Şimdiye kadar alınan kararlar taraflardan herhangi birinin nihai olarak haklı olduğunu göstermiyor. Bir tribunal, çalışanların geçici maddi destek talebini reddetti; ancak bu karar davanın esasını, yani işten çıkarmaların hukuka uygun olup olmadığını belirlemedi.
Rockstar, 30 ve 31 Ekim 2025’te toplam 34 çalışanını işten çıkardı. Bunların 31’i Birleşik Krallık’ta, üçü ise Kanada’daydı. Birleşik Krallık’taki işten çıkarmalar Edinburgh, Dundee ve Lincoln stüdyolarıyla bağlantılı çalışanları etkiledi.
IWGB, Birleşik Krallık’taki 31 çalışanın sendika üyesi olduğunu veya sendikalaşma çalışmalarına katıldığını söylüyor. Sendikaya göre Kanada’daki üç çalışan da IWGB’ye destek vermişti. İşten çıkarmaların zamanlaması, anlaşmazlığın en tartışmalı noktalarından biri hâline geldi.
Sendika, çalışanların toplu şekilde işten çıkarılmasını koordineli bir sendika bastırma girişimi olarak yorumluyor. Rockstar ise bunun sendika faaliyetleriyle ilgisi olmadığını ve kararın Discord’da ticari açıdan hassas bilgilerin paylaşılması üzerine alındığını belirtiyor.
IWGB’ye göre Rockstar, çalışanları meşru gizlilik ihlalleri nedeniyle değil, sendika üyelikleri ve örgütlenme faaliyetleri nedeniyle hedef aldı. Sendika, söz konusu Discord kanalının işyeri örgütlenmesi için kullanıldığını ve yazışmaların korunan sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Dava kapsamında “blacklisting”, yani karalama listesi iddiaları da bulunuyor. Bu terim, sendika üyeleri veya aktivistleri hakkında bilgi toplanarak bu bilgilerin işe alım ya da işyeri kararlarını etkilemek için kullanıldığı ileri sürülen uygulamayı ifade ediyor.
Bir tribunal, bu iddiaların davada kalmasına izin verdi. Bu karar, iddiaların nihai olarak kanıtlandığı veya Rockstar’ın hukuka aykırı davrandığının tespit edildiği anlamına gelmiyor. Yalnızca iddiaların tam duruşmada incelenebilecek kadar ciddi ve tartışmalı olduğunu gösteriyor.
Rockstar, işten çıkarmaların sendikalaşma girişimleriyle bağlantılı olmadığını, çalışanların ticari açıdan hassas bilgileri paylaşması ve tartışması üzerine gerçekleştiğini söylüyor. Şirketin mahkeme sürecinde gündeme getirdiği iddia edilen bilgiler arasında GTA 6 ve henüz duyurulmamış projelere ait özellikler, geliştirme süreci, çıkış takvimi ve şirket içi güvenlik prosedürleri bulunuyor.
Şirket ayrıca, sızıntılara karşı “sıfır tolerans” politikasını tutarlı biçimde uyguladığını göstermek için başka işten çıkarma örneklerine de başvuruyor. Bunlar arasında, Nisan 2025’te GTA 6’ya ilişkin olduğu iddia edilen bir bilgiyi sosyal medyada paylaşan bir kişiye ulaştırdığı gerekçesiyle işten çıkarılan Lincoln çalışanı ile ABD’de Kasım 2023’te ve Hindistan’da Kasım 2025’te yaşanan ayrı vakalar yer alıyor.
Bu örnekler Rockstar’ın savunmasının bir parçası. Ancak tek başlarına, Ekim 2025’teki işten çıkarmaların sendika faaliyetlerinden etkilenip etkilenmediğini kanıtlamıyor. Bu nedenle davanın temel sorusu hâlâ tarafların motivasyonu etrafında şekilleniyor.
Glasgow’daki önceki duruşma, çalışanların davanın tamamlanmasını beklerken geçici maddi destek alabilmek için yaptığı interim relief başvurusuyla ilgiliydi. Bu tür bir başvuru, davanın nihai sonucu beklenirken ücret veya benzeri geçici desteğin sağlanmasını amaçlıyor.
Tribunal başvuruyu reddetti. Gerekçe, çalışanların o aşamada işten çıkarmaların esas nedeninin IWGB üyeliği veya sendikal faaliyet olduğuna dair yeterince güçlü bir olasılık gösterememiş olmasıydı.
Ancak bu karar, Rockstar’ın nihai duruşmada kesin olarak haklı bulunacağı anlamına gelmiyor. IWGB de kararın çalışanların haksız işten çıkarma, mağduriyet ve karalama listesi iddialarını sürdürmesine engel olmadığını belirtti.
Daha sonraki bir ön karar ise Rockstar’ın karalama listesi iddialarını davadan çıkartma talebini reddetti. Böylece bu iddialar tam duruşmada incelenebilecek; fakat iddiaların gerçek olup olmadığı henüz karara bağlanmış değil.
Glasgow Employment Tribunal’daki nihai duruşmanın 10 Eylül-15 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılması planlanıyor. Duruşmada esas olarak şu soruların yanıtlanması bekleniyor:
Bu nedenle davanın kilit noktası “sızıntı oldu mu?” sorusundan çok, işten çıkarmaların arkasındaki asıl motivasyon olacak. Tribunal, Rockstar’ın Discord içerikleri ve sızıntılara yönelik şirket politikasına ilişkin delilleri; çalışanların örgütlenme kampanyası, işten çıkarmaların zamanlaması ve çalışanların nasıl belirlendiğine ilişkin iddialarla birlikte değerlendirecek.
Nihai karar çıkana kadar “sendika karşıtı baskı” gibi ifadeler hukuken kesinleşmiş bulgular değil, IWGB’nin iddiaları olarak ele alınmalı.
Anlaşmazlık yalnızca eski çalışanların açtığı tribunal davasından ibaret değil. Haziran 2026’da Rockstar’da çalışmaya devam eden geliştiriciler, IWGB Game Workers Union’ın gönüllü olarak tanınması için resmi başvuru yaptı.
Sendikanın tanınması, çalışanlara toplu pazarlık ve işyeri temsili için resmi bir kanal sağlayabilir. Rockstar, sendikayla görüşeceğini açıkladı. Gönüllü tanıma konusunda anlaşma sağlanamazsa IWGB, yürürlükteki sürece bağlı olarak Central Arbitration Committee üzerinden yasal tanınma başvurusu yapabilir.
Bu girişim, anlaşmazlığa geleceğe dönük bir işyeri boyutu ekliyor. Tribunal davası işten çıkarılan çalışanların durumu ve işten çıkarma gerekçeleriyle ilgiliyken, sendika tanıma süreci mevcut çalışanların ileride çalışma koşulları konusunda toplu biçimde pazarlık yapıp yapamayacağıyla ilgili.
İşten çıkarılan geliştiriciler, hayranlardan hukuki mücadelelerine destek olmalarını istese de GTA 6’yı boykot çağrısı yapmıyor. Gerekçeleri, boykotun oyuna ve onu geliştiren çalışanlara zarar verebileceği, ancak davaya doğrudan katkı sağlamayabileceği yönünde.
IWGB bunun yerine destekçilerden, çalışanların hukuki masraflarına katkı sağlayan mücadele fonuna sendika ürünleri satın alarak destek vermelerini istiyor. Öne çıkarılan ürün, 25 sterlinlik “Rockstar 34 Solidarity T-shirt” adlı tişört. Ön siparişlerin 30 Ağustos’a kadar alınacağı ve gelirlerin hukuki mücadeleyi destekleyeceği duyuruldu.
GTA 6’nın PlayStation 5 ve Xbox Series X|S için 19 Kasım 2026 tarihinde çıkması planlanıyor. Bu takvim, oyunun lansmanından kısa süre önce tamamlanması beklenen Glasgow duruşmasını davanın kamuoyu açısından da dikkat çekici bir aşaması hâline getiriyor.
Rockstar’ın pozisyonu net: 34 çalışanın işten çıkarılması, ciddi gizlilik ihlallerine karşı alınmış zorunlu bir önlemdi ve şirketin sızıntılara yönelik sıfır tolerans politikasının parçasıydı. IWGB ise bu iddiaların, sendika üyelerini ve örgütleyicileri hedef almak için kullanılmış bir bahane olduğunu savunuyor.
Tribunal, çalışanların daha geniş kapsamlı iddialarının ve özellikle karalama listesi suçlamalarının tam duruşmaya taşınmasına izin verdi. Ancak şu ana kadar Rockstar’ın sendika karşıtı baskı yaptığına veya çalışanların bilgileri hukuka aykırı biçimde sızdırdığına dair nihai bir karar verilmedi. Belirleyici bulguların, Eylül ve Ekim 2026’da Glasgow’da yapılması planlanan duruşmanın ardından ortaya çıkması bekleniyor.
Şimdiye kadar alınan kararlar taraflardan herhangi birinin nihai olarak haklı olduğunu göstermiyor. Bir tribunal, çalışanların geçici maddi destek talebini reddetti; ancak bu karar davanın esasını, yani işten çıkarmaların hukuka uygun olup olmadığını belirlemedi.
Rockstar, 30 ve 31 Ekim 2025’te toplam 34 çalışanını işten çıkardı. Bunların 31’i Birleşik Krallık’ta, üçü ise Kanada’daydı. Birleşik Krallık’taki işten çıkarmalar Edinburgh, Dundee ve Lincoln stüdyolarıyla bağlantılı çalışanları etkiledi.
IWGB, Birleşik Krallık’taki 31 çalışanın sendika üyesi olduğunu veya sendikalaşma çalışmalarına katıldığını söylüyor. Sendikaya göre Kanada’daki üç çalışan da IWGB’ye destek vermişti. İşten çıkarmaların zamanlaması, anlaşmazlığın en tartışmalı noktalarından biri hâline geldi.
Sendika, çalışanların toplu şekilde işten çıkarılmasını koordineli bir sendika bastırma girişimi olarak yorumluyor. Rockstar ise bunun sendika faaliyetleriyle ilgisi olmadığını ve kararın Discord’da ticari açıdan hassas bilgilerin paylaşılması üzerine alındığını belirtiyor.
IWGB’ye göre Rockstar, çalışanları meşru gizlilik ihlalleri nedeniyle değil, sendika üyelikleri ve örgütlenme faaliyetleri nedeniyle hedef aldı. Sendika, söz konusu Discord kanalının işyeri örgütlenmesi için kullanıldığını ve yazışmaların korunan sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Dava kapsamında “blacklisting”, yani karalama listesi iddiaları da bulunuyor. Bu terim, sendika üyeleri veya aktivistleri hakkında bilgi toplanarak bu bilgilerin işe alım ya da işyeri kararlarını etkilemek için kullanıldığı ileri sürülen uygulamayı ifade ediyor.
Bir tribunal, bu iddiaların davada kalmasına izin verdi. Bu karar, iddiaların nihai olarak kanıtlandığı veya Rockstar’ın hukuka aykırı davrandığının tespit edildiği anlamına gelmiyor. Yalnızca iddiaların tam duruşmada incelenebilecek kadar ciddi ve tartışmalı olduğunu gösteriyor.
Rockstar, işten çıkarmaların sendikalaşma girişimleriyle bağlantılı olmadığını, çalışanların ticari açıdan hassas bilgileri paylaşması ve tartışması üzerine gerçekleştiğini söylüyor. Şirketin mahkeme sürecinde gündeme getirdiği iddia edilen bilgiler arasında GTA 6 ve henüz duyurulmamış projelere ait özellikler, geliştirme süreci, çıkış takvimi ve şirket içi güvenlik prosedürleri bulunuyor.
Şirket ayrıca, sızıntılara karşı “sıfır tolerans” politikasını tutarlı biçimde uyguladığını göstermek için başka işten çıkarma örneklerine de başvuruyor. Bunlar arasında, Nisan 2025’te GTA 6’ya ilişkin olduğu iddia edilen bir bilgiyi sosyal medyada paylaşan bir kişiye ulaştırdığı gerekçesiyle işten çıkarılan Lincoln çalışanı ile ABD’de Kasım 2023’te ve Hindistan’da Kasım 2025’te yaşanan ayrı vakalar yer alıyor.
Bu örnekler Rockstar’ın savunmasının bir parçası. Ancak tek başlarına, Ekim 2025’teki işten çıkarmaların sendika faaliyetlerinden etkilenip etkilenmediğini kanıtlamıyor. Bu nedenle davanın temel sorusu hâlâ tarafların motivasyonu etrafında şekilleniyor.
Glasgow’daki önceki duruşma, çalışanların davanın tamamlanmasını beklerken geçici maddi destek alabilmek için yaptığı interim relief başvurusuyla ilgiliydi. Bu tür bir başvuru, davanın nihai sonucu beklenirken ücret veya benzeri geçici desteğin sağlanmasını amaçlıyor.
Tribunal başvuruyu reddetti. Gerekçe, çalışanların o aşamada işten çıkarmaların esas nedeninin IWGB üyeliği veya sendikal faaliyet olduğuna dair yeterince güçlü bir olasılık gösterememiş olmasıydı.
Ancak bu karar, Rockstar’ın nihai duruşmada kesin olarak haklı bulunacağı anlamına gelmiyor. IWGB de kararın çalışanların haksız işten çıkarma, mağduriyet ve karalama listesi iddialarını sürdürmesine engel olmadığını belirtti.
Daha sonraki bir ön karar ise Rockstar’ın karalama listesi iddialarını davadan çıkartma talebini reddetti. Böylece bu iddialar tam duruşmada incelenebilecek; fakat iddiaların gerçek olup olmadığı henüz karara bağlanmış değil.
Glasgow Employment Tribunal’daki nihai duruşmanın 10 Eylül-15 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılması planlanıyor. Duruşmada esas olarak şu soruların yanıtlanması bekleniyor:
Bu nedenle davanın kilit noktası “sızıntı oldu mu?” sorusundan çok, işten çıkarmaların arkasındaki asıl motivasyon olacak. Tribunal, Rockstar’ın Discord içerikleri ve sızıntılara yönelik şirket politikasına ilişkin delilleri; çalışanların örgütlenme kampanyası, işten çıkarmaların zamanlaması ve çalışanların nasıl belirlendiğine ilişkin iddialarla birlikte değerlendirecek.
Nihai karar çıkana kadar “sendika karşıtı baskı” gibi ifadeler hukuken kesinleşmiş bulgular değil, IWGB’nin iddiaları olarak ele alınmalı.
Anlaşmazlık yalnızca eski çalışanların açtığı tribunal davasından ibaret değil. Haziran 2026’da Rockstar’da çalışmaya devam eden geliştiriciler, IWGB Game Workers Union’ın gönüllü olarak tanınması için resmi başvuru yaptı.
Sendikanın tanınması, çalışanlara toplu pazarlık ve işyeri temsili için resmi bir kanal sağlayabilir. Rockstar, sendikayla görüşeceğini açıkladı. Gönüllü tanıma konusunda anlaşma sağlanamazsa IWGB, yürürlükteki sürece bağlı olarak Central Arbitration Committee üzerinden yasal tanınma başvurusu yapabilir.
Bu girişim, anlaşmazlığa geleceğe dönük bir işyeri boyutu ekliyor. Tribunal davası işten çıkarılan çalışanların durumu ve işten çıkarma gerekçeleriyle ilgiliyken, sendika tanıma süreci mevcut çalışanların ileride çalışma koşulları konusunda toplu biçimde pazarlık yapıp yapamayacağıyla ilgili.
İşten çıkarılan geliştiriciler, hayranlardan hukuki mücadelelerine destek olmalarını istese de GTA 6’yı boykot çağrısı yapmıyor. Gerekçeleri, boykotun oyuna ve onu geliştiren çalışanlara zarar verebileceği, ancak davaya doğrudan katkı sağlamayabileceği yönünde.
IWGB bunun yerine destekçilerden, çalışanların hukuki masraflarına katkı sağlayan mücadele fonuna sendika ürünleri satın alarak destek vermelerini istiyor. Öne çıkarılan ürün, 25 sterlinlik “Rockstar 34 Solidarity T-shirt” adlı tişört. Ön siparişlerin 30 Ağustos’a kadar alınacağı ve gelirlerin hukuki mücadeleyi destekleyeceği duyuruldu.
GTA 6’nın PlayStation 5 ve Xbox Series X|S için 19 Kasım 2026 tarihinde çıkması planlanıyor. Bu takvim, oyunun lansmanından kısa süre önce tamamlanması beklenen Glasgow duruşmasını davanın kamuoyu açısından da dikkat çekici bir aşaması hâline getiriyor.
Rockstar’ın pozisyonu net: 34 çalışanın işten çıkarılması, ciddi gizlilik ihlallerine karşı alınmış zorunlu bir önlemdi ve şirketin sızıntılara yönelik sıfır tolerans politikasının parçasıydı. IWGB ise bu iddiaların, sendika üyelerini ve örgütleyicileri hedef almak için kullanılmış bir bahane olduğunu savunuyor.
Tribunal, çalışanların daha geniş kapsamlı iddialarının ve özellikle karalama listesi suçlamalarının tam duruşmaya taşınmasına izin verdi. Ancak şu ana kadar Rockstar’ın sendika karşıtı baskı yaptığına veya çalışanların bilgileri hukuka aykırı biçimde sızdırdığına dair nihai bir karar verilmedi. Belirleyici bulguların, Eylül ve Ekim 2026’da Glasgow’da yapılması planlanan duruşmanın ardından ortaya çıkması bekleniyor.