“Onları her yönden sıkıştırıyoruz. Geriye kalanla daha sonra ilgileneceğiz.”
Ancak ateşkes anlaşmasına göre İsrail’in geçici olarak kontrol altında tutabileceği alan yüzde 53 ile sınırlıydı . Bu nedenle yüzde 60’lık mevcut kontrol seviyesi dahi anlaşmada öngörülen sınırın üzerindeydi. Haziran başı itibarıyla İsrail’in Gazze’nin yaklaşık yüzde 64’ünü fiilen kontrol ettiği yönünde değerlendirmeler de yayımlandı .
Anlaşma ayrıca İsrail askerlerinin belirlenmiş bir “Sarı Hat”a çekilmesini öngörüyordu . Kontrol alanının daha da genişletilmesi, bu yükümlülüğün uygulanmasını zorlaştıran ve ateşkesin temel çerçevesini aşan bir adım olarak değerlendiriliyor.
Talimat, Mısır arabulucularının tıkanan ateşkesi yeniden işler hâle getirmek için yoğun diplomasi yürüttüğü sırada geldi. Hamas’ın Gazze’deki lideri Halil el-Hayya’nın başkanlığındaki heyet, 5 Haziran’da birkaç gün sürmesi planlanan yeni görüşme turu için Kahire’ye ulaştı. Heyette Batı Şeria sorumlusu Zahir Cabarin ile Siyasi Büro üyeleri Hüsam Bedran ve Gazi Hamad da yer aldı .
Görüşmelerin ilk aşaması, ateşkesin birinci bölümünün uygulanmasını tamamlamaya ve devam eden saldırıları durduracak mekanizmalar oluşturmaya odaklanıyor . Tarafların geçmesi gereken daha kritik ikinci aşamada ise Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den tamamen çekilmesi bulunuyor .
Kahire, iki aydan kısa sürede en az beş müzakere turuna ev sahipliği yaptı . Hamas, yeni görüşmelerin İsrail’in Gazze’nin yüzde 70’ini kontrol altına alma tehdidinin hemen ardından gerçekleştiğini belirterek bu adımı ateşkese meydan okuma olarak niteledi .
İsrail’in kontrol alanını tek taraflı biçimde genişletme planı, Mısır’ın iki taraf arasındaki farkları kapatma çabasını daha da güçleştiriyor. Hamas ise birinci aşamadaki yükümlülükler yerine getirilmeden ikinci aşamaya geçilmemesi gerektiğini savunuyor .
Almanya, İsrail’in Gazze’deki kontrolünü genişletme planına tepki gösteren ülkelerin başında geldi. Berlin yönetimi 29 ve 30 Mayıs’ta yaptığı açıklamalarda planlardan “endişe” duyduğunu ve böyle bir adımın Gazze halkına ulaştırılmaya çalışılan hayati insani yardımları doğrudan zorlaştıracağını bildirdi .
Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Kathrin Deschauer, açıklanan planların hayata geçirilmesi hâlinde yardım çalışmalarının özellikle sivil nüfus açısından daha karmaşık hâle geleceğini söyledi . Deschauer ayrıca Almanya’nın Filistin topraklarının kalıcı biçimde bölünmesine karşı olduğunu yineledi .
Bu açıklamalar, Berlin’in Gazze’deki askeri stratejiye yönelik son dönemde sertleşen eleştirilerinin devamı niteliğinde. Almanya daha önce de Gazze’deki bazı askeri operasyonları “tamamen yanlış”, sivillere gıda ve ilaç ulaştırılmamasını ise “kabul edilemez” olarak nitelendirmişti .
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’de 700’den fazla Filistinlinin öldürüldüğünü belirten değerlendirmeler bulunuyor . Bununla birlikte, mevcut kaynaklar 7 Haziran’da en az dokuz kişinin öldürüldüğü yönündeki spesifik sayıyı doğrulamıyor; bu nedenle söz konusu günlük bilanço burada kesinleşmiş bir veri olarak sunulamıyor.
Netanyahu’nin yüzde 70 talimatı yalnızca tartışmalı bir askeri genişleme kararı değil, aynı zamanda Kahire’de yürütülen ateşkes sürecinin dayandığı zemini değiştiren siyasi bir hamle. Mısır arabulucuları ateşkesin tamamen çökmesini önlemeye çalışırken, artık sahada İsrail tarafından tek taraflı oluşturulan yeni bir bölgesel gerçekliği de müzakere etmek zorunda.
“Onları her yönden sıkıştırıyoruz. Geriye kalanla daha sonra ilgileneceğiz.”
Ancak ateşkes anlaşmasına göre İsrail’in geçici olarak kontrol altında tutabileceği alan yüzde 53 ile sınırlıydı . Bu nedenle yüzde 60’lık mevcut kontrol seviyesi dahi anlaşmada öngörülen sınırın üzerindeydi. Haziran başı itibarıyla İsrail’in Gazze’nin yaklaşık yüzde 64’ünü fiilen kontrol ettiği yönünde değerlendirmeler de yayımlandı .
Anlaşma ayrıca İsrail askerlerinin belirlenmiş bir “Sarı Hat”a çekilmesini öngörüyordu . Kontrol alanının daha da genişletilmesi, bu yükümlülüğün uygulanmasını zorlaştıran ve ateşkesin temel çerçevesini aşan bir adım olarak değerlendiriliyor.
Talimat, Mısır arabulucularının tıkanan ateşkesi yeniden işler hâle getirmek için yoğun diplomasi yürüttüğü sırada geldi. Hamas’ın Gazze’deki lideri Halil el-Hayya’nın başkanlığındaki heyet, 5 Haziran’da birkaç gün sürmesi planlanan yeni görüşme turu için Kahire’ye ulaştı. Heyette Batı Şeria sorumlusu Zahir Cabarin ile Siyasi Büro üyeleri Hüsam Bedran ve Gazi Hamad da yer aldı .
Görüşmelerin ilk aşaması, ateşkesin birinci bölümünün uygulanmasını tamamlamaya ve devam eden saldırıları durduracak mekanizmalar oluşturmaya odaklanıyor . Tarafların geçmesi gereken daha kritik ikinci aşamada ise Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den tamamen çekilmesi bulunuyor .
Kahire, iki aydan kısa sürede en az beş müzakere turuna ev sahipliği yaptı . Hamas, yeni görüşmelerin İsrail’in Gazze’nin yüzde 70’ini kontrol altına alma tehdidinin hemen ardından gerçekleştiğini belirterek bu adımı ateşkese meydan okuma olarak niteledi .
İsrail’in kontrol alanını tek taraflı biçimde genişletme planı, Mısır’ın iki taraf arasındaki farkları kapatma çabasını daha da güçleştiriyor. Hamas ise birinci aşamadaki yükümlülükler yerine getirilmeden ikinci aşamaya geçilmemesi gerektiğini savunuyor .
Almanya, İsrail’in Gazze’deki kontrolünü genişletme planına tepki gösteren ülkelerin başında geldi. Berlin yönetimi 29 ve 30 Mayıs’ta yaptığı açıklamalarda planlardan “endişe” duyduğunu ve böyle bir adımın Gazze halkına ulaştırılmaya çalışılan hayati insani yardımları doğrudan zorlaştıracağını bildirdi .
Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Kathrin Deschauer, açıklanan planların hayata geçirilmesi hâlinde yardım çalışmalarının özellikle sivil nüfus açısından daha karmaşık hâle geleceğini söyledi . Deschauer ayrıca Almanya’nın Filistin topraklarının kalıcı biçimde bölünmesine karşı olduğunu yineledi .
Bu açıklamalar, Berlin’in Gazze’deki askeri stratejiye yönelik son dönemde sertleşen eleştirilerinin devamı niteliğinde. Almanya daha önce de Gazze’deki bazı askeri operasyonları “tamamen yanlış”, sivillere gıda ve ilaç ulaştırılmamasını ise “kabul edilemez” olarak nitelendirmişti .
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’de 700’den fazla Filistinlinin öldürüldüğünü belirten değerlendirmeler bulunuyor . Bununla birlikte, mevcut kaynaklar 7 Haziran’da en az dokuz kişinin öldürüldüğü yönündeki spesifik sayıyı doğrulamıyor; bu nedenle söz konusu günlük bilanço burada kesinleşmiş bir veri olarak sunulamıyor.
Netanyahu’nin yüzde 70 talimatı yalnızca tartışmalı bir askeri genişleme kararı değil, aynı zamanda Kahire’de yürütülen ateşkes sürecinin dayandığı zemini değiştiren siyasi bir hamle. Mısır arabulucuları ateşkesin tamamen çökmesini önlemeye çalışırken, artık sahada İsrail tarafından tek taraflı oluşturulan yeni bir bölgesel gerçekliği de müzakere etmek zorunda.