Bu masum görünen sembolün aslında ikinci ve karanlık bir yüzü var. Genellikle oyunlarda veya "her şey yolunda" demek için kullanılsa da, 2019 yılında ABD merkezli Ayrımcılıkla Mücadele Ligi (ADL), bu işareti aşırı sağ ve beyaz üstünlükçü gruplar tarafından sahiplenildiği gerekçesiyle "nefret sembolü" listesine eklemişti .
Yayındaki bu kare, FIFA ile turnuva boyunca ayrımcı davranışları izlemek ve raporlamak için iş birliği yapan Fare Network'ün anında ve sert bir tepki göstermesine yol açtı. Kuruluş, Evans'ın yaptığı hareketi bir neo-Nazi ve beyaz üstünlükçü sembolü olarak nitelendirerek, FIFA'ya acil çağrıda bulundu: "Bu hakem Dünya Kupası'nda görev almaya devam edemez" .
Dünya futbolunun patronu hiç vakit kaybetmeden harekete geçti. Bağımsız Disiplin Komitesi, ertesi gün olayla ilgili resmi bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın merkezinde, bu el hareketinin FIFA Disiplin Talimatı'nın ihlali anlamına gelip gelmediği sorusu vardı.
15 Haziran 2026'da FIFA, merakla beklenen kararını duyurdu. Komite, Shaun Evans'ın kasıtlı olarak ırkçı bir el işareti yaptığına veya herhangi bir davranış kuralını çiğnediğine dair "hiçbir kanıt" bulamadı . FIFA, hareketin bilinçli bir mesaj olmadığı yönündeki açıklamayı kabul etti.
FIFA'nın Evans adına yayımladığı basın bildirisinde, Avustralyalı hakem hareketi "istemsiz, bilinçaltı bir refleks" olarak tanımladı ve bunu yaptığının tamamen farkında olmadığını belirtti . Bu savunma FIFA için yeterli oldu ve kurum, Evans'ın turnuvadaki görevine devam edeceğini resmen açıklayarak hakkındaki tüm şaibeleri ortadan kaldırdı .
Almanya'nın Curaçao karşısında 7-1'lik farklı bir galibiyet aldığı maçın kendisi, sonraki 24 saat boyunca dünya spor basınının manşetlerini süsleyen bu büyük tartışmanın gölgesinde kalmıştı . Dava, herhangi bir ceza verilmeden kapatıldı ve Shaun Evans, dünyanın en büyük spor organizasyonunun kamera arkasındaki kritik görevine geri döndü.
Bu masum görünen sembolün aslında ikinci ve karanlık bir yüzü var. Genellikle oyunlarda veya "her şey yolunda" demek için kullanılsa da, 2019 yılında ABD merkezli Ayrımcılıkla Mücadele Ligi (ADL), bu işareti aşırı sağ ve beyaz üstünlükçü gruplar tarafından sahiplenildiği gerekçesiyle "nefret sembolü" listesine eklemişti .
Yayındaki bu kare, FIFA ile turnuva boyunca ayrımcı davranışları izlemek ve raporlamak için iş birliği yapan Fare Network'ün anında ve sert bir tepki göstermesine yol açtı. Kuruluş, Evans'ın yaptığı hareketi bir neo-Nazi ve beyaz üstünlükçü sembolü olarak nitelendirerek, FIFA'ya acil çağrıda bulundu: "Bu hakem Dünya Kupası'nda görev almaya devam edemez" .
Dünya futbolunun patronu hiç vakit kaybetmeden harekete geçti. Bağımsız Disiplin Komitesi, ertesi gün olayla ilgili resmi bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın merkezinde, bu el hareketinin FIFA Disiplin Talimatı'nın ihlali anlamına gelip gelmediği sorusu vardı.
15 Haziran 2026'da FIFA, merakla beklenen kararını duyurdu. Komite, Shaun Evans'ın kasıtlı olarak ırkçı bir el işareti yaptığına veya herhangi bir davranış kuralını çiğnediğine dair "hiçbir kanıt" bulamadı . FIFA, hareketin bilinçli bir mesaj olmadığı yönündeki açıklamayı kabul etti.
FIFA'nın Evans adına yayımladığı basın bildirisinde, Avustralyalı hakem hareketi "istemsiz, bilinçaltı bir refleks" olarak tanımladı ve bunu yaptığının tamamen farkında olmadığını belirtti . Bu savunma FIFA için yeterli oldu ve kurum, Evans'ın turnuvadaki görevine devam edeceğini resmen açıklayarak hakkındaki tüm şaibeleri ortadan kaldırdı .
Almanya'nın Curaçao karşısında 7-1'lik farklı bir galibiyet aldığı maçın kendisi, sonraki 24 saat boyunca dünya spor basınının manşetlerini süsleyen bu büyük tartışmanın gölgesinde kalmıştı . Dava, herhangi bir ceza verilmeden kapatıldı ve Shaun Evans, dünyanın en büyük spor organizasyonunun kamera arkasındaki kritik görevine geri döndü.