Şirket, yörüngedeki veri merkezlerinin neredeyse sürekli güneş ışığından ve Dünya’daki soğutma sistemlerine kıyasla farklı bir ısı yönetimi yaklaşımından yararlanabileceğini savunuyor. SpaceX’in Starlink altyapısının da sistem için iletişim omurgası olması bekleniyor. SpaceX’in 2026’nın başında xAI ile birleşmesi, bu planın yapay zekâ modelleriyle bağlantısını daha da güçlendirdi .
Ancak önemli bir ayrım var: FCC’ye yapılan başvuru, projenin onaylandığı ya da 1 milyon uydunun hemen fırlatılacağı anlamına gelmiyor. Bu süreç öncelikle uydu sistemi ve radyo frekansı kullanımına ilişkin düzenleyici incelemeyi başlatıyor .
Redmond, Washington merkezli Starcloud, sektörün teknik açıdan en ileri girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Şirket, Kasım 2025’te yörüngeye gönderdiği Starcloud-1 uydusunda NVIDIA H100 GPU taşıdı. Bu, uzaya gönderilen ilk veri merkezi sınıfı GPU olarak kayda geçti .
Starcloud-1 üzerinde nanoGPT eğitildi ve Google’ın Gemma büyük dil modeli çalıştırıldı. Böylece yörüngede ilk büyük dil modeli eğitimi gerçekleştirilmiş oldu . Şirket Mart 2026’da, yaklaşık 1,1 milyar dolar değerleme üzerinden 170 milyon dolarlık Seri A yatırımı aldı . Starcloud ayrıca 88 bin uydudan oluşabilecek bir takımyıldız planlıyor .
SpaceX’in FCC başvurusu, bugüne kadarki en kapsamlı düzenleyici adım olarak değerlendiriliyor. SAT-LOA-20260130-00023 dosya numaralı başvuru 30 Ocak 2026’da yapıldı, 4 Şubat’ta FCC Uzay Bürosu tarafından incelemeye kabul edildi ve Mart ayının başlarına kadar kamuoyu görüşüne açık tutuldu .
Önerilen sistem, alçak Dünya yörüngesinde yaklaşık 500 ila 2.000 kilometre yüksekliklerde çalışacak dağıtık işlem düğümlerinden oluşacak şekilde tasarlanıyor. SpaceX, yapay zekâ işlem gücüne yönelik talebin hızla artması karşısında bu yaklaşımın enerji ve soğutma kısıtlarını aşabileceğini öne sürüyor .
Bununla birlikte bilim insanları, böylesine büyük bir uydu takımyıldızının uzay enkazı riskini artırabileceği ve astronomik gözlemleri etkileyebileceği konusunda uyarıyor . Starcloud da ayrıca 88 bin uyduluk bir takımyıldız için FCC başvurusu yaptı . Blue Origin’in 5.408 uyduluk TeraWave duyurusu da rekabetin tek bir şirketle sınırlı olmadığını gösteriyor .
Yörüngedeki veri merkezlerinin prototip aşamasından ticari işletmeye geçebilmesi için sigorta kritik önem taşıyor. Uzay şirketleri, pahalı donanımın ve fırlatma risklerinin teminat altına alınması amacıyla sigorta şirketleriyle görüşmeye başladı . Bu teminat olmadan borç finansmanı bulmak ve büyük ölçekli yatırımları güvenceye almak daha da zorlaşıyor .
Riskin boyutu, uzay tabanlı veri merkezlerini geleneksel veri merkezlerinden ayırıyor. Starship’in 11 uçuş sonundaki yaklaşık yüzde 55’lik başarı oranı dikkate alındığında, megavat başına 300-500 milyon dolar değerindeki donanımın tek bir fırlatma arızasında kaybedilmesi yıkıcı olabilir. Fırlatma güvenilirliği zamanla yüzde 98’e ulaşsa bile, tahmini kayıp fırlatma başına 6-10 milyon dolar düzeyinde kalabilir. Bu da henüz geniş ölçekte bulunmayan, yeni sigorta ürünlerine ihtiyaç doğuruyor .
Daha geniş veri merkezi sigortası pazarı ise 2026’da yaklaşık 10 milyar dolarlık prim hacmine ulaşabilir. Ancak bu tahmin, yörüngedeki veri merkezlerine özgü teminatların olgunlaştığı anlamına gelmiyor; uzaya özgü sigorta hâlâ erken görüşme aşamasında .
Alternatif sermaye yapıları da gündeme geliyor. Eski Credit Suisse ekibinden oluşan Euler ILS Partners, veri merkezi sigorta riskini üstlenmek üzere 1 milyar dolarlık bir fon hazırlıyor. Bu girişim, sigorta riskinin geleneksel poliçelerin yanı sıra alternatif yatırım araçlarıyla da paylaşılabileceğine işaret ediyor .
Yörüngedeki veri merkezleri için finansman ekosistemi büyük ölçüde sıfırdan oluşturuluyor. Yine de sektör, Dünya’daki veri merkezi yatırımlarında kullanılan özel kredi, varlığa dayalı finansman ve menkul kıymetleştirme modellerinden yararlanabilir.
Morgan Stanley, özel kredi ve varlığa dayalı finansman üzerinden veri merkezi yatırımlarında 800 milyar doların üzerinde büyüme fırsatı öngörüyor . Yapay zekâ şirketleri 2025-2026 döneminde borç piyasalarından en az 200 milyar dolar kaynak sağladı . Dijital altyapı menkul kıymetleştirme pazarında veri merkezleri, 79 milyar dolarlık mevcut hacmin yüzde 61’ini oluşturuyor; toplam pazarın 2026 sonunda yaklaşık 115 milyar dolara ulaşması bekleniyor .
Yörüngeye özgü en dikkat çekici girişim sermayesi işlemi ise Starcloud’un 170 milyon dolarlık Seri A turu ve yaklaşık 1,1 milyar dolarlık değerlemesi oldu . Diğer girişimlerin çoğu henüz daha erken finansman aşamalarında bulunuyor.
| Kilometre taşı | Tarih | Ayrıntı |
|---|---|---|
| Uzaydaki ilk GPU | Kasım 2025 | Starcloud-1, NVIDIA H100 GPU ile fırlatıldı |
| Yörüngede ilk büyük dil modeli eğitimi | 2025’in sonları | Starcloud-1 üzerinde nanoGPT eğitildi ve Gemma çalıştırıldı |
| SpaceX’in FCC başvurusu | 30 Ocak 2026 | 1 milyon uyduya kadar uzanan yörünge veri merkezi sistemi için başvuru yapıldı |
| FCC’nin başvuruyu incelemeye alması | 4 Şubat 2026 | Öneri kamuoyu görüşüne açıldı |
| Starcloud Seri A turu | Mart 2026 | 170 milyon dolar yatırım, yaklaşık 1,1 milyar dolar değerleme |
| Sigorta görüşmelerinin başlaması | Haziran 2026 | Uzay şirketleri yörüngedeki veri merkezlerine yönelik teminat için sigortacılarla resmi görüşmelere başladı |
Bir pazar tahminine göre yörüngedeki veri merkezi sektörü 2029’da yaklaşık 1,77 milyar dolar değerine ulaşabilir ve 2035’e kadar 39,09 milyar dolara büyüyebilir. Bu, yüzde 67,4’lük bileşik yıllık büyüme oranına karşılık geliyor .
2026, sektör için kanıtlanmış konseptlerden ticari işletmeye geçiş yılı olarak görülüyor. İlk raf ölçekli sistemlerin, 2026-2028 arasında ticari uzay istasyonları ve serbest uçan platformlar üzerinde konuşlandırılması bekleniyor .
Yörüngedeki yapay zekâ veri merkezleri henüz küresel bilgi işlem altyapısının yerini alacak olgunlukta değil. Teknik gösterimler başarıyla yapılmış olsa da fırlatma güvenilirliği, uzay enkazı, iletişim kapasitesi, ısı yönetimi, sigorta maliyeti ve düzenleyici onaylar hâlâ temel engeller.
Şu anki tablo üç başlıkta özetlenebilir: SpaceX’in FCC başvurusu düzenleyici açıdan en büyük hamle, Starcloud’un H100 denemesi teknik doğrulamada sektör lideri gelişme ve sigorta-finansman görüşmeleri ticari ölçeğin ön koşulu. Önümüzdeki 12-24 ay, bu girişimlerin niş bir teknoloji gösterimi olarak mı kalacağını, yoksa küresel yapay zekâ işlem gücü altyapısının anlamlı bir parçasına dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyebilir.
Şirket, yörüngedeki veri merkezlerinin neredeyse sürekli güneş ışığından ve Dünya’daki soğutma sistemlerine kıyasla farklı bir ısı yönetimi yaklaşımından yararlanabileceğini savunuyor. SpaceX’in Starlink altyapısının da sistem için iletişim omurgası olması bekleniyor. SpaceX’in 2026’nın başında xAI ile birleşmesi, bu planın yapay zekâ modelleriyle bağlantısını daha da güçlendirdi .
Ancak önemli bir ayrım var: FCC’ye yapılan başvuru, projenin onaylandığı ya da 1 milyon uydunun hemen fırlatılacağı anlamına gelmiyor. Bu süreç öncelikle uydu sistemi ve radyo frekansı kullanımına ilişkin düzenleyici incelemeyi başlatıyor .
Redmond, Washington merkezli Starcloud, sektörün teknik açıdan en ileri girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Şirket, Kasım 2025’te yörüngeye gönderdiği Starcloud-1 uydusunda NVIDIA H100 GPU taşıdı. Bu, uzaya gönderilen ilk veri merkezi sınıfı GPU olarak kayda geçti .
Starcloud-1 üzerinde nanoGPT eğitildi ve Google’ın Gemma büyük dil modeli çalıştırıldı. Böylece yörüngede ilk büyük dil modeli eğitimi gerçekleştirilmiş oldu . Şirket Mart 2026’da, yaklaşık 1,1 milyar dolar değerleme üzerinden 170 milyon dolarlık Seri A yatırımı aldı . Starcloud ayrıca 88 bin uydudan oluşabilecek bir takımyıldız planlıyor .
SpaceX’in FCC başvurusu, bugüne kadarki en kapsamlı düzenleyici adım olarak değerlendiriliyor. SAT-LOA-20260130-00023 dosya numaralı başvuru 30 Ocak 2026’da yapıldı, 4 Şubat’ta FCC Uzay Bürosu tarafından incelemeye kabul edildi ve Mart ayının başlarına kadar kamuoyu görüşüne açık tutuldu .
Önerilen sistem, alçak Dünya yörüngesinde yaklaşık 500 ila 2.000 kilometre yüksekliklerde çalışacak dağıtık işlem düğümlerinden oluşacak şekilde tasarlanıyor. SpaceX, yapay zekâ işlem gücüne yönelik talebin hızla artması karşısında bu yaklaşımın enerji ve soğutma kısıtlarını aşabileceğini öne sürüyor .
Bununla birlikte bilim insanları, böylesine büyük bir uydu takımyıldızının uzay enkazı riskini artırabileceği ve astronomik gözlemleri etkileyebileceği konusunda uyarıyor . Starcloud da ayrıca 88 bin uyduluk bir takımyıldız için FCC başvurusu yaptı . Blue Origin’in 5.408 uyduluk TeraWave duyurusu da rekabetin tek bir şirketle sınırlı olmadığını gösteriyor .
Yörüngedeki veri merkezlerinin prototip aşamasından ticari işletmeye geçebilmesi için sigorta kritik önem taşıyor. Uzay şirketleri, pahalı donanımın ve fırlatma risklerinin teminat altına alınması amacıyla sigorta şirketleriyle görüşmeye başladı . Bu teminat olmadan borç finansmanı bulmak ve büyük ölçekli yatırımları güvenceye almak daha da zorlaşıyor .
Riskin boyutu, uzay tabanlı veri merkezlerini geleneksel veri merkezlerinden ayırıyor. Starship’in 11 uçuş sonundaki yaklaşık yüzde 55’lik başarı oranı dikkate alındığında, megavat başına 300-500 milyon dolar değerindeki donanımın tek bir fırlatma arızasında kaybedilmesi yıkıcı olabilir. Fırlatma güvenilirliği zamanla yüzde 98’e ulaşsa bile, tahmini kayıp fırlatma başına 6-10 milyon dolar düzeyinde kalabilir. Bu da henüz geniş ölçekte bulunmayan, yeni sigorta ürünlerine ihtiyaç doğuruyor .
Daha geniş veri merkezi sigortası pazarı ise 2026’da yaklaşık 10 milyar dolarlık prim hacmine ulaşabilir. Ancak bu tahmin, yörüngedeki veri merkezlerine özgü teminatların olgunlaştığı anlamına gelmiyor; uzaya özgü sigorta hâlâ erken görüşme aşamasında .
Alternatif sermaye yapıları da gündeme geliyor. Eski Credit Suisse ekibinden oluşan Euler ILS Partners, veri merkezi sigorta riskini üstlenmek üzere 1 milyar dolarlık bir fon hazırlıyor. Bu girişim, sigorta riskinin geleneksel poliçelerin yanı sıra alternatif yatırım araçlarıyla da paylaşılabileceğine işaret ediyor .
Yörüngedeki veri merkezleri için finansman ekosistemi büyük ölçüde sıfırdan oluşturuluyor. Yine de sektör, Dünya’daki veri merkezi yatırımlarında kullanılan özel kredi, varlığa dayalı finansman ve menkul kıymetleştirme modellerinden yararlanabilir.
Morgan Stanley, özel kredi ve varlığa dayalı finansman üzerinden veri merkezi yatırımlarında 800 milyar doların üzerinde büyüme fırsatı öngörüyor . Yapay zekâ şirketleri 2025-2026 döneminde borç piyasalarından en az 200 milyar dolar kaynak sağladı . Dijital altyapı menkul kıymetleştirme pazarında veri merkezleri, 79 milyar dolarlık mevcut hacmin yüzde 61’ini oluşturuyor; toplam pazarın 2026 sonunda yaklaşık 115 milyar dolara ulaşması bekleniyor .
Yörüngeye özgü en dikkat çekici girişim sermayesi işlemi ise Starcloud’un 170 milyon dolarlık Seri A turu ve yaklaşık 1,1 milyar dolarlık değerlemesi oldu . Diğer girişimlerin çoğu henüz daha erken finansman aşamalarında bulunuyor.
| Kilometre taşı | Tarih | Ayrıntı |
|---|---|---|
| Uzaydaki ilk GPU | Kasım 2025 | Starcloud-1, NVIDIA H100 GPU ile fırlatıldı |
| Yörüngede ilk büyük dil modeli eğitimi | 2025’in sonları | Starcloud-1 üzerinde nanoGPT eğitildi ve Gemma çalıştırıldı |
| SpaceX’in FCC başvurusu | 30 Ocak 2026 | 1 milyon uyduya kadar uzanan yörünge veri merkezi sistemi için başvuru yapıldı |
| FCC’nin başvuruyu incelemeye alması | 4 Şubat 2026 | Öneri kamuoyu görüşüne açıldı |
| Starcloud Seri A turu | Mart 2026 | 170 milyon dolar yatırım, yaklaşık 1,1 milyar dolar değerleme |
| Sigorta görüşmelerinin başlaması | Haziran 2026 | Uzay şirketleri yörüngedeki veri merkezlerine yönelik teminat için sigortacılarla resmi görüşmelere başladı |
Bir pazar tahminine göre yörüngedeki veri merkezi sektörü 2029’da yaklaşık 1,77 milyar dolar değerine ulaşabilir ve 2035’e kadar 39,09 milyar dolara büyüyebilir. Bu, yüzde 67,4’lük bileşik yıllık büyüme oranına karşılık geliyor .
2026, sektör için kanıtlanmış konseptlerden ticari işletmeye geçiş yılı olarak görülüyor. İlk raf ölçekli sistemlerin, 2026-2028 arasında ticari uzay istasyonları ve serbest uçan platformlar üzerinde konuşlandırılması bekleniyor .
Yörüngedeki yapay zekâ veri merkezleri henüz küresel bilgi işlem altyapısının yerini alacak olgunlukta değil. Teknik gösterimler başarıyla yapılmış olsa da fırlatma güvenilirliği, uzay enkazı, iletişim kapasitesi, ısı yönetimi, sigorta maliyeti ve düzenleyici onaylar hâlâ temel engeller.
Şu anki tablo üç başlıkta özetlenebilir: SpaceX’in FCC başvurusu düzenleyici açıdan en büyük hamle, Starcloud’un H100 denemesi teknik doğrulamada sektör lideri gelişme ve sigorta-finansman görüşmeleri ticari ölçeğin ön koşulu. Önümüzdeki 12-24 ay, bu girişimlerin niş bir teknoloji gösterimi olarak mı kalacağını, yoksa küresel yapay zekâ işlem gücü altyapısının anlamlı bir parçasına dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyebilir.