Bu farklı tanımları bir araya getirdiğimizde, duygu düzenlemenin birkaç temel bileşeni olduğunu görürüz:
Burada kritik bir ayrım yapmak gerekir: Duygu düzenleme, duyguları yok saymak, bastırmak veya onları yaşamıyormuş gibi yapmak anlamına gelmez. Aksine, duygunun ne zaman, nasıl ve hangi yoğunlukta ortaya çıkacağını yönetme becerisidir. Cole ve arkadaşlarının da belirttiği gibi, bu süreç duygunun kendisini değiştirebileceği gibi, sadece etkileşim kurma biçiminizi de değiştirebilir. Öfkeli olduğunuzu hissetmeye devam ederken, karşınızdakine bağırmak yerine sakin bir ses tonuyla derdinizi anlatmayı seçmek güzel bir örnektir.
Küçük bir çocuğun duygu düzenlemesini bir yetişkininkiyle aynı şekilde düşünemeyiz. Bir bebek ağladığında onu sakinleştiren bir ebeveyn, aslında bir “dışsal düzenleyici” görevi görür. Literatürde buna “ko-regülasyon” (ortak düzenleme) deniyor. Çocuk, yıllar içinde bu dış desteği içselleştirerek kendi kendini sakinleştirmeyi, yani “öz-düzenlemeyi” öğrenir.
Bu geçiş, çocuğun dil gelişimi ve düşünme becerileriyle yakından ilgilidir. Zamanla çocuk, “Şu an çok sinirliyim, biraz derin nefes alsam iyi olacak” gibi bir iç konuşma yapabilir hale gelir. Bu, duygular üzerine düşünebilmenin (reflektif düzenleme) başlangıcıdır ve sağlıklı bir gelişimin temel taşlarından biridir.
Akademik bir çalışmanızda bu kavramı şöyle özetleyebilirsiniz:
Duygu düzenleme, bireyin bir duygu tetiklendikten sonra, onu izlemek, değerlendirmek ve değiştirmek için kullandığı içsel ve dışsal süreçleri kapsar.
Eisenberg ve arkadaşlarının çalışmaları, bu öz-düzenleme biçiminin, duygusal uyarılmışlığın yeniden yönlendirilmesi ve ayarlanması yoluyla kişinin zorlayıcı durumlara uyum sağlamasına hizmet ettiğini vurgular.
Cole ve meslektaşları ise kavramı daha da genişleterek, bu değişimlerin yalnızca duygunun kendisiyle sınırlı olmadığını, hafıza ve sosyal etkileşim gibi başka psikolojik alanlara da yayılabileceğini belirtir.
Dolayısıyla duygu düzenleme, duyguları bastırmak değil; onların şiddetini, ifade ediliş biçimini ve davranışsal sonuçlarını, içinde bulunulan bağlama en uygun şekilde yönetme becerisidir.
Çalışmanıza eklerken aklınızda bulunsun:
Farklı tanımlar kafa karıştırıcı görünse de, bu aslında kavramın zenginliğini yansıtır. Kimi araştırmacı duygunun şiddetindeki anlık değişime odaklanır, kimi sosyal ortamda uygun ifadenin önemini vurgular. Bu nedenle, kendi çalışmanızda duygu düzenleme kavramını kullanırken, hangi tanımı veya tanımın hangi yönünü (örneğin, içsel süreçler, dışsal ifade, gelişimsel boyut) temel alacağınızı en baştan netleştirmeniz, metninizin omurgasını sağlamlaştıracaktır.
Comments
0 comments