Almanya Federal Kartel Ofisi, Apple’ın App Tracking Transparency sisteminde üçüncü taraf uygulamalarını Apple’ın kendi hizmetlerine kıyasla daha zor bir izin sürecine tabi tuttuğunu belirledi. Apple’ın taahhütleri AB’nin neredeyse tamamında uygulanacak; değişiklikler yedi yıl boyunca bağımsız bir kayyum tarafından d...
Research answer

Create a landscape editorial hero image for this Studio Global article: What did Germany’s Federal Cartel Office find in its multi-year investigation into Apple’s App Tracking Transparency framework, why did it c. Article summary: Germany’s Federal Cartel Office concluded that Apple’s App Tracking Transparency (ATT) framework treated competing app developers less favorably than Apple’s own services, potentially distorting competition in mobile-app. Topic tags: general, general web, news. Style: premium digital editorial illustration, source-backed research mood, clean composition, high detail, modern web publication hero. Use reference image context only for broad subject, composition, and topical grounding; do not copy the exact image. Avoid: logos, brand marks, copyrighted characters, real person likenesses, fake screenshots, UI text, readable text, watermarks, charts with fake numbers
Apple’ın kullanıcı gizliliğini korumak amacıyla 2021’de kullanıma sunduğu App Tracking Transparency (ATT) sistemi, Almanya’daki rekabet otoritesine göre rakip uygulama geliştiricilerini Apple’ın kendi hizmetlerine kıyasla dezavantajlı duruma getirebiliyordu. Sorunun merkezinde, kullanıcıdan izin istenmesi değil; Apple’ın kendi hizmetleriyle üçüncü taraf uygulamalarına farklı izin akışları uygulanması vardı.
Apple, kurallarının rekabet hukukuna uygun olduğunu savunuyor. Buna rağmen şirket, Almanya Federal Kartel Ofisi’nin (Bundeskartellamt) hukuken bağlayıcı hâle getirdiği bir dizi taahhüt sundu. Böylece Almanya’daki soruşturma sona erdi.
ATT’nin Nisan 2021’de uygulanmaya başlamasından bu yana, iOS App Store’daki üçüncü taraf uygulamalar belirli reklam amaçlı ve şirketler arası takip faaliyetleri için iki ayrı izin almak zorundaydı: veri koruma mevzuatı kapsamında olağan kullanıcı izni ve Apple’ın ATT sistemi üzerinden istediği ek izin. Bu katı ek koşullar Apple’ın kendi hizmetlerine aynı şekilde uygulanmıyordu.
Bundeskartellamt’ın itirazı, tek başına izin talep edilmesine yönelik değildi. Otorite, iki farklı izin sürecinin kullanıcı tercihlerini farklı yönlere itebileceğini değerlendirdi:
Başka bir deyişle, rekabet sorunu gizlilik için izin alınması değil; bu çerçevenin rakiplere ve Apple’ın kendi hizmetlerine eşit uygulanmamasıydı.
Apple’ın hukuken bağlayıcı taahhütleri, hem izin ekranlarının tasarımını hem de geliştiricilerin izin taleplerini sunma biçimini değiştirecek.
Apple, üçüncü taraf uygulamalarda gösterilen ATT penceresini yeniden tasarlayacak. Yeni tasarımda kullanıcıyı onay vermekten caydırabilecek ifadeler, simgeler ve görsel unsurlar kullanılmayacak. Üçüncü tarafların izin talebiyle Apple’ın kendi izin ekranı içerik, dil ve görünüm bakımından birbirine daha fazla yaklaştırılacak.
Geliştiriciler, Apple’ın takip izni talebini diğer veri koruma izinleriyle daha mantıklı ve birleşik bir akış içinde sunabilecek. Bu değişiklik, üçüncü taraf uygulamaların karşılaştığı gereksiz “çifte engeli” azaltmayı amaçlıyor.
Apple, karar şirkete resmen tebliğ edildikten sonra gerekli değişiklikleri hayata geçirmek için dört aya sahip olacak. Taahhütlerin uygulanması yedi yıl boyunca bağımsız bir kayyum tarafından izlenecek.
Soruşturma Almanya’nın rekabet otoritesi tarafından yürütülmüş olsa da Apple’ın taahhütleri yalnızca Almanya’daki kullanıcılarla sınırlı kalmayacak. Değişiklikler AB’nin neredeyse tamamında uygulanacak.
Bu kapsam, kararı Avrupa’daki uygulama geliştiricileri ve mobil reklamcılık şirketleri açısından daha önemli hâle getiriyor. İzin ekranının nasıl tasarlandığı, geliştiricilerin hedefli reklamcılık için veri kullanma izni alma oranını ve gizlilik açıklamalarını Apple’ın sistem düzeyindeki talebiyle ne kadar kolay birleştirebildiklerini etkileyebilir.
Anlaşma, temel izin zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor. Üçüncü taraf uygulamalar, kapsam dâhilindeki şirketler arası takip faaliyetlerini gerçekleştirmeden önce kullanıcıdan izin almaya devam edecek.
Değişen nokta, iznin alınma biçimi ve rekabet açısından tarafsızlık ilkesi olacak. Apple, kendi hizmetleriyle rakip uygulamalar için daha karşılaştırılabilir bir süreç oluşturmak ve tasarım tercihleriyle kullanıcıları belirli bir seçeneğe yönlendirmemek zorunda kalacak. Dolayısıyla karar, gizlilik korumasını kaldırmıyor; bu korumanın uygulanış biçimini değiştiriyor.
Almanya’daki anlaşma, platformların rakiplerinden kendi hizmetlerine kıyasla daha ağır veri izni şartları isteyip isteyemeyeceğine ilişkin daha geniş Avrupa tartışmasının bir parçası.
Fransa Rekabet Kurumu, Mart 2025’te ATT’nin uygulanış biçimi nedeniyle Apple’a 150 milyon avro para cezası verdi. Fransız otoritesi, kullanıcıların takip edilmesine izin vermesini isteyen sistemin amacını doğrudan sorunlu bulmadı; itirazın, sistemin uygulanma biçimine ve bunun mobil uygulama reklamcılığındaki rekabete etkisine yönelik olduğunu belirtti.
İtalya’daki rekabet otoritesi ise daha sonra Apple’a 98,6 milyon avro ceza kesti. Otorite, ATT politikasının App Store’daki rekabeti engellediği ve Apple’ın baskın konumundan yararlandığı sonucuna vardı.
Almanya’nın bağlayıcı taahhütleriyle birlikte bu kararlar, Avrupa’daki düzenleyici yaklaşımın temel ayrımını ortaya koyuyor: Gizlilik önlemleri meşru olabilir; ancak baskın bir platform, bu önlemleri rakip uygulama geliştiricilerine kendi hizmetlerinden daha ağır izin yükleri getirecek şekilde uyguladığında rekabet incelemesiyle karşılaşabilir. Apple’ın Almanya’daki taahhütleri bu endişeyi daha tarafsız izin ekranları, daha az parçalı bir izin akışı ve uzun vadeli denetim yoluyla gidermeyi amaçlıyor.
Studio Global AI
This page includes a source-backed answer you can continue inside Studio Global.
Almanya Federal Kartel Ofisi, Apple’ın App Tracking Transparency sisteminde üçüncü taraf uygulamalarını Apple’ın kendi hizmetlerine kıyasla daha zor bir izin sürecine tabi tuttuğunu belirledi.
Almanya Federal Kartel Ofisi, Apple’ın App Tracking Transparency sisteminde üçüncü taraf uygulamalarını Apple’ın kendi hizmetlerine kıyasla daha zor bir izin sürecine tabi tuttuğunu belirledi. Apple’ın taahhütleri AB’nin neredeyse tamamında uygulanacak; değişiklikler yedi yıl boyunca bağımsız bir kayyum tarafından denetlenecek.
Karar, Fransa’nın 150 milyon avroluk ve İtalya’nın 98,6 milyon avroluk cezalarının ardından Avrupa’da Apple’ın uygulama takip politikalarına yönelik artan baskıyı güçlendiriyor.