Piyasanın tepkisi, açıklanan gelirin zayıf olmasından çok TSMC’nin değerlemesine bağlanan büyüme beklentileriyle ilgiliydi. Yatırımcılar yapay zekâ kaynaklı genişlemenin yıllarca süreceğini zaten öngörüyorsa, güçlü sonuçlar mevcut hikâyeyi doğrulayan gelişmeler olarak görülebilir; ancak hisseyi daha yüksek bir çarpanla almak için yeterli olmayabilir.
Bu durum TSMC hisseleri için çıtayı yükseltiyor. Şirketin yalnızca talep, fiyatlandırma, kapasite kullanımı ve kâr marjlarında beklentileri karşılaması artık yeterli olmayabilir; daha fazla yükseliş için bu alanlarda tahminleri aşması gerekebilir. TSMC’nin ikinci çeyrek kârı %77,4 artmasına rağmen hisselerde benzer bir düşüş yaşanması da şirket performansıyla yatırımcı beklentileri arasındaki farkı ortaya koymuştu.
Mevcut haber akışı, düşüşün yarı iletken sektöründeki genel endişeler ve yüksek yapay zekâ değerlemelerinin yeniden sorgulanmasıyla aynı döneme denk geldiğini belirtiyor. Dolayısıyla görünürdeki çelişkinin nedeni şu: TSMC’nin temelleri güçlü kalırken, yüksek değerlemelere sahip çip şirketlerine yönelik piyasa iştahı zayıfladı.
Bank of America ise kısa vadeli piyasa tepkisinden ziyade TSMC’nin uzun vadeli görünümüne odaklandı. Banka, hedef fiyatını 490 dolardan 590 dolara yükseltti ve “Al” tavsiyesini korudu.
Bu iyimser görüşün merkezinde TSMC’nin Arizona operasyonlarının beklenenden daha kârlı bir şekilde büyümesi var. Bank of America, Arizona tesislerinin ikinci çeyrekte 45 milyar Yeni Tayvan doları satış ürettiğini tahmin ediyor. Bu rakam yıllık bazda %145, çeyreklik bazda ise %17 artış anlamına geliyor ve TSMC’nin toplam gelirinin yaklaşık %4’ünü oluşturuyor.
Banka ayrıca, devlet teşvikleri hariç tutulduğunda Arizona operasyonunun ikinci çeyrekte %38 net kâr marjına ulaştığını tahmin ediyor. Bu, aktarılan analizde 2025 için belirtilen oldukça negatif marjlardan önemli bir iyileşmeye işaret ediyor.
Bu toparlanma kalıcı olursa, yurt dışındaki üretim tesisleri TSMC’nin kârlılığı üzerinde piyasanın daha önce korktuğu kadar büyük bir yük oluşturmayabilir. Böylece ABD’deki genişleme yalnızca stratejik bir yatırım olmaktan çıkıp, üretim ve kapasite kullanımı arttıkça potansiyel bir kâr katalizörüne dönüşebilir.
Diğer aracı kurumlar da TSMC için olumlu görüşlerini korudu veya hedef fiyatlarını yükseltti. Needham hedef fiyatını 480 dolardan 530 dolara çıkarırken “Al” tavsiyesini sürdürdü. DA Davidson da hedefini 450 dolardan 500 dolara yükseltti ve “Al” tavsiyesini korudu.
Kaynaklardan birinde analist konsensüsü 524,25 dolar olarak verilirken, diğer veri sağlayıcıları farklı ortalamalar açıkladı. Zacks’in ortalaması 503,15 dolar, Investing.com’un ortalaması ise 547,09 dolar olarak yer aldı. Bu farklar; analist sayısı, verilerin yayımlandığı tarih ve hesaplama yöntemlerinin değişmesinden kaynaklanabilir. Bu nedenle hedef fiyatlar, şirketin gerçek değerinin kanıtı değil, geleceğe yönelik tahminler olarak değerlendirilmelidir.
TSMC için iyimser senaryo, yapay zekâ destekli çip talebinin güçlü kalması, kârın hızlı büyümeyi sürdürmesi ve Arizona tesislerinin iyileşen ekonomisinin yurt dışı yatırımların kârlılık üzerindeki baskısını azaltması üzerine kurulu. Temmuz gelirleri, şirketin mevcut operasyonel ivmesine dair güçlü kanıt sunuyor.
Temkinli senaryo ise güçlü bir şirketin otomatik olarak ucuz bir hisse anlamına gelmediğini hatırlatıyor. Yapay zekâ talebi TSMC’nin değerleme hikâyesinin merkezinde yer aldığı için, gelecekteki sonuçların ek çarpan artışını destekleyebilmesi adına yüksek tahminleri tekrar tekrar aşması gerekebilir.
Yatırımcılar açısından çıkarılacak sonuç, TSMC’nin temmuz raporunun zayıf olduğu değil; rapor kesinlikle zayıf değildi. Asıl soru, gelecekteki gelir, marj ve yurt dışı tesis performansının hisse fiyatının şimdiden varsaydığı seviyenin üzerine çıkıp çıkamayacağı.