Birleşmiş Milletler (BM) saldırıyı endişeyle takip ettiğini ve çocuklar da dahil olmak üzere ölü ve yaralılar olduğunu doğruladı, ancak bölgenin Rus işgali altında olması ve uluslararası gözlemcilerin erişimine kapalı olması nedeniyle ayrıntıları bağımsız olarak teyit edemediğini vurguladı .
Saldırıyla ilgili temel anlaşmazlık, hedefin sivil bir tesis mi yoksa askeri bir nokta mı olduğu noktasında düğümleniyor.
Rusya'nın İddiası: Moskova ve Rusya yanlısı yetkililer, Ukrayna'nın bir öğrenci yurdunu ve okul binalarını kasten hedef aldığını öne sürdü. Rus liderler olayı sivillere yönelik bir saldırı olarak nitelendirerek uluslararası kınama çağrısı yaptı .
Ukrayna'nın İddiası: Ukraynalı yetkililer ise sivil bir yurdu hedef aldıklarını reddetti. BM kaynaklarında belirtildiği üzere Kiev, saldırının bölgede faaliyet gösteren bir Rus askeri drone komuta karargahına yönelik olduğunu söyledi .
Bağımsız araştırmacılar bölgeye erişemediği için, her iki tarafın iddiası da uluslararası kuruluşlar tarafından kesin olarak doğrulanamadı. BM, saldırının ayrıntılarını bağımsız olarak teyit etme kabiliyetinin olmadığını yineledi .
Rusya, olayın ardından BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı ve saldırıyı sivillere karşı bir savaş suçu olarak nitelendirdi .
Toplantıda büyük güçler, hem saldırı hem de savaşın genel gidişatı konusunda birbirinden keskin çizgilerle ayrılan yorumlar yaptı.
Rusya: Rus diplomatlar saldırıyı "canavarca" bir eylem olarak kınadı ve Ukrayna'nın, içinde çocuk ve öğrenci bulunan sivil tesisleri kasten hedef aldığını savundu .
Birleşik Krallık: İngiltere, özellikle çocukların ölümü olmak üzere her sivil kaybının üzücü olduğunu, ancak savaşın genel sorumluluğunun Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline ait olduğunu belirtti. İngiliz diplomatlar, Rusya'nın gerçekten sivilleri korumak istiyorsa ateşkesi kabul etmesi veya savaşı sonlandırması gerektiğini söyledi .
Amerika Birleşik Devletleri: ABD temsilcileri, yaşanan yıkım ve can kaybının bir an önce durması gerektiğini vurgulayarak, savaşın müzakere edilmiş bir şekilde sona ermesine yönelik derhal ve kapsamlı bir ateşkes çağrısını yineledi .
Çin: Çin, özellikle öğrenciler arasındaki kayıplar konusunda derin endişe duyduğunu ifade ederek, çatışmanın devam ettiği bu süreçte itidal çağrısında bulundu ve sivil acıyı azaltma çabalarına destek verdi .
Starobilsk olayı, savaşın insani sonuçlarını bir kez daha gözler önüne seren bir başka olaydan sadece günler sonra meydana geldi.
20 Mayıs'ta, Ukrayna'nın Dnipro kentine düzenlenen bir Rus füze saldırısı, BM Mülteci Ajansı'na (UNHCR) ait bir depoyu vurdu. Saldırıda en az iki kişi hayatını kaybederken, 1 milyon doların üzerinde değere sahip yaklaşık 900 palet insani yardım malzemesi kullanılamaz hale geldi .
Depoda, cephe hattındaki bölgelerde yaşayan yerinden edilmiş siviller için hazırlanmış uyku matları ve hijyen kitleri gibi acil barınma malzemeleri bulunuyordu. Deponun yok olması, çatışmalardan etkilenen binlerce kişiye yardım ulaştırılmasını engelledi .
Starobilsk ve Dnipro saldırıları, savaşın insani bedelinin nasıl da artarak devam ettiğini gösteriyor.
BM yetkilileri, savaşın şimdiden on binlerce sivil kaybına ve sivil altyapıda yaygın hasara yol açtığını belirtiyor. Son yıllarda okullar, konutlar ve insani yardım tesisleri defalarca hedef alındı .
Dördüncü yılına giren savaş, eğitim, barınma ve insani yardım gibi temel ihtiyaçlarla ilişkilendirilen yerlerin bile şiddetin hedefi haline geldiğini gösteriyor. Bu durum, sahadaki olaylarla ilgili bağımsız doğrulamanın sınırlı olduğu ve sıklıkla birbirine zıt anlatıların ortaya çıktığı bir ortamda yaşanıyor .