GCHQ, Birleşik Krallık’ın elektronik istihbarat ve siber güvenlikten sorumlu kurumu. Bu geçmiş, Prevalent AI’ın ilk ürün odağını da açıklıyor: İstihbarat ve siber güvenlik operasyonlarında eksik ve farklı sistemlere dağılmış bilgilerden doğru bir tablo oluşturmak; bağlantıları, boşlukları ve riskleri ortaya çıkarmak gerekiyor.
Prevalent AI, teknolojisini yapay zekâ destekli veri dokusu ve “egemen” bilgi grafiği olarak tanımlıyor. Daha pratik bir ifadeyle platform, kurumsal sistemlerdeki bilgileri birbirine bağlıyor ve kuruluşun bütününü temsil eden ortak bir model oluşturuyor.
Grafik şu tür varlıklar arasındaki ilişkileri gösterebiliyor:
Bilgi grafiği güncel kalacak şekilde tasarlandığı için güvenlik ekipleri, kurumun teknoloji ortamında nelerin bulunduğunu, bileşenlerin nasıl ilişkilendiğini ve hangi varlıkların ya da kontrollerin yeterince izlenmiyor olabileceğini sorgulayabiliyor.
Buradaki “egemen” ifadesi, veri temelinin müşterinin kontrolünde olmasını anlatıyor. Şirkete göre müşteriler, temel verilerin fiziksel olarak nerede tutulacağına karar veriyor; veriler ortak bir bulut ortamına mecburen yerleştirilmiyor.
Prevalent AI’ın hedef kitlesi yalnızca siber güvenlik uzmanlarından oluşmuyor. Şirket, aynı bağlantılı kurumsal bağlamı; güvenli, tutarlı ve isabetli kararlar vermek için kuruluş hakkında güvenilir bilgiye ihtiyaç duyan iş birimleri ve yapay zekâ ajanları için de bir temel olarak konumlandırıyor.
Siber güvenlik, dağınık verinin doğrudan operasyonel zarara yol açabildiği alanların başında geliyor. Güvenlik ekipleri; çok sayıda sistem, kullanıcı kimliği, kontrol ve veri kaynağı arasında karar vermek zorunda. Üstelik bu kaynaklar her zaman birbiriyle uyumlu çalışmıyor veya kurumun tamamını gösterecek kadar kapsamlı bilgi sunmuyor.
Prevalent AI, yüksek riskli bu ortamı daha geniş kurumsal veri ve bağlam sorununu test etmek için başlangıç noktası olarak kullandı. Şirketin iddiası, aynı ihtiyacın kurumun farklı bölümlerine yayılan verilerle karar verilmesi gereken her alanda ortaya çıktığı yönünde.
Şirketin bir sonraki odağı yalnızca siber güvenlik değil, daha geniş anlamda kurumsal risk. Açıklamalarda olası genişleme alanları arasında uyum süreçleri, finansal suçlarla mücadele ve operasyonel risk yer alıyor.
Ürün fikrinin temeli değişmiyor: Farklı kaynaklardaki bilgileri birleştirmek, kayıtlar arasındaki ilişkileri korumak ve insanların ya da yapay zekâ sistemlerinin sorgulayabileceği güncel bir kurum bağlamı oluşturmak. Değişen şey, yanıt aranan soru oluyor. Bu soru bir güvenlik açığı, uyum yükümlülüğü, finansal suç riski veya operasyonel bağımlılıkla ilgili olabilir.
Mevcut açıklamalar, bu alanları tamamen kullanıma sunulmuş ürünler olarak değil, siber güvenlik ve kurumsal risk için geliştirilen teknolojinin yeni kullanım alanlarına genişletilmesi olarak tarif ediyor.
IGP yatırımının dört ana önceliği desteklemesi bekleniyor:
Yatırımın dikkat çeken yönü, dokuz yıllık şirket tarihinde alınan ilk birincil sermaye olması. Şirket ve sektör kaynaklarına göre Prevalent AI, daha önce kurumsal yatırım yerine müşteri talebi ve kârlılık üzerinden büyüdü.
Prevalent AI, bilgi grafiğini yalnızca yeni bir siber güvenlik veri deposu olarak sunmuyor. Şirketin daha geniş tezi şu: Kurumsal yapay zekâ sistemleri ve ajanları güvenilir biçimde çalışmadan önce, kuruluşun varlıklarını, süreçlerini, ilişkilerini ve risklerini anlayabilecekleri sağlam bir bağlama ihtiyaç duyuyor.
22 milyon dolarlık yatırım, bu tezi daha büyük ölçekte sınamak için şirkete kaynak sağlayacak. İlk aşamada küresel ticari yapı ve ABD varlığı büyütülecek; ardından siber güvenlikte test edilen veri temeli, daha geniş kurumsal risk kararlarına uygulanacak. Bu genişlemenin başarısı ise Prevalent AI’ın karmaşık müşteri verilerini yeni alanlar arasında ne kadar bağlantılı, güncel ve kullanılabilir tutabildiğine bağlı olacak.