Gana’dan gelen iddialar da benzer bir tablo çiziyor. Gana’nın başkenti Akra’daki ABD Büyükelçiliği’nde görüşmeye giren 150 kişilik bir taraftar grubundan yalnızca üç kişinin vize aldığı, bunun da yaklaşık yüzde 2’lik bir onay oranına denk geldiği öne sürüldü. Başvuranların maç biletleri, otel rezervasyonları ve maddi yeterlilik belgelerini sunduğu iddia edildi. Ganalı vatandaşlara yönelik toplam ret sayısının 400’ü aştığı da raporlandı.
Ancak bu konuda resmi bir karşı açıklama da var. Gana Spor ve Rekreasyon Bakanı Kofi Iddie Adams, organize taraftar gruplarına yönelik “toplu vize reddi” haberlerini yalanladı ve bakanlık tarafından koordine edilen taraftarların henüz ABD Büyükelçiliği’ndeki görüşmelere girmediğini söyledi. Bu nedenle Gana’ya ilişkin rakamlar, farklı kaynakların çelişen açıklamaları eşliğinde değerlendirilmelidir.
ABD yönetiminin aralık ayında yayımladığı bildiri, vize kısıtlaması uygulanan ülke sayısını 39’a çıkardı. Listede Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan Haiti, İran, Fildişi Sahili ve Senegal de bulunuyor. Bildiride sporcular, antrenörler, zorunlu destek personeli ve yakın aile üyeleri için istisna yer alsa da bu düzenleme, sıradan taraftarları otomatik olarak kapsamıyor.
Ayrı bir kararla 75 ülkeden göçmen vizesi işlemlerinin askıya alındığı bildirildi. Bu listede Dünya Kupası’na katılacak Brezilya, Kolombiya, Mısır, Gana, Ürdün, Fas, Tunus ve Uruguay da yer alıyor. Söz konusu askıya alma doğrudan turist vizelerini kapsamıyor; ancak konsolosluklardaki işlem yoğunluğu, güvenlik incelemeleri ve genel belirsizlik, seyahat planlarını zorlaştırıyor.
Bazı ülkelerin vatandaşları ABD Vize Muafiyet Programı kapsamında 90 güne kadar vizesiz seyahat edebilirken, uygunluk listesi ülkeye göre değişiyor. FIFA bileti satın alan kişiler için öncelikli randevu planlaması sağlayan FIFA PASS sistemi de duyuruldu; ancak bu uygulama vize onayı veya ülkeye giriş garantisi anlamına gelmiyor.
Vize sorunları, ABD’deki konaklama sektörünün turnuvadan beklediği ekonomik canlanmayı da gölgeliyor. American Hotel & Lodging Association’ın (AHLA) nisan ayında yayımladığı araştırmaya göre, ABD’de maçlara ev sahipliği yapacak 11 kentin neredeyse yüzde 80’inde otel işletmecileri rezervasyonların ilk tahminlerin gerisinde kaldığını söylüyor.
Kansas City’de otellerin yüzde 85 ila 90’ı talebin büyük etkinliklerin olmadığı normal bir yaz döneminin bile altında seyrettiğini bildirdi. Philadelphia ve San Francisco’da ise otellerin yüzde 70’inden fazlası rezervasyonların beklenen hızda ilerlemediğini söyledi. ABD’deki ev sahibi kentler arasında en iyi performansı gösteren Miami’de bile otel sahiplerinin yüzde 45’i hedefin altında kalacaklarını öngörüyor.
AHLA, zayıf talebin nedenleri arasında FIFA’nın oda bloklarını iptal etmesini, uluslararası seyahat engellerini ve yükselen maliyetleri gösterdi. Ankete katılan otel işletmecilerinin yüzde 65 ila 70’i vize gecikmeleri ile jeopolitik gerilimlerin uluslararası ilgiyi “önemli ölçüde sınırladığını” belirtti.
Talep beklentilerin altında kalınca Atlanta, Dallas, Miami, Philadelphia ve San Francisco gibi kentlerde maç günlerine ait oda fiyatları 2026’nın başındaki seviyelere göre yaklaşık yüzde 30 geriledi.
Bu tablo, turnuva öncesi tahminlerle keskin bir tezat oluşturuyor. Tourism Economics daha önce ABD’de 6,4 milyar dolarlık turist harcaması ve stadyumlarda 6,5 milyondan fazla toplam seyirci öngörmüştü. Ancak rezervasyon eğilimleri nedeniyle bu tahminlerin gerçekleşmesi artık daha zor görülüyor. Daha sonraki tahminlerde, turnuva süresince ABD’ye gelecek uluslararası ziyaretçi sayısının yaklaşık 1,24 milyonla sınırlı kalabileceği belirtildi.
Vize krizinin en siyasi boyutu İran Milli Takımı çevresinde yaşanıyor. İranlı futbolcuların ABD vizelerinin onaylandığı ve takımın grup maçlarına katılabileceği bildirildi. İran’ın grup aşamasındaki üç maçının da ABD’de oynanacak olması nedeniyle bu onaylar, takımın turnuvaya katılımı açısından kritik önem taşıyor.
Buna karşın yöneticiler, federasyon yetkilileri ve teknik ekibin önemli bir bölümünün vizeleri turnuvaya kısa süre kala reddedildi. İran devlet televizyonu, 15 delegasyon üyesinin ülkeye giriş izni alamadığını duyurdu. Vizesi reddedilenler arasında İran Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Hedayat Mombeini ile başkan yardımcısı Mehdi Mohammad Nabi’nin de bulunduğu belirtildi. Federasyon Başkanı Mehdi Taj’ın vize alıp almadığı ise netleşmedi.
İran Futbol Federasyonu kararları “sportmenlik dışı, tamamen siyasi ve uluslararası spor hukukuyla çelişen” bir müdahale olarak niteledi. İran’ın Türkiye’deki büyükelçiliği ise uygulamayı spora yönelik “siyasi önyargılı müdahalenin mümkün olan en kötü biçimi” diye tanımladı. Tahran, kısıtlamaların FIFA kurallarını ve ev sahibi ülkenin yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunarak konuyu FIFA’ya taşıyacağını açıkladı.
Taraftarların bilet sahibi olmalarına rağmen ülkeye girememe ihtimali ile İran heyetinin oyuncular ve destek ekibi arasında bölünmesi, FIFA’yı zor bir pozisyona sokuyor. Kurum, “maç biletinin ev sahibi ülkeye giriş garantisi olmadığını” vurgulasa da Dünya Kupası’na katılmak ile turnuvaya fiilen erişebilmek arasındaki farkı ortadan kaldırabilmiş değil.
Bu nedenle 2026 Dünya Kupası öncesindeki tartışma yalnızca kaç takımın sahaya çıkacağıyla ilgili değil. Taraftarların tribünlere ulaşabilmesi, ülkelerin resmi heyetlerini eksiksiz gönderebilmesi ve ev sahibi kentlerin beklediği ekonomik hareketliliği yakalayabilmesi de turnuvanın başarısının önemli göstergeleri olacak.
Gana’dan gelen iddialar da benzer bir tablo çiziyor. Gana’nın başkenti Akra’daki ABD Büyükelçiliği’nde görüşmeye giren 150 kişilik bir taraftar grubundan yalnızca üç kişinin vize aldığı, bunun da yaklaşık yüzde 2’lik bir onay oranına denk geldiği öne sürüldü. Başvuranların maç biletleri, otel rezervasyonları ve maddi yeterlilik belgelerini sunduğu iddia edildi. Ganalı vatandaşlara yönelik toplam ret sayısının 400’ü aştığı da raporlandı.
Ancak bu konuda resmi bir karşı açıklama da var. Gana Spor ve Rekreasyon Bakanı Kofi Iddie Adams, organize taraftar gruplarına yönelik “toplu vize reddi” haberlerini yalanladı ve bakanlık tarafından koordine edilen taraftarların henüz ABD Büyükelçiliği’ndeki görüşmelere girmediğini söyledi. Bu nedenle Gana’ya ilişkin rakamlar, farklı kaynakların çelişen açıklamaları eşliğinde değerlendirilmelidir.
ABD yönetiminin aralık ayında yayımladığı bildiri, vize kısıtlaması uygulanan ülke sayısını 39’a çıkardı. Listede Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan Haiti, İran, Fildişi Sahili ve Senegal de bulunuyor. Bildiride sporcular, antrenörler, zorunlu destek personeli ve yakın aile üyeleri için istisna yer alsa da bu düzenleme, sıradan taraftarları otomatik olarak kapsamıyor.
Ayrı bir kararla 75 ülkeden göçmen vizesi işlemlerinin askıya alındığı bildirildi. Bu listede Dünya Kupası’na katılacak Brezilya, Kolombiya, Mısır, Gana, Ürdün, Fas, Tunus ve Uruguay da yer alıyor. Söz konusu askıya alma doğrudan turist vizelerini kapsamıyor; ancak konsolosluklardaki işlem yoğunluğu, güvenlik incelemeleri ve genel belirsizlik, seyahat planlarını zorlaştırıyor.
Bazı ülkelerin vatandaşları ABD Vize Muafiyet Programı kapsamında 90 güne kadar vizesiz seyahat edebilirken, uygunluk listesi ülkeye göre değişiyor. FIFA bileti satın alan kişiler için öncelikli randevu planlaması sağlayan FIFA PASS sistemi de duyuruldu; ancak bu uygulama vize onayı veya ülkeye giriş garantisi anlamına gelmiyor.
Vize sorunları, ABD’deki konaklama sektörünün turnuvadan beklediği ekonomik canlanmayı da gölgeliyor. American Hotel & Lodging Association’ın (AHLA) nisan ayında yayımladığı araştırmaya göre, ABD’de maçlara ev sahipliği yapacak 11 kentin neredeyse yüzde 80’inde otel işletmecileri rezervasyonların ilk tahminlerin gerisinde kaldığını söylüyor.
Kansas City’de otellerin yüzde 85 ila 90’ı talebin büyük etkinliklerin olmadığı normal bir yaz döneminin bile altında seyrettiğini bildirdi. Philadelphia ve San Francisco’da ise otellerin yüzde 70’inden fazlası rezervasyonların beklenen hızda ilerlemediğini söyledi. ABD’deki ev sahibi kentler arasında en iyi performansı gösteren Miami’de bile otel sahiplerinin yüzde 45’i hedefin altında kalacaklarını öngörüyor.
AHLA, zayıf talebin nedenleri arasında FIFA’nın oda bloklarını iptal etmesini, uluslararası seyahat engellerini ve yükselen maliyetleri gösterdi. Ankete katılan otel işletmecilerinin yüzde 65 ila 70’i vize gecikmeleri ile jeopolitik gerilimlerin uluslararası ilgiyi “önemli ölçüde sınırladığını” belirtti.
Talep beklentilerin altında kalınca Atlanta, Dallas, Miami, Philadelphia ve San Francisco gibi kentlerde maç günlerine ait oda fiyatları 2026’nın başındaki seviyelere göre yaklaşık yüzde 30 geriledi.
Bu tablo, turnuva öncesi tahminlerle keskin bir tezat oluşturuyor. Tourism Economics daha önce ABD’de 6,4 milyar dolarlık turist harcaması ve stadyumlarda 6,5 milyondan fazla toplam seyirci öngörmüştü. Ancak rezervasyon eğilimleri nedeniyle bu tahminlerin gerçekleşmesi artık daha zor görülüyor. Daha sonraki tahminlerde, turnuva süresince ABD’ye gelecek uluslararası ziyaretçi sayısının yaklaşık 1,24 milyonla sınırlı kalabileceği belirtildi.
Vize krizinin en siyasi boyutu İran Milli Takımı çevresinde yaşanıyor. İranlı futbolcuların ABD vizelerinin onaylandığı ve takımın grup maçlarına katılabileceği bildirildi. İran’ın grup aşamasındaki üç maçının da ABD’de oynanacak olması nedeniyle bu onaylar, takımın turnuvaya katılımı açısından kritik önem taşıyor.
Buna karşın yöneticiler, federasyon yetkilileri ve teknik ekibin önemli bir bölümünün vizeleri turnuvaya kısa süre kala reddedildi. İran devlet televizyonu, 15 delegasyon üyesinin ülkeye giriş izni alamadığını duyurdu. Vizesi reddedilenler arasında İran Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Hedayat Mombeini ile başkan yardımcısı Mehdi Mohammad Nabi’nin de bulunduğu belirtildi. Federasyon Başkanı Mehdi Taj’ın vize alıp almadığı ise netleşmedi.
İran Futbol Federasyonu kararları “sportmenlik dışı, tamamen siyasi ve uluslararası spor hukukuyla çelişen” bir müdahale olarak niteledi. İran’ın Türkiye’deki büyükelçiliği ise uygulamayı spora yönelik “siyasi önyargılı müdahalenin mümkün olan en kötü biçimi” diye tanımladı. Tahran, kısıtlamaların FIFA kurallarını ve ev sahibi ülkenin yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunarak konuyu FIFA’ya taşıyacağını açıkladı.
Taraftarların bilet sahibi olmalarına rağmen ülkeye girememe ihtimali ile İran heyetinin oyuncular ve destek ekibi arasında bölünmesi, FIFA’yı zor bir pozisyona sokuyor. Kurum, “maç biletinin ev sahibi ülkeye giriş garantisi olmadığını” vurgulasa da Dünya Kupası’na katılmak ile turnuvaya fiilen erişebilmek arasındaki farkı ortadan kaldırabilmiş değil.
Bu nedenle 2026 Dünya Kupası öncesindeki tartışma yalnızca kaç takımın sahaya çıkacağıyla ilgili değil. Taraftarların tribünlere ulaşabilmesi, ülkelerin resmi heyetlerini eksiksiz gönderebilmesi ve ev sahibi kentlerin beklediği ekonomik hareketliliği yakalayabilmesi de turnuvanın başarısının önemli göstergeleri olacak.