Roku'nun yaklaşımı ise tam tersi yönde: Şirket, bir kısıtlamayı avantaja çeviriyor. Roku'nun işletim sistemi, rakip akıllı TV platformlarına kıyasla önemli ölçüde daha az DRAM ve depolama alanı gerektiriyor. Bellek fiyatları tavan yaparken bu durum, Roku'ya malzeme maliyeti (bill-of-materials) avantajı sağlıyor . Şirketin 2026 ilk çeyrek hissedar mektubunda, artan bellek maliyetlerinin 2026'nın ikinci yarısında cihaz marjlarını olumsuz etkileyeceği kabul ediliyor. Ancak aynı mektupta, Roku'nun düşük bellek ayak izinin, maliyetleri kontrol altına almak isteyen TV üreticileri için onu daha cazip kıldığı da vurgulanıyor . Analistler, bu durumun kıtlık süresince daha fazla lisans anlaşması yapılmasını sağlayarak Roku'nun akıllı TV hacimlerini artırabileceğini öngörüyor .
Pandemi dönemindeki çip krizinin aksine, bu kıtlık yapısaldır: Samsung, SK Hynix ve Micron gibi üreticiler, üretim kapasitelerini yüksek kâr marjlı yapay zeka HBM ürünlerine ve veri merkezlerine kaydırarak, tüketici cihazlarında kullanılan geleneksel DRAM ve NAND üretiminden uzaklaşıyor . 2026 ortası itibarıyla, yapay zeka veri merkezleri dünya genelinde üretilen tüm bellek yongalarının yaklaşık %70'ini tüketir hale geldi. Bu oran 2022'de yalnızca %20-30 seviyesindeydi . Bunun sonucu, PC'lerde, akıllı telefonlarda, TV'lerde ve oyun konsollarında kullanılan bellek yongalarında ciddi bir arz sıkışıklığıdır.
Araştırma firmaları arasında kesin sevkiyat sayıları konusunda farklılıklar bulunuyor (örneğin, IDC'nin akıllı telefon düşüşü için %13, Gartner'ın ise %8,4 tahmini). Bu farklılık muhtemelen tahmin zamanlaması ve metodolojisinden kaynaklanıyor . Ancak, gidişat konusunda görüş birliği var: 2026, tüketici elektroniği sevkiyatlarında son on yılın en kötü daralmasına sahne olacak ve toparlanma 2027 sonundan önce mümkün görünmüyor.