Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 24 Eylül’de Donald Trump’la Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede ABD’nin “Tayvan’ın bağımsızlığına karşı çıkma yönündeki doğru tutuma bağlı kalmasını” ve Tayvan meselesini ihtiyatla ele almasını istedi. Bu sözler Çin’in resmî haber ajansı Şinhua’nın aktardığı Şi’nin talebi; ABD’nin yeni bir politika ilan ettiği anlamına gelmiyor.
50
49
Neden tek bir sözcük önemli?
Washington’ın Tayvan’ın bağımsızlığını “desteklemediğini” söylemesi, bağımsızlığa onay vermediği anlamına gelir. Bağımsızlığa “karşı çıktığını” söylemesi ise daha ileri giderek açık bir karşı tutum ifade eder. Pekin daha önce de bu dil değişikliğini istemişti; görüşme öncesindeki haberlerde bunun Çin açısından önemli bir diplomatik kazanım olabileceği belirtilmişti.
47
48
Şinhua, Şi’nin Tayvan’a ilişkin sözlerini görüşmenin tamamına dair açıklamasından önce yayımladı. Sonraki haberlerde ise Beyaz Saray’ın henüz görüşmeye ilişkin bir açıklama yayımlamadığı bildirildi. Bu tablo, Çin’in hangi mesajı öne çıkardığını gösterir; Trump’ın ne yanıt verdiğini veya tarafların anlaştığını değil. Eldeki kaynaklar görüşmenin iki saatten kısa sürdüğü iddiasını da doğrulamıyor. Zaten süresi, tek başına bir politika değişikliğini kanıtlamaz.
50
49
Silah satışları neden gündemde?
Zirve öncesinde Trump, Tayvan’a yönelik değeri 14 milyar dolara kadar çıkabilecek silah paketini henüz onaylamamıştı. Paketi bir “pazarlık kozu” olarak nitelendirmesi, ABD’nin ekonomik kazanımlar karşılığında Tayvan’a desteğini yumuşatabileceğine ilişkin müttefik kaygılarını artırmıştı.
30
31
3 ABD Temsilciler Meclisi üyesi John Moolenaar da Trump’a, Tayvan’a silah satışları konusunda Pekin’in baskısına direnmesi çağrısında bulundu. Haberlerde mektubun tarihi 21 değil, 18 Eylül olarak geçiyor.
34
35
Reuters, görüşme öncesinde Şi’nin silah satışlarının durdurulmasını isterken 1982 tarihli ABD–Çin ortak bildirisini gündeme getirmesinin beklendiğini yazdı. Aynı haberde, ABD yasalarının Washington’ı Tayvan’a kendini savunma imkânları sağlamaya yükümlü tuttuğu da hatırlatıldı.
30 Ronald Reagan döneminde, yine 1982’de oluşturulan Altı Güvence bu tartışmanın bir başka politika arka planı; ancak eldeki haberler bunların bu zirveye tam olarak nasıl uygulanacağını ortaya koymuyor.
55
İki hükümet ilişkileri daha geniş çerçevede “yapıcı stratejik istikrar ilişkisi” sözleriyle tanımlamıştı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de zirve öncesinde ticari ateşkesin 10 Ocak’a kadar uzatılması konusunda anlaşmaya varıldığını söylemişti. Daha önceki bir zirvede hükümetler arasında yapay zekâ diyaloğu açılması da kararlaştırılmıştı.
13
11 Bunların hiçbiri Tayvan konusunda bir taviz verildiğini göstermiyor. Şimdilik doğrulanan sonuç, Şi’nin daha sert bir ABD tutumu istemesi; Washington’ın bunu benimsediğinin ise ortaya konmamış olması.
50
49