Bununla birlikte, fiyat artışı kıtlık ve pazarlık gücünü gösterir; tek başına kalıcı kâr artışı anlamına gelmez. Müşteri karması, üretim verimi, sözleşme koşulları ve yeni kapasite eklemenin maliyeti, artışın ne kadarının Samsung’un kâr hanesine yansıyacağını belirleyecek.
TSMC’nin temmuz ayındaki sonuçları, gelişmiş yarı iletken üretimine yönelik talebin güçlü kalmaya devam ettiğine işaret etti. Şirket, üçüncü çeyrek geliri için 44,6-45,8 milyar dolar aralığında beklenti açıkladı. Bu aralığın orta noktası, çeyreklik bazda yaklaşık yüzde 12, yıllık bazda ise yüzde 37 büyümeye karşılık geliyor.
Bu görünüm, her yapay zekâ çipi müşterisinin arz sıkıntısı yaşadığını kanıtlamıyor. Ancak veri merkezi altyapısına yönelik harcamaların sürdüğü fikriyle uyumlu. Önde gelen üretim kapasitesi aylar öncesinden rezerve edildiğinde müşteriler, farklı bir süreçte üretilebilecek tasarımlar için başka bir foundry’yi değerlendirebilir veya mevcut kapasiteyi güvence altına almak için daha yüksek fiyat ödeyebilir.
Samsung için en yakın fırsat, SF4 ve SF5 gibi gelişmiş ancak piyasada yerleşmiş üretim süreçlerinde ortaya çıkıyor. Bir çipi başka bir üretim sürecine taşımak kolay değil: Tasarımın yeniden doğrulanması, yazılım ve paketleme ayarlarının değiştirilmesi, performans ve güç tüketimi hedeflerinin yeniden test edilmesi gerekebilir. Fakat alternatif, uzun bir teslimat gecikmesiyse ikinci bir tedarikçi daha değerli hâle gelebilir.
Bu nedenle Samsung’un fiyat artırabilmesi stratejik açıdan önem taşıyor. En azından bazı müşterilerin, Samsung’un kapasitesine erişimi daha yüksek fiyatları kabul edecek kadar değerli gördüğünü düşündürüyor. Bu da şirketin yalnızca indirim yaparak sipariş kazanmaya çalışan bir tedarikçi olarak algılanmadığına işaret ediyor.
Bölgesel fark, yalnızca bir fiyatlandırma meselesine değil, kapasite tahsisi sorununa da işaret ediyor. Çin’den gelen talebin özellikle güçlü olduğu, Samsung’un ise bazı ABD’li müşterilere öncelik verdiği ve kapasitenin bir bölümünü kendi ürünleri için ayırdığı bildirildi.
Çinli çip tasarımcılarının gelişmiş üretim için pratik alternatifleri de daha sınırlı olabilir. Bunun nedenlerinden biri, belirli yarı iletken üretim teknolojilerine erişimi kısıtlayan ihracat kontrolleri. Bu durum Samsung kapasitesini daha değerli hâle getirirken müşterilerin hızlı biçimde başka bir tedarikçiye geçmesini zorlaştırabilir.
Yine de fiyatı yalnızca müşterinin bulunduğu ülkenin belirlediği söylenemez. Sipariş hacmi, ürün türü, teslimat takvimi, sözleşme süresi ve kapasite tahsisindeki öncelik de farklı fiyatları açıklayabilir. Desteklenen en güçlü sonuç, Çinli alıcıların SF4’te en yüksek artışları kabul etmeye daha istekli olduğudur; bu, tüm Çinli müşterilerin aynı fiyatı ödediği anlamına gelmez.
TSMC’nin gelir beklentisi, açıklamanın yapıldığı dönemde yapay zekâ bağlantılı yarı iletken talebinin güçlü kaldığına dair ileriye dönük bir gösterge. Bellek pazarı da veri merkezi yatırımlarının hızına ilişkin başka bir sinyal sunuyor. Counterpoint Research, küresel bellek gelirinin 2025’teki yaklaşık 360 trilyon won seviyesinden 2026’da yaklaşık 1.500 trilyon won’a çıkacağını öngörüyor.
Bellek, bir yapay zekâ sisteminin maliyetinde önemli bir kalem. Veri merkezi sunucusu yalnızca mantık işlemcisi veya hızlandırıcıdan oluşmuyor; yüksek bant genişlikli bellek, sunucu DRAM’i, depolama, gelişmiş paketleme, ağ ekipmanları, güç dağıtımı ve soğutma da gerekiyor. Bellek ve foundry fiyatları birlikte yükselirse yapay zekâ kapasitesi kurmanın ve işletmenin maliyeti de artıyor.
Bu tablo yatırımcılar için iki yönlü bir sinyal yaratıyor. Güçlü talep yarı iletken gelirlerini ve marjları destekleyebilir; ancak daha pahalı bileşenler veri merkezi yatırımlarını da maliyetli hâle getirir. Müşteriler, yapay zekâ hizmetlerinden bekledikleri getirinin yatırımı haklı çıkardığını düşünürse harcamaya devam edebilir. Aksi durumda artan donanım maliyetleri, kurulum hızını zamanla yavaşlatabilir.
Nvidia’nın yaklaşan sonuçları bu nedenle önemli bir doğrulama noktası olacak; ancak henüz mevcut bir kanıt değil. Güçlü veri merkezi geliri, siparişler ve ileriye dönük beklentiler talebin sıkı kaldığı görüşünü destekler. Daha zayıf bir görünüm, müşterilerin sermaye harcamalarında yavaşlama veya stokların arttığına dair işaretler ise bu tezi zayıflatır.
Arz sıkışıklığı gerçek nihai talebi yansıtabilir; yine de temkinli siparişler nedeniyle olduğundan daha büyük görünebilir. Uzun teslimat süreleriyle karşılaşan müşteriler daha erken sipariş verebilir, birden fazla tedarikçide kapasite rezerve edebilir veya kısa vadede ihtiyaç duyduğundan fazla bileşen satın alabilir.
Bu davranış döngüyü şu şekilde büyütebilir:
Counterpoint’in ayrı bir bellek araştırması, müşterilerin siparişleri öne çektiğini belirterek üçüncü çeyrek DRAM fiyat tahminini çeyreklik bazda yüzde 10-20 artışa yükseltti. Bu durum yakın zamanda mutlaka bir stok düzeltmesi yaşanacağını göstermiyor; ancak güncel talep verileriyle arzı garanti altına almak için verilen siparişleri birbirinden ayırmanın neden önemli olduğunu ortaya koyuyor.
Bildirilen foundry fiyat artışları, Samsung’un gelişmiş üretim kapasitesinin daha değerli hâle geldiğine dair yatırımcılara somut bir neden sundu. Yeni siparişlerde SF4 fiyatları Çin ve ABD’de yüzde 15’e kadar, SF5 fiyatları yüzde 15’e kadar, 8 nm fiyatları ise yaklaşık yüzde 10 arttı.
Dolayısıyla hisselerdeki yükseliş, Samsung’un fiyatlama gücünün, kapasite kullanımının ve yapay zekâ tedarik zincirindeki stratejik öneminin iyileşeceğine yönelik bir bahisti. Bu hareket, şirketin foundry alanındaki sorunlarını zaten çözdüğünün kanıtı değil.
TSMC’nin güçlü görünümü ve bellek pazarındaki hızlı büyüme kısa vadeli yapay zekâ talebi senaryosunu destekliyor. Buna karşılık, öne çekilen siparişler ileride bir stok düzeltmesi ihtimalini açık bırakıyor.
Samsung için asıl sınav, daha yüksek fiyatların üretim verimindeki artış, güvenilir teslimat ve tekrarlanan müşteri talebiyle birlikte kalıcı hâle gelip gelmeyeceği. Bu koşullar sağlanırsa temmuzdaki artışlar tek seferlik bir fiyatlama hamlesinden fazlasına dönüşebilir ve Samsung’un yapay zekâ çipleri tedarik zincirindeki rekabetçi rolünün güçlendiğine işaret edebilir.