Volodin ve diğer Rus yetkililer ayrıca Ermenistan'ın mevcut siyasi yörüngesi ile Ukrayna'nın Moskova'dan geçmiş kopuşu arasında benzerlikler kurarak, bu yolun Ermenistan'ın istikrarına ve Rusya ile ilişkilerine zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Bu ifadeler, seçim öncesi hassas dönemde Ermeni seçmenlere ve elitlere yönelik siyasi bir mesaj olarak geniş yankı buldu.
Anlaşmazlığın merkezinde Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile daha yakın entegrasyona olan artan ilgisi yer alıyor. Rus liderler, Ermenistan'ın AB entegrasyonu ile 2015'te katıldığı Moskova liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliğini birleştiremeyeceği konusunda defalarca uyarıda bulundu.
Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, iki gümrük sisteminin uyumsuz olması nedeniyle bir ülkenin aynı anda hem AB hem de AEB üyesi olmasının "tanımı gereği imkansız" olduğunu belirtti.
Rus yetkililer ayrıca Ermenistan'ın AB yolunda devam etmesi halinde ciddi ekonomik sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Bunlar arasında Rusya pazarına gümrüksüz erişimin kaybı, Rus enerjisi için daha yüksek fiyatlar ödenmesi ve azalan ticaret veya yatırım akışları yer alıyor.
Bazı Rus politika yapıcılar, Ermenistan'ın nihayetinde AB'ye yönelmesi halinde ulaşım bağlantılarında aksamalar veya ekonomik işbirliğinin sekteye uğraması gibi daha geniş kapsamlı yansımalar olabileceğini bile ima etti.
Siyasi mesajların yanı sıra Rusya, Ermeni ihracatını doğrudan etkileyen adımlar attı.
Rus düzenleyiciler bu önlemleri teknik veya güvenlikle ilgili kararlar olarak sunsa da, bunlar daha geniş bir diplomatik anlaşmazlık sırasında geldi ve yaygın olarak Erivan'a yönelik daha geniş bir ekonomik baskının parçası olarak görüldü.
Bu tür ticari eylemler önemlidir çünkü Ermenistan ekonomisi Rusya'ya yakından bağlı olmaya devam etmektedir. Rusya pazarları, enerji kaynakları ve işçi dövizleri ülkenin ekonomik istikrarında önemli bir rol oynamaktadır.
Rusya'nın baskısının zamanlaması da önemli: Ermenistan parlamento seçimlerine sadece haftalar kala gerçekleşiyor. Analistler ve araştırmacılar, Ermenistan'ın aynı zamanda oylama öncesinde kamuoyunu şekillendirmeyi amaçlayan büyük bir Kremlin yanlısı dezenformasyon kampanyasının hedefi olduğunu bildiriyor.
Araştırmacılar, sosyal medyada dolaşan, Ermenistan'ın Batı yanlısı hükümetini olumsuz gösteren ve siyasi bölünmeleri körükleyen yüzlerce uydurma veya manipüle edilmiş çevrimiçi video ve anlatı belgeledi.
Aynı zamanda Rus liderler, Rusya yanlısı siyasi güçlerin seçime katılabilmesi ve rekabet edebilmesi için umutlarını kamuoyu önünde dile getirdi.
Gerilimler, Güney Kafkasya'da daha derin bir jeopolitik kaymayı yansıtıyor. Ermenistan, Avrupa kurumları ve Batılı ortaklarla daha yakın bağlar kurma arayışını giderek artırırken, Rusya da bölgedeki uzun süredir devam eden nüfuzunu korumaya çalışıyor.
Moskova için Ermenistan'ın potansiyel Batı'ya yönelmesi, Rusya'nın tarihsel olarak baskın güç olduğu bir bölgede stratejik bir kaybı temsil ediyor. Erivan için ise Moskova ile ilişkiler gerginleştikçe ortaklıkları çeşitlendirmek daha cazip hale geliyor.
Bu nedenle 7 Haziran seçimlerine kalan haftalar, yalnızca bir iç siyasi yarıştan daha fazlasını temsil ediyor; aynı zamanda Ermenistan'ın Avrupa ile daha yakın bir ilişkiye doğru ilerlemeye devam edip etmeyeceğinin veya sıkı bir şekilde Rusya'nın jeopolitik yörüngesinde kalıp kalmayacağının bir testi niteliğinde.