NOAA’nın olasılıksal tahminindeki “çok güçlü” kategorisi, belirli bir sıcaklık zirvesi için garanti değil. Örneğin önceki NOAA değerlendirmesinde Ekim-Aralık dönemi için çok güçlü olay ihtimali yüzde 81 olarak açıklanmıştı; Ağustos görünümünde ise sonbahar ve kışın geneli için bu olasılık yüzde 90’ın üzerine çıkarıldı. Gözlemler ve modeller güncellendikçe oranlar değişebileceği için en yeni resmi görünüm esas alınmalı.
El Niño, Pasifik jet akımının konumunu ve gücünü değiştirerek kış fırtınalarının Kuzey Amerika’da izleyeceği güzergâhı etkileyebilir. Tarihsel olarak bu durum, ABD’nin güney kesimlerinde ve Batı’nın bazı bölümlerinde daha yağışlı koşulların; kuzeyde ise ortalamadan daha sıcak ve yer yer daha kuru havanın olasılığını artırıyor.
1950’den bu yana görülen en güçlü yedi El Niño olayında, Batı kıyısı ve güney kuşağı boyunca, özellikle Güneydoğu’da, normalden fazla yağış daha sık görüldü. Ancak bu, her fırtınanın ya da her ayın aynı şekilde geçeceği anlamına gelmiyor. Söz konusu ilişki, tek tek hava olaylarından çok mevsimsel bir eğilim.
Daha hareketli ve yağışlı bir kış, Kaliforniya, Utah ve Colorado’nun bazı dağlık bölgelerinde, özellikle yüksek rakımlarda, yeterince soğuk koşullar oluştuğunda kar yağışını artırabilir. Fakat yağış miktarı ile kar yağışı miktarı aynı şey değil.
Sıcak hava, alçak ve orta rakımlardaki karı yağmura çevirebilir. Tek bir fırtınanın kar mı, yağmur mu yoksa karla karışık yağmur mu getireceğini çoğu zaman sıcaklık profili belirler.
ABD’nin güneybatısında normalden fazla, kuzey kuşağı ve Kanada’nın büyük bölümünde ise normalden az kar öngören özel harita NOAA’ya değil, OpenSnow’un mevsimsel tahminine ait. NOAA’nın tarihsel değerlendirmeleri de El Niño dönemlerinde kuzey Rockies, Pasifik Kuzeybatısı ve Batı Kanada’nın bazı kesimleri dâhil kuzey bölgelerde kar yağışının azalabildiğini gösteriyor.
Bu nedenle en temkinli yorum, belirli eyaletler, kayak merkezleri veya şehirler için kesin sonuçlar değil; bölgesel bir kar yağışı eğilimi olmalı.
Güçlü bir El Niño, fırtına güzergâhının ABD’nin güneyi ve batısına kaymasını destekleyebilir. NOAA’nın tarihsel analizleri, El Niño yıllarında Batı ABD’de, özellikle Güneybatı’da, yüksek yağış ve yüksek akış görülen günlerin daha sık yaşandığını ortaya koyuyor.
Kaliforniya açısından bu tablo, yararlı yağışlar ve yüksek kesimlerde daha güçlü kar örtüsü anlamına gelebilir. Ancak fırtınaların sıcak gelmesi veya yağışın kısa sürede yoğunlaşması hâlinde zarar verici yağmur, hızlı yüzey akışı, heyelan ve sel riski de artabilir. Kıyı yerleşimleri, yüksek dalgalar, kabaran sular ve şiddetli yağışın aynı zamana denk gelmesi durumunda ek risklerle karşılaşabilir.
Bunlar artan risklerdir; belirli bir atmosferik nehrin ya da kıyı taşkınının mutlaka gerçekleşeceğine dair tahmin değildir. Mevsimsel görünümler, aylar öncesinden tek tek fırtınaların zamanını ve yerini belirleyemez.
Kutup girdabının zayıflaması veya bozulması, Kuzey Amerika’nın bazı bölgelerinde geçici soğuk hava dalgalarına yol açabilir. Bu tür bir gelişme, günler veya haftalar boyunca El Niño’nun kuzeydeki genel sıcaklık eğilimini bastırabilir.
Ancak NOAA’nın El Niño görünümü, kutup girdabında böyle bir bozulmanın yaşanacağını ortaya koymuyor. El Niño tek başına bu olayın zamanını veya gücünü belirlemiyor.
Pratik sonuç şu: Kuzey kuşağında mevsim ortalaması sıcak geçerken kısa süreli sert soğuklar yine görülebilir. Mevsimsel tahmin, gün gün kış hava durumu tahmini olarak okunmamalı.
El Niño, yağış düzenlerini Kuzey Amerika’nın çok ötesinde de değiştirebilir. NOAA, Endonezya ve kuzey Güney Amerika’da yağış eksikliğini; Güneydoğu Güney Amerika, doğu ekvatoral Afrika ve ABD’nin güneyinde ise fazla yağışı, El Niño ile en güvenilir biçimde ilişkilendirilen küresel etkiler arasında sayıyor.
Bununla birlikte incelenen kaynaklar, Vietnam’da yağışlı sezonun erken sona ereceği ya da Panama, Etiyopya ve Hindistan’da kesin kuraklık yaşanacağı yönündeki iddiaları 2026-27 için doğrulanmış sonuçlar olarak sunmaya yeterli değil. Yerel muson dinamikleri, ele alınan mevsim ve El Niño olayının yapısı sonucu önemli ölçüde değiştirebilir.
Aynı ihtiyat Atlantik kasırga sezonu için de geçerli. El Niño, tropikal Atlantik üzerinde üst seviye rüzgâr kesmesini artırabilir; bu da bazı tropikal siklonların gelişimini baskılama eğilimindedir. Ancak deniz suyu sıcaklıkları, nem, Afrika doğu dalgaları ve başka koşullar da belirleyicidir. Bu nedenle güçlü El Niño, kasırga etkinliğini azaltan bir etken olabilir; sakin bir sezon garantisi değildir.
Mevcut kanıtlar, 2026-27 dönemine ilişkin yüksek güvenli bir mevsimsel tabloyu destekliyor: El Niño’nun çok güçlü olması ve 2027 ilkbaharının başlarına kadar sürmesi bekleniyor. Bu da ABD’nin güneyi ve batısında daha yağışlı, kuzey kuşağının büyük bölümünde ise daha sıcak koşulların olasılığını artırıyor.
Ancak önemli sınırlar da açık. NOAA, rekor kırılacağını veya sıcaklık zirvesinin 3°C’yi aşacağını doğrulamış değil. Kar yağışı rakıma ve fırtına sırasında oluşan sıcaklık koşullarına bağlı olacak. Kutup girdabında bir bozulma henüz öngörülmüş bir sonuç değil. Ülke bazındaki küresel kuraklık ve yağış sezonu iddiaları da belirsizliğini koruyor.
Kaliforniya için en olası tablo, aynı anda hem yüksek kesimlerde değerli kar ve yağış hem de sıcak, nem yüklü fırtınalar gelişirse artan sel ve kıyı tehlikesi anlamına geliyor.