Amazon, Alphabet, Meta, Nvidia, Oracle ve SpaceX’in de aralarında bulunduğu büyük şirketler, Temmuz 2026’nın ortasına kadar yatırım yapılabilir seviyedeki tahvillerde rekor 182 milyar dolarlık ihraç gerçekleştirdi . Yapay zekâyla bağlantılı borç satışlarının yılın tamamında 335 milyar dolara çıkması bekleniyor; bu, 2025’in iki katından fazla bir seviyeye işaret ediyor .
Bu tablo, yatırımcı talebinin sınırlarını test ediyor. Sektörde tahvil getirileri yükselirken, büyük teknoloji şirketleri üzerindeki CDS sözleşmelerinin net kavramsal tutarı 12,5 milyar dolarla rekor kırdı. Bu tutar, 2025’in ikinci çeyreğinden bu yana yüzde 500’lük artış anlamına geliyor ve hedge fonlarıyla kurumsal yatırımcıların temerrüt riskine karşı daha yoğun korunma aradığını gösteriyor .
Oracle, yapay zekâ yatırımlarının kredi piyasasında yarattığı baskının en görünür örneği konumunda. Şirketin beş yıllık CDS primi 24 Temmuz 2026’da 203 baz puana yükseldi. Başka bir ifadeyle, 10 milyon dolarlık Oracle borcunu temerrüde karşı sigortalamanın yıllık maliyeti yaklaşık 203 bin dolara çıktı .
Bu oran 2025 ortasındaki seviyenin dört katından fazla ve 2008 küresel finans krizinde görülen zirvenin üzerinde . Oracle’ın uzun vadeli tahvillerinde de satış görülmesi, şirketin yeni borçlanma maliyetlerini daha da yukarı çekiyor .
Piyasanın endişesini besleyen temel göstergeler şöyle:
Buradaki kritik çelişki şu: Oracle’ın yapay zekâ gelirleri hızlı büyüyor, ancak bu büyümenin finansmanı yatırımcıların nakit getirilerini yıllarca beklemesini gerektiren bir yapı oluşturuyor . Analistler, serbest nakit akışının en az 2028’e kadar ciddi biçimde negatif kalmasını ve toparlanmanın ancak 2030 civarında başlamasını bekliyor .
ABD’li bulut ve teknoloji devlerinin devasa veri merkezi yatırımlarının arkasındaki temel varsayım, pahalı altyapının yüksek fiyatlı yapay zekâ hizmetleriyle yeterli getiri sağlayacağı yönündeydi. Ancak DeepSeek, Alibaba’nın Qwen’i ve Moonshot gibi Çin menşeli modeller bu varsayımı fiyat üzerinden zorluyor.
ABD’deki geliştiricilerin kullandığı OpenRouter gibi platformlarda Çin menşeli modellerin kurumsal API token trafiğindeki payı yüzde 30 ila yüzde 46 arasına çıktı. Bu oran 2025’in ilk yarısında yalnızca yüzde 4,5’ti . Çin’in açık kaynak modelleri, benzer ABD alternatiflerine kıyasla çoğu durumda yüzde 60 ila yüzde 90 daha ucuz .
RAND Corporation’ın bir raporu da Çin modellerinin benzer ABD sistemlerine kıyasla yaklaşık altıda bir maliyetle çalışabildiğini ortaya koydu . Jefferies Küresel Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Chris Wood, ABD’nin yapay zekâ altyapısına aktardığı yüz milyarlarca doların “büyük ölçekli sermaye imhası” ile sonuçlanabileceği uyarısında bulundu. Wood’a göre daha ucuz Çin açık kaynak modelleri, ABD’deki yatırım dalgasının ekonomik temelini aşındırabilir .
The Economist, Reuters ve Bloomberg de Çin’in düşük maliyetli yapay zekâ modellerinin Silikon Vadisi’nin yatırım tezinde birinci derecede önemli bir endişeye dönüştüğünü ayrı ayrı aktardı . Model kullanım fiyatları düşmeye devam ederse, trilyonlarca dolarlık veri merkezi yatırımlarının beklenen ölçekte getiri üretmesi zorlaşabilir.
Apple, büyük yapay zekâ tahvil ihraçlarıyla öne çıkan şirketler arasında yer almıyor. Bunun temelinde stratejik bir fark bulunuyor: Şirket, yapay zekâ kullanımını öncelikle iPhone, iPad ve Mac gibi cihazlarda çalışan modeller üzerinden geliştirmeye odaklanıyor.
Cihaz üzerinde çalışan bu yaklaşım, büyük ölçekli bulut veri merkezleri kurmaya kıyasla daha düşük sermaye harcaması gerektiriyor ve işletme nakit akışıyla finanse edilebiliyor. Ayrıca Apple’ın modeli, Çinli rakiplerin baskı oluşturduğu emtia niteliğindeki çıkarım fiyatlarına aynı ölçüde bağımlı değil.
Bu stratejinin elbette uygulama ve ürün başarısı riski var. Ancak Apple, Oracle gibi şirketlerde görülen borçla finanse edilen bilanço baskısına aynı ölçüde maruz kalmıyor. Bu nedenle Apple’ın cihaz odaklı yaklaşımı, yapay zekâ benimsenmesine daha düşük finansal kaldıraç riskiyle maruz kalmanın bir örneği olarak öne çıkıyor.
| Katman | Piyasa sinyali | Olası anlamı |
|---|---|---|
| Sektör geneli | Tahvil ihracı hızla artıyor, CDS pozisyonları 2025’in ikinci çeyreğinden bu yana yüzde 500 yükseliyor | Getirisi henüz kanıtlanmamış bir yatırım döngüsü için tarihî ölçekte borçlanma |
| Oracle özelinde | CDS 203 baz puanı aşarak 2008 zirvesinin üzerine çıktı; borç 130 milyar dolar, serbest nakit akışı 23,7 milyar dolar negatif | Yapay zekâ patlamasının içinde belirgin bir kredi stresi vakası |
| Çin modelleri | Kurumsal API trafiğinin yüzde 46’sına kadar pay ve yüzde 60-90 daha düşük maliyet | ABD altyapısının fiyatlama avantajının zayıflama riski |
| Apple | Büyük yapay zekâ tahvil dalgasına katılmıyor; cihaz üzerinde çalışan modellere odaklanıyor | Daha düşük kaldıraç ve çıkarım fiyatlarının metalaşmasına daha sınırlı maruziyet |
Yapay zekâ bağlantılı borç ihracındaki sıçrama ile CDS korunmalarındaki artış birlikte okunduğunda, kredi piyasalarının önemli bir olasılığı fiyatladığı görülüyor: Bu altyapı döngüsünün getirileri, yatırımcıların beklediği seviyenin altında kalabilir.
Bu risk, özellikle Oracle gibi daha yüksek kaldıraç kullanan şirketlerde belirginleşiyor. Çinli modellerin kurumsal trafikte neredeyse yarıya varan paya ulaşması da sorunu büyütüyor. Oracle’ın tahvil ve CDS piyasası, geçici bir büyüme dönemi düzeltmesinden ziyade yapısal bir ödeme gücü endişesine işaret ediyor. Yapay zekâ heyecanı olmasaydı bu kredi göstergeleri, herhangi bir sektör için son derece alarm verici kabul edilebilirdi.