İki ülke arasındaki anlaşmazlığın bir diğer boyutunu da çevrim içi platformlara ve siyasi içeriklere yönelik mahkeme kararları oluşturdu. Trump yönetimi, 2025’te Moraes’ın sağ görüşlü bir video platformuna ilişkin bir kararını eleştirmiş ve söz konusu talimatın ABD’de geçerli olmadığını savunmuştu.
Moraes, Bolsonaro ve destekçilerinin 2022 başkanlık seçimlerindeki yenilgiyi tersine çevirmeye çalıştığı iddialarıyla bağlantılı yargı sürecinde önemli bir rol oynadı. Bu dava, haberlerde Bolsonaro’nun mahkûm edilmesi ve hapse girmesiyle sonuçlanan süreç olarak aktarıldı.
Yargıç ayrıca Bolsonaro ve müttefiklerinin seçimden sonra darbe girişiminde bulunmak üzere komplo kurduğu iddialarına yönelik soruşturmayı yöneten isim olarak tanımlandı. Bolsonaro ise suçlamaları reddetti ve Moraes’ı eleştirdi.
Bu rol, Moraes’ı Bolsonaro destekçileri için siyasi bir hedef, Washington içinse baskının odak noktalarından biri hâline getirdi. Brezilyalı yetkililer ise söz konusu yargılamaları ülkenin kendi mahkemelerinin yetki alanındaki meseleler olarak değerlendirdi.
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, 30 Temmuz 2025’te Moraes’ı Başkanlık Kararnamesi 13818 kapsamında yaptırım listesine aldı. Bu karar, ciddi insan hakları ihlallerini hedefleyen Global Magnitsky İnsan Hakları Hesap Verebilirlik Yasası çerçevesinde uygulandı. Hazine Bakanlığı, Moraes’ı keyfi tutukluluk kararlarına izin vermek ve ifade özgürlüğünü bastırmakla suçladı.
Bu tür bir yaptırım, ABD’nin yargı yetkisi içindeki mal varlıklarının ve mal varlığı haklarının bloke edilmesini sağlayabilir. Ayrıca ABD vatandaşlarının ve ABD hukukuna tabi kişi ve kuruluşların yaptırım uygulanan kişiyle işlem yapması genel olarak yasaklanır. Dolayısıyla karar, yalnızca siyasi bir mesaj değil, finansal işlemler ve şirketlerin uyum süreçleri bakımından somut sonuçlar da doğurabilir.
22 Eylül 2025’te yaptırım kapsamı Moraes’ın eşi Viviane Barci de Moraes ile aile bağlantılı Lex Instituto de Estudos Jurídicos şirketine genişletildi. ABD Dışişleri Bakanlığı bu kişi ve kuruluşları Moraes’ın destek ağı içinde gösterirken Hazine Bakanlığı, Viviane Barci de Moraes’ın enstitünün başında bulunduğunu belirtti.
Brezilyalı yetkililer yaptırımları ülkenin yargı sistemine kabul edilemez bir müdahale olarak kınadı. Tartışmanın temelinde, insan hakları yaptırımlarına yönelik bir aracın Brezilya’daki hukuki ve siyasi kararları nedeniyle görevdeki bir yüksek mahkeme yargıcına baskı yapmak için kullanılıp kullanılmadığı sorusu vardı.
Washington ise farklı bir gerekçe sundu ve yargı yetkisinin kötüye kullanıldığı, keyfi tutuklamalara başvurulduğu ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı iddialarına odaklandı. Bu iki farklı yaklaşım, yaptırımların Bolsonaro davasından ve Trump yönetimi ile Bolsonaro’nun müttefikleri arasındaki daha geniş siyasi çatışmadan ayrılmasını zorlaştırdı.
Gerilim, ticaret politikalarına ilişkin baskıyla da kesişti. Analistler, Bolsonaro’ya yönelik önlemlerle Moraes’a uygulanan yaptırımların aynı döneme denk gelmesinin, ABD’nin Brezilya ürünlerine yönelik tarifeleri konusunda müzakere alanını daralttığını söyledi.
OFAC, 12 Aralık 2025’te Moraes, Viviane Barci de Moraes ve Lex Institute’ı yaptırım listesinden çıkardı. Resmi bildirimde isimlerin listeden silindiği kaydedildi, ancak kararın esaslı gerekçesi açıklanmadı.
Dönemin haberleri, bu adımı ABD’nin Brezilya ithalatına uyguladığı tarifeleri gevşetmesi ve iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin azalmasıyla ilişkilendirdi. Ancak mevcut resmi belgeler, yaptırımların kaldırılmasına yol açan tek ve kesin bir nedeni ortaya koymuyor.
Bu ayrım önemli: Yaptırımlar resmen kaldırılmış olsa da Brezilya yargısı, siyasi ifade ve Bolsonaro hakkındaki davalar konusundaki temel anlaşmazlıklar ortadan kalkmış olmayabilir.
ABD’nin yaptırımları yeniden uygulaması, rutin bir hukuki işlemden çok yeni bir tırmanma anlamına gelir. Yeni kararın kapsamına bağlı olarak Moraes veya başka yaptırım uygulanan tarafların varlıklarının bloke edilmesi ve bu kişilerle yapılacak işlemlere sınırlama getirilmesi mümkün olabilir.
Brezilya’nın önceki anlaşmazlıktaki tutumu, ABD yaptırımlarının ülkenin yargı işlerine müdahale oluşturduğu yönündeydi. Bu nedenle yeni bir yaptırım kararı, Washington ile Brasília arasındaki egemenlik tartışmasını daha da derinleştirebilir. Brezilya’nın bu durumda nasıl karşılık vereceği ise şu aşamada doğrulanmış değil.
Ekonomik etkiler Moraes’ın şahsıyla sınırlı kalmayabilir. Yeni yaptırımlar, bankalar ve şirketler için uyum maliyetlerini yükseltebilir, sınır ötesi işlemlerde belirsizlik yaratabilir ve ticari görüşmelerin siyasi misilleme tartışmalarından ayrılmasını zorlaştırabilir. Tarifelerle ilgili gerilim de dikkate alındığında, yeni bir yaptırım süreci diplomatik ve ticari diyalog alanını daha da daraltabilir.
Şimdilik kesin olan nokta, bazı siyasi açıklamalarda ileri sürüldüğünden daha sınırlı: Financial Times, yeni yaptırımların görüşüldüğünü bildirdi; yaptırımların onaylandığını değil. Washington’ın ilerleyip ilerlemeyeceği ve Brasília’nın nasıl yanıt vereceği, bu gelişmenin kısa süreli bir baskı hamlesi mi yoksa ABD-Brezilya anlaşmazlığında yeni bir dönem mi olacağını belirleyecek.
İki ülke arasındaki anlaşmazlığın bir diğer boyutunu da çevrim içi platformlara ve siyasi içeriklere yönelik mahkeme kararları oluşturdu. Trump yönetimi, 2025’te Moraes’ın sağ görüşlü bir video platformuna ilişkin bir kararını eleştirmiş ve söz konusu talimatın ABD’de geçerli olmadığını savunmuştu.
Moraes, Bolsonaro ve destekçilerinin 2022 başkanlık seçimlerindeki yenilgiyi tersine çevirmeye çalıştığı iddialarıyla bağlantılı yargı sürecinde önemli bir rol oynadı. Bu dava, haberlerde Bolsonaro’nun mahkûm edilmesi ve hapse girmesiyle sonuçlanan süreç olarak aktarıldı.
Yargıç ayrıca Bolsonaro ve müttefiklerinin seçimden sonra darbe girişiminde bulunmak üzere komplo kurduğu iddialarına yönelik soruşturmayı yöneten isim olarak tanımlandı. Bolsonaro ise suçlamaları reddetti ve Moraes’ı eleştirdi.
Bu rol, Moraes’ı Bolsonaro destekçileri için siyasi bir hedef, Washington içinse baskının odak noktalarından biri hâline getirdi. Brezilyalı yetkililer ise söz konusu yargılamaları ülkenin kendi mahkemelerinin yetki alanındaki meseleler olarak değerlendirdi.
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, 30 Temmuz 2025’te Moraes’ı Başkanlık Kararnamesi 13818 kapsamında yaptırım listesine aldı. Bu karar, ciddi insan hakları ihlallerini hedefleyen Global Magnitsky İnsan Hakları Hesap Verebilirlik Yasası çerçevesinde uygulandı. Hazine Bakanlığı, Moraes’ı keyfi tutukluluk kararlarına izin vermek ve ifade özgürlüğünü bastırmakla suçladı.
Bu tür bir yaptırım, ABD’nin yargı yetkisi içindeki mal varlıklarının ve mal varlığı haklarının bloke edilmesini sağlayabilir. Ayrıca ABD vatandaşlarının ve ABD hukukuna tabi kişi ve kuruluşların yaptırım uygulanan kişiyle işlem yapması genel olarak yasaklanır. Dolayısıyla karar, yalnızca siyasi bir mesaj değil, finansal işlemler ve şirketlerin uyum süreçleri bakımından somut sonuçlar da doğurabilir.
22 Eylül 2025’te yaptırım kapsamı Moraes’ın eşi Viviane Barci de Moraes ile aile bağlantılı Lex Instituto de Estudos Jurídicos şirketine genişletildi. ABD Dışişleri Bakanlığı bu kişi ve kuruluşları Moraes’ın destek ağı içinde gösterirken Hazine Bakanlığı, Viviane Barci de Moraes’ın enstitünün başında bulunduğunu belirtti.
Brezilyalı yetkililer yaptırımları ülkenin yargı sistemine kabul edilemez bir müdahale olarak kınadı. Tartışmanın temelinde, insan hakları yaptırımlarına yönelik bir aracın Brezilya’daki hukuki ve siyasi kararları nedeniyle görevdeki bir yüksek mahkeme yargıcına baskı yapmak için kullanılıp kullanılmadığı sorusu vardı.
Washington ise farklı bir gerekçe sundu ve yargı yetkisinin kötüye kullanıldığı, keyfi tutuklamalara başvurulduğu ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı iddialarına odaklandı. Bu iki farklı yaklaşım, yaptırımların Bolsonaro davasından ve Trump yönetimi ile Bolsonaro’nun müttefikleri arasındaki daha geniş siyasi çatışmadan ayrılmasını zorlaştırdı.
Gerilim, ticaret politikalarına ilişkin baskıyla da kesişti. Analistler, Bolsonaro’ya yönelik önlemlerle Moraes’a uygulanan yaptırımların aynı döneme denk gelmesinin, ABD’nin Brezilya ürünlerine yönelik tarifeleri konusunda müzakere alanını daralttığını söyledi.
OFAC, 12 Aralık 2025’te Moraes, Viviane Barci de Moraes ve Lex Institute’ı yaptırım listesinden çıkardı. Resmi bildirimde isimlerin listeden silindiği kaydedildi, ancak kararın esaslı gerekçesi açıklanmadı.
Dönemin haberleri, bu adımı ABD’nin Brezilya ithalatına uyguladığı tarifeleri gevşetmesi ve iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin azalmasıyla ilişkilendirdi. Ancak mevcut resmi belgeler, yaptırımların kaldırılmasına yol açan tek ve kesin bir nedeni ortaya koymuyor.
Bu ayrım önemli: Yaptırımlar resmen kaldırılmış olsa da Brezilya yargısı, siyasi ifade ve Bolsonaro hakkındaki davalar konusundaki temel anlaşmazlıklar ortadan kalkmış olmayabilir.
ABD’nin yaptırımları yeniden uygulaması, rutin bir hukuki işlemden çok yeni bir tırmanma anlamına gelir. Yeni kararın kapsamına bağlı olarak Moraes veya başka yaptırım uygulanan tarafların varlıklarının bloke edilmesi ve bu kişilerle yapılacak işlemlere sınırlama getirilmesi mümkün olabilir.
Brezilya’nın önceki anlaşmazlıktaki tutumu, ABD yaptırımlarının ülkenin yargı işlerine müdahale oluşturduğu yönündeydi. Bu nedenle yeni bir yaptırım kararı, Washington ile Brasília arasındaki egemenlik tartışmasını daha da derinleştirebilir. Brezilya’nın bu durumda nasıl karşılık vereceği ise şu aşamada doğrulanmış değil.
Ekonomik etkiler Moraes’ın şahsıyla sınırlı kalmayabilir. Yeni yaptırımlar, bankalar ve şirketler için uyum maliyetlerini yükseltebilir, sınır ötesi işlemlerde belirsizlik yaratabilir ve ticari görüşmelerin siyasi misilleme tartışmalarından ayrılmasını zorlaştırabilir. Tarifelerle ilgili gerilim de dikkate alındığında, yeni bir yaptırım süreci diplomatik ve ticari diyalog alanını daha da daraltabilir.
Şimdilik kesin olan nokta, bazı siyasi açıklamalarda ileri sürüldüğünden daha sınırlı: Financial Times, yeni yaptırımların görüşüldüğünü bildirdi; yaptırımların onaylandığını değil. Washington’ın ilerleyip ilerlemeyeceği ve Brasília’nın nasıl yanıt vereceği, bu gelişmenin kısa süreli bir baskı hamlesi mi yoksa ABD-Brezilya anlaşmazlığında yeni bir dönem mi olacağını belirleyecek.