Çalışmanın birincil sonlanım noktası PFS’ydi. Genel sağkalım (OS), objektif yanıt oranı (ORR), yanıtın süresi ve güvenlilik gibi diğer ölçütler ise hâlâ izleniyor. Şirketler, bu sonucu akciğer kanserinde HER2’yi hedefleyen bir tedavinin ilk basamak kullanımını değerlendiren başarılı ilk Faz III çalışma olarak tanımladı.
Ancak yalnızca üst düzey sonuçların açıklanmış olması, tedavinin ne kadar avantaj sağladığını henüz göstermiyor. Medyan PFS, risk oranı, yanıt oranları ve olgunlaşmış sağkalım sonuçları kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Enhertu, daha önce sistemik tedavi almış, tümöründe aktive edici HER2 ya da diğer adıyla ERBB2 mutasyonu bulunan ameliyat edilemeyen veya metastatik KHDAK hastalarının tedavisi için 80’den fazla ülke ve bölgede onaylı durumda. DESTINY-Lung04 ise ilacı, hastaların önceki tedavi alması gerekmeden, hastalık yolculuğunun daha erken bir aşamasında değerlendirdi.
Olumlu Faz III sonucu, Enhertu’nun ilk basamak kullanımını kapsayacak olası ruhsat başvuruları veya düzenleyici kurumlarla görüşmeler için dayanak oluşturabilir. Bununla birlikte sonuç, mevcut ruhsat kapsamını kendiliğinden değiştirmiyor; düzenleyici kurumların tüm etkinlik ve güvenlilik verilerini incelemesi gerekiyor. Genel sağkalım ve diğer ikincil analizler de devam edecek.
HER2 mutasyonları KHDAK hastalarının yaklaşık yüzde 2 ila 4’ünde görülüyor. Bu nedenle özellikle ileri evre nonskuamöz hastalıkta tedavi seçeneklerini belirlerken moleküler testlerin rolü önem taşıyor. Yine de mevcut açıklama, test uygulamalarının veya tedavi kılavuzlarının nasıl değişeceğini söylemek için yeterli ayrıntı sunmuyor.
AstraZeneca ve Daiichi Sankyo, Enhertu’nun güvenlilik profilinin daha önce bilinen profiliyle uyumlu olduğunu ve yeni bir güvenlilik endişesi saptanmadığını bildirdi. Ancak DESTINY-Lung04’ün ayrıntılı güvenlilik verileri henüz yayımlanmadı. Bu nedenle yan etkilerin sıklığı ve şiddeti, yalnızca şirketlerin üst düzey açıklamasına dayanarak bağımsız biçimde değerlendirilemiyor.
AstraZeneca aynı gün, metastatik KHDAK hastalarında ilk basamak tedavi olarak volrustomig artı kemoterapiyi pembrolizumab artı kemoterapiyle karşılaştıran Faz III eVOLVE-Lung02 çalışmasını durdurdu. Çalışma, tümörlerinde PD-L1 düzeyi yüzde 50’nin altında olan hastaları kapsıyordu.
Karar, bağımsız veri izleme komitesinin planlı değerlendirmesinin ardından alındı. Komite, volrustomig kombinasyonunun çalışmanın iki birincil hedefi olan PFS veya genel sağkalımda başarılı olmasının beklenmediği sonucuna vardı.
Bu gelişme, volrustomig’in değerlendirildiği belirli kombinasyon ve hasta grubuna yönelik bir başarısızlık anlamına geliyor; ilacın tüm çalışmalarının sona erdirildiği anlamına gelmiyor. AstraZeneca, volrustomig’in diğer çalışmalarının devam edeceğini belirtti.
Böylece şirketin akciğer kanseri portföyü için aynı gün hem olumlu hem olumsuz bir tablo ortaya çıktı: Biyobelirteçle tanımlanan daha küçük bir hasta grubunda hedefe yönelik tedavi açısından dikkat çekici bir sonuç alınırken, daha geniş metastatik KHDAK grubundaki bir immünoterapi kombinasyonunun karşılaştırma tedavisini aşması beklenmedi.
DESTINY-Lung04 için sıradaki kritik gelişmeler, PFS avantajının büyüklüğünü, objektif yanıt sonuçlarını, yanıt süresini, ayrıntılı güvenlilik verilerini ve genel sağkalım takibini ortaya koyacak tam veri seti olacak. Bu veriler açıklanıp düzenleyici kurumlar değerlendirme yapana kadar Enhertu’nun başarısı, ilk basamak tedavi standardının kesin olarak değiştiği anlamına değil, güçlü bir klinik çalışma sonucuna işaret ediyor.
AstraZeneca hisseleri, akciğer kanseri programına ilişkin açıklamaların ardından erken işlemlerde yükseldi. Investing.com, hissenin yaklaşık yüzde 1,6 artışla 11.650 peni civarına çıktığını bildirdi. Ancak kısa vadeli piyasa hareketleri, çalışmanın nihai ticari veya klinik etkisini tek başına göstermiyor.