Petro’nun sözleri, yeni hükümetin tutumunun hem Kolombiya’da hâkim olduğunu söylediği tarihsel görüşten hem de uluslararası alandaki yaygın yaklaşımdan ayrıldığını savunuyor. Petro ayrıca Kolombiya’daki son devlet başkanlığı seçiminde yabancı etkisi bulunduğunu öne sürdü. Ancak bu iddia, haberlerde bağımsız olarak doğrulanmış bir gerçek değil, Petro’nun beyanı olarak aktarılıyor.
Karar, 7 Ağustos’ta göreve başlayan yeni Kolombiya Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella hükümeti tarafından alındı. Kolombiya yönetimi 10 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini ve ülkenin dış tehditlere karşı kendisini koruma hakkını tanıdığını duyurdu.
Açıklama, de la Espriella’nın göreve başlamasından yalnızca birkaç gün sonra geldi. Yeni yönetim, İsrail’le ilişkileri yeniden kurma ve güçlendirme niyetini de bu adımla ortaya koydu. Böylece verilen bilgilere göre Kolombiya, İsrail’in bölge üzerindeki egemenlik iddiasını resmen tanıyan yalnızca ikinci ülke olarak ABD’ye katıldı.
Karar, diplomatik alanda sert ve bölünmüş tepkilere yol açtı:
Dolayısıyla ortaya net bir diplomatik ayrışma çıktı: İsrail kararı olumlu karşılarken Suriye, Mısır ve diğer Arap hükümetleri karara karşı çıktı.
De la Espriella hükümetinin adımı, Petro’nun İsrail’e yönelik dış politika çizgisini tersine çeviriyor. Petro’nun başkanlığı döneminde Kolombiya, 2024’te İsrail’le diplomatik ilişkilerini kesti ve Ramallah’ta diplomatik misyon kurulmasını emretti. Bu adımlar, Filistin davasına daha yakın bir dış politika anlayışına işaret ediyordu.
Yeni hükümet ise İsrail’le ilişkileri güçlendirmeye ve Golan Tepeleri konusunda İsrail’in pozisyonunu benimsemeye yöneldi. Bu nedenle tanıma kararı yalnızca toprak egemenliği konusunda bir açıklama değil; aynı zamanda Petro döneminden uzaklaşan daha geniş kapsamlı bir dış politika değişiminin ilk işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Petro’nun özrü de bu siyasi değişimin boyutunu gösteriyor. Kolombiya’yı artık diplomatik olarak halefinin hükümeti temsil ediyor; ancak Petro, yeni tutumun Kolombiya’nın Golan Tepeleri’ne ilişkin tarihsel yaklaşımını ve kendi döneminde izlenen politikayı yansıtmadığını savunuyor.