zincir üstü veriler, iki ağın yalnızca piyasa değeri bakımından değil, kullanıcı davranışı ve ekonomik işlev bakımından da farklı yönlere ilerlediğini ortaya koyuyor .
KuCoin’in Santiment verilerine dayandırdığı rapora göre Ethereum’daki cüzdan sayısı mayıs sonundaki yaklaşık 182 milyondan, haziran başında yaklaşık 195 milyona yükseldi . Bu, üç haftadan kısa bir sürede net olarak yaklaşık 13 milyon cüzdanlık artış anlamına geliyor.
Ağdaki büyüme daha önce de rekor seviyelere ulaşmıştı. Ocak 2026’da Fusaka yükseltmesinin ardından Ethereum’da günlük ortalama 327.000 yeni cüzdan oluşturuldu; 11 Ocak’ta ise tek günde 393.600 yeni cüzdan ile rekor kırıldı . Santiment, ETH fiyatı yatay seyrederken dahi yeni kullanıcıların ağa katıldığını ve bu kişilerin DeFi, NFT’ler ve oyunlar gibi zincir üstü uygulamaları keşfediyor olabileceğini belirtti .
Santiment, Ethereum’un Bitcoin karşısındaki üstünlüğünü özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi), NFT’ler ve staking faaliyetleriyle ilişkilendiriyor . Bu alanların tamamı, kullanıcıların blockchain üzerinde düzenli işlem yapmasını ve aktif cüzdanlar kullanmasını gerektiren bir ekosistem oluşturuyor.
Ethereum, Eylül 2022’deki Merge güncellemesiyle iş ispatı (proof-of-work) mekanizmasından hisse ispatı (proof-of-stake) sistemine geçti. Bu değişim, ETH’yi staking yoluyla getiri sağlayabilen bir varlığa dönüştürdü. 2026’nın başlarında toplam ETH arzının yaklaşık 30’una, yani yaklaşık 36 milyon ETH’ye, karşılık gelen miktarın staking sözleşmelerinde kilitlendiği bildirildi .
Staking, likit staking ve yeniden staking gibi uygulamalar kullanıcıları ETH’yi ağ üzerinde çalışır durumda tutmaya teşvik ediyor. Bu da yalnızca uzun vadeli saklamaya kıyasla daha fazla cüzdan etkileşimi yaratıyor .
Ethereum ekosistemindeki merkeziyetsiz uygulamaların önemli bölümü artık Katman 2 ağlarında ve modüler veri katmanlarında çalışıyor. Danksharding ve benzeri ölçeklendirme geliştirmeleri, işlem verisi maliyetlerini düşürerek DeFi işlemlerini, NFT basımını, mikro ödemeleri ve oyun içi işlemleri daha erişilebilir hale getirdi .
Her DeFi pozisyonu, likidite havuzu işlemi, staking yatırımı veya Katman 2 köprüleme faaliyeti yeni bir cüzdanın oluşturulmasına ya da mevcut bir cüzdanın aktifleşmesine yol açabiliyor. Ethereum’un cüzdan sayısındaki hızlı artışın arkasındaki temel mekanizma da bu sürekli kullanım döngüsü.
Piyasa duyarlılığı sert biçimde bozulurken büyük yatırımcıların Ethereum biriktirdiğine ilişkin veriler de bulunuyor. Santiment verilerine göre 100 ila 100.000 ETH tutan cüzdanlar, mart ayında iki günlük bir dönemde toplam 756.950 ETH biriktirdi .
Mayıs sonuna gelindiğinde en az 100.000 ETH tutan cüzdanların toplam bakiyesi yaklaşık 17,41 milyon ETH ile 10 haftanın en yüksek seviyesine ulaştı . Bu tablo, küçük yatırımcıların satış eğilimi gösterdiği dönemlerde daha büyük yatırımcıların Ethereum’un uzun vadeli kullanım alanlarına güvenmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.
Ethereum’un yaklaşık 195 milyon, Bitcoin’in ise yaklaşık 59 milyon boş olmayan cüzdana sahip olması, yalnızca bir popülerlik karşılaştırması değil. Fark, iki ağın tasarım ve kullanım amaçlarındaki yapısal ayrışmayı gösteriyor.
Ethereum, programlanabilir ve aktif bir finansal platform olarak gelişti. DeFi işlemleri, NFT basımları, staking yatırımları ve Katman 2 bağlantıları, kullanıcıların akıllı sözleşmelerle etkileşime girmesini gerektiriyor. Her yeni etkileşim, ağdaki aktif adres ve cüzdan sayısına katkıda bulunabiliyor .
Bitcoin’in temel anlatısı ise uzun vadeli değer saklama üzerine kurulu. Santiment, Bitcoin’deki boş olmayan cüzdan sayısını Mart 2026’da 58,45 milyon olarak ölçtü . Bitcoin sahipleri varlıklarını çoğu zaman soğuk cüzdanlarda veya saklama hizmetlerinde uzun süre hareketsiz tutuyor. Bu yaklaşım güvenli saklama açısından anlamlı olsa da yeni adreslerin ve sık ağ etkileşimlerinin oluşmasını sınırlıyor.
Bu nedenle Ethereum’un 200 milyon cüzdan eşiğine yaklaşması, ağın bir “dijital kasa”dan çok sürekli kullanılan bir uygulama ve finans katmanı olarak konumlandığını gösteriyor. Bitcoin’deki yaklaşık 59 milyon cüzdan ise daha çok uzun vadeli saklama davranışını yansıtıyor. Zincir üstü veriler, iki ağın yalnızca piyasa değeri bakımından değil, kullanıcı davranışı ve ekonomik işlev bakımından da farklı yönlere ilerlediğini ortaya koyuyor .