İlk Pegasus Plus’a kıyasla en dikkat çekici yenilik, ön ayakta dışarıdan görülebilen Air Zoom ünitesi. Kavisli yapı, ayağın yere basıştan parmak itişine kadar daha akıcı ilerlemesine yardımcı olmak üzere tasarlanmış. Basınçlı Air ünitesi ve iç gerilim lifleri ise enerjiyi emip geri vermeyi amaçlıyor. Nike bu sistemi, plakalı bir yarış ayakkabısına alternatif bir itiş mekanizması olarak konumlandırıyor.
Ayakkabı, ilk Pegasus Plus modelinde de kullanılan PEBA tabanlı ZoomX köpüğü koruyor. Nike, yeni köpük ve Air Zoom kombinasyonunun önceki modele göre en az yüzde 18 daha fazla enerji dönüşü sağladığını belirtiyor. Ancak bu oran bir marka iddiası; mevcut haber ve incelemeler, rakamın bağımsız bir laboratuvar testiyle doğrulandığını göstermiyor.
Üst bölümde de kalıp ve uyum güncellemesi var. Raporlara göre ön ayak ve burun bölgesi daha geniş tasarlanmış. Bu değişiklik, bazı koşucuların önceki Nike koşu ayakkabılarında hissettiği dar kalıp sorununu azaltmayı amaçlıyor.
Bildirilen temel özellikler şöyle:
Bu değerler, Pegasus Plus 2’nin ultra hafif bir yarış ayakkabısından çok, dengeli bir antrenman modeli olduğunu gösteriyor. Ayakkabının temel kullanım alanı tempo koşuları, interval çalışmaları ve hızlı günlük antrenmanlar. Bununla birlikte, sunduğu yastıklama normal kilometrelerde de kullanılabilmesini hedefliyor.
Runner’s World’ün bir ay süren testinde ayakkabı, rahat tempolu koşulardan yaklaşık 6,4 kilometrelik tempo koşusuna kadar farklı hızlarda kullanılabildi. İncelemede ZoomX köpüğün topukta yumuşak bir iniş sağladığı, açıkta konumlanan Air Zoom ünitesinin parmak itişini belirgin biçimde hızlandırdığı ve genişletilen ön ayak bölümünün konforu artırdığı aktarıldı.
Testteki başlıca çekinceler ağırlık ve ön ayak hissi oldu. Ayakkabı, performans antrenmanı kategorisi için biraz ağır bulunurken, ön ayakta çok yumuşak bir his arayan koşucular sürüşü fazla sert veya doğrudan bulabilir.
Nike’ın “ödün vermeden hız” mesajı da modelin hedeflediği dengeyi özetliyor: yarış ayakkabısını andıran canlı bir his, ancak tekrarlanan antrenmanlara ve günlük dayanıklılığa uygun bir yapı. Bunun Nike’ın ürün konumlandırması olduğunu, bağımsız sporcu testlerinin sonucu olmadığını belirtmek gerekiyor.
Nike Pegasus Plus 2’nin Nike.com ve seçili perakendeciler üzerinden Ağustos 2026’nın sonlarında satışa çıkması bekleniyor. Mevcut bilgiler kesin bir lansman günü vermiyor.
ABD fiyatı konusunda kaynaklar henüz tam olarak örtüşmüyor. Runner’s World ve bir perakendeci listelemesi fiyatı 170 dolar olarak gösterirken, diğer raporlar 160-165 dolar aralığına işaret ediyor. Nike’ın kesin ürün sayfası ve bölgesel satış listeleri yayımlanana kadar ABD için en makul beklenti 160-170 dolar aralığı.
Mevcut haberlerde doğrulanabilen en net lansman rengi Flash Crimson. Kadınlar için 2026 sonbaharında iki renk seçeneğinin daha satışa çıkacağı bildiriliyor; ancak mevcut kanıtlar tüm renk listesini güvenilir biçimde ortaya koymuyor.
Nike’ın yenilenen Pegasus ailesini üç basamaklı bir yapı olarak düşünmek mümkün:
Bu sıralamada Plus 2 orta basamakta yer alıyor. Pegasus 42 rutin günlük kilometreler için daha sade bir seçenekken, Pegasus Premium serinin üst noktasında duruyor. Plus 2 ise tek bir ayakkabıyla hem normal koşuları hem de hızlı antrenmanları yapmak isteyen, ancak tamamen plakalı bir yarış ayakkabısına geçmek istemeyen koşucuları hedefliyor.
Modelin fikri, 2010’ların sonlarında kısa süreliğine öne çıkan Pegasus Turbo serisini de hatırlatıyor: tempo yükseldiğinde canlanan, ancak yalnızca yarış gününe ayrılmayan çok yönlü bir antrenman ayakkabısı. Pegasus Plus 2’nin farkı ise ZoomX köpüğün yanına kavisli Air Zoom ünitesini ekleyerek yarış odaklı yaklaşımı daha görünür hâle getirmesi.
Pegasus Plus 2’nin asıl vaadi, iki kullanım alanının ortasında durması. Standart Pegasus modellerinden daha fazla antrenman ve hız odaklı, ancak safkan bir yarış ayakkabısı olarak sunulmuyor. Görünür Air Zoom ünitesi en önemli teknik yenilik olurken, genişletilen ön ayak bölümü de önceki modelle ilgili önemli bir uyum endişesini ele alıyor. Erken test izlenimleri; yumuşak bir topuk inişi ve hızlı bir parmak itişi kombinasyonuna işaret ediyor.
Şimdilik belirsiz kalan noktalar teknikten çok ticari detaylarla ilgili: kesin çıkış günü, nihai ABD fiyatı ve tüm renk seçenekleri. Tempo antrenmanı için değerlendiren koşucular açısından temel denge ise açık: canlı ve çok yönlü bir sürüş beklenebilir, ancak kategorinin en hafif veya en yumuşak modeli olmayabilir.
İlk Pegasus Plus’a kıyasla en dikkat çekici yenilik, ön ayakta dışarıdan görülebilen Air Zoom ünitesi. Kavisli yapı, ayağın yere basıştan parmak itişine kadar daha akıcı ilerlemesine yardımcı olmak üzere tasarlanmış. Basınçlı Air ünitesi ve iç gerilim lifleri ise enerjiyi emip geri vermeyi amaçlıyor. Nike bu sistemi, plakalı bir yarış ayakkabısına alternatif bir itiş mekanizması olarak konumlandırıyor.
Ayakkabı, ilk Pegasus Plus modelinde de kullanılan PEBA tabanlı ZoomX köpüğü koruyor. Nike, yeni köpük ve Air Zoom kombinasyonunun önceki modele göre en az yüzde 18 daha fazla enerji dönüşü sağladığını belirtiyor. Ancak bu oran bir marka iddiası; mevcut haber ve incelemeler, rakamın bağımsız bir laboratuvar testiyle doğrulandığını göstermiyor.
Üst bölümde de kalıp ve uyum güncellemesi var. Raporlara göre ön ayak ve burun bölgesi daha geniş tasarlanmış. Bu değişiklik, bazı koşucuların önceki Nike koşu ayakkabılarında hissettiği dar kalıp sorununu azaltmayı amaçlıyor.
Bildirilen temel özellikler şöyle:
Bu değerler, Pegasus Plus 2’nin ultra hafif bir yarış ayakkabısından çok, dengeli bir antrenman modeli olduğunu gösteriyor. Ayakkabının temel kullanım alanı tempo koşuları, interval çalışmaları ve hızlı günlük antrenmanlar. Bununla birlikte, sunduğu yastıklama normal kilometrelerde de kullanılabilmesini hedefliyor.
Runner’s World’ün bir ay süren testinde ayakkabı, rahat tempolu koşulardan yaklaşık 6,4 kilometrelik tempo koşusuna kadar farklı hızlarda kullanılabildi. İncelemede ZoomX köpüğün topukta yumuşak bir iniş sağladığı, açıkta konumlanan Air Zoom ünitesinin parmak itişini belirgin biçimde hızlandırdığı ve genişletilen ön ayak bölümünün konforu artırdığı aktarıldı.
Testteki başlıca çekinceler ağırlık ve ön ayak hissi oldu. Ayakkabı, performans antrenmanı kategorisi için biraz ağır bulunurken, ön ayakta çok yumuşak bir his arayan koşucular sürüşü fazla sert veya doğrudan bulabilir.
Nike’ın “ödün vermeden hız” mesajı da modelin hedeflediği dengeyi özetliyor: yarış ayakkabısını andıran canlı bir his, ancak tekrarlanan antrenmanlara ve günlük dayanıklılığa uygun bir yapı. Bunun Nike’ın ürün konumlandırması olduğunu, bağımsız sporcu testlerinin sonucu olmadığını belirtmek gerekiyor.
Nike Pegasus Plus 2’nin Nike.com ve seçili perakendeciler üzerinden Ağustos 2026’nın sonlarında satışa çıkması bekleniyor. Mevcut bilgiler kesin bir lansman günü vermiyor.
ABD fiyatı konusunda kaynaklar henüz tam olarak örtüşmüyor. Runner’s World ve bir perakendeci listelemesi fiyatı 170 dolar olarak gösterirken, diğer raporlar 160-165 dolar aralığına işaret ediyor. Nike’ın kesin ürün sayfası ve bölgesel satış listeleri yayımlanana kadar ABD için en makul beklenti 160-170 dolar aralığı.
Mevcut haberlerde doğrulanabilen en net lansman rengi Flash Crimson. Kadınlar için 2026 sonbaharında iki renk seçeneğinin daha satışa çıkacağı bildiriliyor; ancak mevcut kanıtlar tüm renk listesini güvenilir biçimde ortaya koymuyor.
Nike’ın yenilenen Pegasus ailesini üç basamaklı bir yapı olarak düşünmek mümkün:
Bu sıralamada Plus 2 orta basamakta yer alıyor. Pegasus 42 rutin günlük kilometreler için daha sade bir seçenekken, Pegasus Premium serinin üst noktasında duruyor. Plus 2 ise tek bir ayakkabıyla hem normal koşuları hem de hızlı antrenmanları yapmak isteyen, ancak tamamen plakalı bir yarış ayakkabısına geçmek istemeyen koşucuları hedefliyor.
Modelin fikri, 2010’ların sonlarında kısa süreliğine öne çıkan Pegasus Turbo serisini de hatırlatıyor: tempo yükseldiğinde canlanan, ancak yalnızca yarış gününe ayrılmayan çok yönlü bir antrenman ayakkabısı. Pegasus Plus 2’nin farkı ise ZoomX köpüğün yanına kavisli Air Zoom ünitesini ekleyerek yarış odaklı yaklaşımı daha görünür hâle getirmesi.
Pegasus Plus 2’nin asıl vaadi, iki kullanım alanının ortasında durması. Standart Pegasus modellerinden daha fazla antrenman ve hız odaklı, ancak safkan bir yarış ayakkabısı olarak sunulmuyor. Görünür Air Zoom ünitesi en önemli teknik yenilik olurken, genişletilen ön ayak bölümü de önceki modelle ilgili önemli bir uyum endişesini ele alıyor. Erken test izlenimleri; yumuşak bir topuk inişi ve hızlı bir parmak itişi kombinasyonuna işaret ediyor.
Şimdilik belirsiz kalan noktalar teknikten çok ticari detaylarla ilgili: kesin çıkış günü, nihai ABD fiyatı ve tüm renk seçenekleri. Tempo antrenmanı için değerlendiren koşucular açısından temel denge ise açık: canlı ve çok yönlü bir sürüş beklenebilir, ancak kategorinin en hafif veya en yumuşak modeli olmayabilir.