Akademik tarafta ise National AI Research Lab adlı araştırma konsorsiyumuyla iş birliği duyuruldu. Konsorsiyumda KAIST, Korea University, Yonsei University ve POSTECH gibi kurumlar bulunuyor .
Bu yapı, Anthropic’in yalnızca Claude ürünlerini Kore’de yaygınlaştırmayı değil, aynı zamanda yerel şirketler, araştırmacılar ve kamu kurumlarıyla kalıcı bir çalışma ağı kurmayı hedeflediğine işaret ediyor .
Duyurunun merkezinde, Güney Kore Bilim ve BİT Bakanlığı (MSIT) ile imzalanan bir mutabakat zaptı (MOU) vardı . Anlaşma, kamu sektöründe yapay zekânın güvenli ve sorumlu kullanımını desteklemeyi amaçlıyor.
Mutabakat kapsamında, Elektronik ve Telekomünikasyon Araştırma Enstitüsü (ETRI) bünyesindeki Yapay Zekâ Güvenliği Enstitüsü (AISI) ile Anthropic’in model güvenliği konusunda iş birliği yapması planlandı . Çalışmalar arasında modellerin Korece güvenlik değerlendirmelerinden geçirilmesi de bulunuyor
.
Siber güvenlik alanında ise MSIT ile Anthropic’in yapay zekâ sistemlerindeki zafiyetleri birlikte belirlemesi ve siber tehditler hakkındaki uzmanlık ile bilgileri hızla paylaşması öngörülüyor .
Güney Kore’nin Anthropic teknolojilerine ilgisi, Seul ofisinin açılışından önce de somutlaşmıştı. Bakanlık, 3 Haziran 2026’da Kore İnternet ve Güvenlik Ajansı’nın (KISA), büyük Güney Koreli şirketlerle birlikte yürütülen Project Glasswing aracılığıyla Anthropic’in siber güvenlik modeli Mythos’a erişim sağladığını açıklamıştı . Böylece ülke, kamuya açık Seul duyurusundan önce ileri düzey güvenlik araçlarından birine erişmiş oldu
.
Seul ofisinin açılışından yalnızca beş gün önce, 12 Haziran’da ABD Ticaret Bakanlığı Anthropic’e kapsamı son derece geniş bir talimat gönderdi. Talimat, şirketin en gelişmiş iki modeli olan Claude Fable 5 ve Claude Mythos 5’e, ABD içinde veya dışında bulunan tüm yabancı uyrukluların erişiminin derhâl durdurulmasını emrediyordu . Kapsama Anthropic’in yabancı uyruklu çalışanları da dâhildi
.
Emir, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick tarafından imzalandı . Ticaret Bakanlığı, talimatın gerekçesi olarak ulusal güvenlik sonuçları doğurabileceği öne sürülen bir jailbreak vakasına atıfta bulundu
.
Anthropic, sistem düzeyinde her kullanıcının uyruğunu gerçek zamanlı ve güvenilir biçimde doğrulayamadığını belirtti. Bu nedenle yalnızca yabancı kullanıcıların erişimini kesmek yerine, uyum sağlamak için iki modeli dünya genelindeki tüm müşterilere kapatmak zorunda kaldı .
Şirket açıklamasında, emrin net etkisinin Fable 5 ve Mythos 5’i tüm müşteriler için aniden devre dışı bırakmak olduğunu söyledi . Anthropic, yaşananları bir “yanlış anlaşılma” olarak nitelendirdi ve erişimi mümkün olan en kısa sürede geri getirmek için çalıştığını açıkladı
. Diğer Anthropic modellerine erişimin ise etkilenmediği belirtildi
.
Bu kararın zamanlaması da dikkat çekiciydi: Fable 5, 9 Haziran’da kamuya sunulmuştu ve ihracat kontrolü emri modelin çıkışından yalnızca üç gün sonra geldi . Cloud Security Alliance, olayı ABD hükümetinin kullanıcı uyruğunu temel alarak ticari olarak kullanıma sunulmuş belirli bir yapay zekâ modeline erişimi doğrudan geri çektirdiği ilk örnek olarak tanımladı
.
Anthropic’in, hükümetin gerekçesine itiraz ettiği bildirildi. Şirket, söz konusu gösterimin modellerin genel olarak ele geçirildiğini kanıtlayan kapsamlı bir açık değil, dar kapsamlı bir örnek olduğunu savundu . Anthropic’e göre bu standardın tüm ileri düzey yapay zekâ modellerine genişletilmesi, bu sistemlerin kullanım alanlarında ciddi kısıtlamalara yol açabilirdi
.
Seul ofisinin açılması ile Fable 5 ve Mythos 5’in kapatılması arasında doğrudan bir nedensellik bulunmuyor. Seul genişlemesi, Güney Kore’nin yapay zekâ ortaklıklarını çeşitlendirme hedefi ve Anthropic’in bölgedeki ticari, akademik ve güvenlik bağlarını güçlendirme planı çerçevesinde uzun süredir hazırlanıyordu .
ABD’nin ihracat kontrolü emri ise ayrı bir ulusal güvenlik hamlesiydi . Ancak iki olayın aynı hafta yaşanması, ortaya oldukça çelişkili bir tablo çıkardı:
Bu beş günlük dönem, ileri düzey yapay zekâ şirketlerinin karşı karşıya olduğu temel sorunu özetliyor: Küresel ortaklıklar ve ticari büyüme hedefleri, ülkelerin hızla değişen ulusal güvenlik kurallarıyla aynı zeminde yürümek zorunda.
Güney Kore, yapay zekâ güvenliği konusunda doğrudan iş birliği kuran ve Project Glasswing aracılığıyla ileri düzey güvenlik araçlarına erişim sağlayan proaktif bir ortaklık modeli ortaya koydu . ABD’nin tek taraflı ihracat kontrolü ise bu tür küresel iş birliklerinin, model erişimi konusunda ne kadar kırılgan olabileceğini gösterdi.
Anthropic açısından Seul ofisi küresel büyüme stratejisinin bir parçası olmaya devam ediyor. Fakat Fable 5 ve Mythos 5 kararı, ileri düzey yapay zekânın artık yalnızca şirketlerin ürün ve güvenlik politikalarıyla değil, kullanıcıların uyruğunu dahi dikkate alan ulusal güvenlik kontrolleriyle de şekilleneceğini ortaya koydu.