Olay, 2022’de Ukrayna hava savunmasına ait başıboş bir füzenin Przewodów’da iki kişinin ölümüne yol açmasından bu yana Rusya’ya ait bir füzenin NATO üyesi bir ülkenin topraklarına düştüğü ilk vaka oldu. NATO, bir Rus füzesinin üye ülke topraklarına isabet ettiğini doğruladı ve Polonya’yı savunmak için “gerekli tüm önlemleri” alacağını bildirdi .
Tusk, gelişmeler üzerine acil bir toplantı düzenledi ve Avrupa Birliği ile ABD liderleriyle görüştü . Füzenin yerleşim olmayan bir bölgeye düşmesi can kaybını önledi; ancak olay, Rusya-Ukrayna savaşının NATO topraklarına taşma riskini yeniden gündeme getirdi.
Füze olayından birkaç saat sonra, Sovyet döneminden kalma kısa dalga istasyonu UVB-76 olağan yayın düzenini bozdu. “The Buzzer” ya da Türkçede yaygın biçimde kullanılan adıyla “Kıyamet Radyosu” olarak bilinen istasyon, onlarca yıldır 4625 kHz frekansında neredeyse kesintisiz, tekdüze bir vızıltı yayımlıyor .
Ancak 30 Temmuz öğleden sonra bu vızıltı kesildi ve yerine bir dizi gizemli sesli mesaj geldi. UVB-76 Logs adlı izleme kanalına göre yayınlar Moskova saatiyle 12.20’de başladı ve en az sekiz kod sözcüğü duyuldu . Farklı takip kaynaklarında dokuz veya daha fazla ayrı mesaj kaydedildi .
Yayında duyulduğu bildirilen ifadeler arasında şunlar vardı:
Bu kelimelerin tek başına anlamlı bir cümle oluşturmaması şaşırtıcı değil. UVB-76 yayınlarında genellikle Rusça kelimeler, çağrı işaretleri, harfler ve sayılardan oluşan standartlaştırılmış mesaj biçimleri kullanılıyor.
İstasyonun gerçek işlevi Rus makamlarınca kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmış değil. Buna rağmen istihbarat analistleri, radyo izleme grupları ve Batılı savunma uzmanları UVB-76’yı Rus ordusunun askeri komuta-kontrol iletişim ağının bir parçası olarak değerlendiriyor. Priyom.org gibi izleme kaynakları istasyonun Rusya’nın Batı Askeri Bölgesi’ne hizmet eden bir ağ olduğunu belirtiyor .
Uzmanların üzerinde en çok uzlaştığı noktalar şöyle:
Yayınların Polonya’ya füze düşmesinden yalnızca birkaç saat sonra gelmesi, zamanlamayı özellikle dikkat çekici hale getirdi. Bu durum; bir hazırlık tatbikatı, sistem kontrolü veya NATO ile artan gerilime yönelik kasıtlı bir sinyal olabileceği yönünde spekülasyonlara yol açtı. Yine de mevcut açık kaynaklar, mesajların doğrudan füze olayıyla bağlantılı olduğunu kanıtlamıyor.
29-30 Temmuz gecesindeki Rus saldırısı, savaşın en yoğun hava bombardımanlarından biri oldu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın 70’ten fazla füze ve yaklaşık 280 drone fırlattığını söyledi .
Can kaybına ilişkin rakamlar kaynaklara göre değişiyor:
Saldırılar özellikle Dnipropetrovsk ve Lviv bölgeleriyle Kiev’i hedef aldı. Ukrayna Hava Kuvvetleri ayrıca temmuz ayının, Rusya’nın balistik füze kullanımı açısından rekor ay olduğunu açıkladı .
Rusya, 30 Temmuz’un ilk saatlerinde Kiev’e de balistik füzelerle saldırdı. Yerel saatle yaklaşık 01.18’de başkent genelinde çok sayıda patlama duyuldu; Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko halka sığınaklara gitme çağrısı yaptı . Kiev’de en az bir kişi hayatını kaybetti .
Gerilim ertesi gün Baltık Denizi’ne de yansıdı. Polonya Hava Kuvvetleri, 31 Temmuz’da Kołobrzeg’in yaklaşık 40 kilometre kuzeyinde uçan Rus Il-20 elektronik istihbarat uçağını karşılamak üzere iki F-16 kaldırdı . Uçak uçuş planı olmadan ve transponderi kapalı halde ilerliyordu . Ancak uluslararası hava sahasında kaldı ve Polonya hava sahasına girmedi . Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz operasyonu “bir başka başarılı önleme” olarak nitelendirdi .
Bu olaylar zinciri, tek bir füze kazasından daha geniş bir askeri tabloya işaret ediyor: Ukrayna’ya yönelik rekor yoğunluktaki Rus bombardımanı, füzenin NATO hava sahasına girmesi, UVB-76’nın alışılmadık yayınları ve hemen ertesi gün Rus keşif uçağına karşı F-16’ların kaldırılması, NATO’nun doğu kanadındaki hava güvenliği baskısının arttığını gösteriyor. Ancak UVB-76 mesajlarının doğrudan Polonya’daki füze olayıyla bağlantılı olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmuyor.