24 Temmuz 2026'da, ICC'nin yönetim organı olan Taraf Devletler Meclisi (ASP), başsavcı Karim Khan'ı kıdemli bir kadın çalışana karşı cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle 82 kabul, 13 ret (15 çekimser) oyla görevden aldı . Bu oylama, 18 aylık bir soruşturma ve Haziran 2026'daki bir askıya almanın ardından geldi . Khan iddiaları reddediyor ve sürecin yasa dışı olduğunu savunuyor . Bu görevden alma, daha geniş ABD kampanyasıyla eş zamanlı olarak ICC'ye ciddi bir kurumsal darbe oldu.
13 Temmuz 2026'da Dışişleri Bakanı Rubio, ICC'nin ABD egemenliğine yönelik "tehdidini etkisiz hale getirmek" için kapsamlı bir kampanya başlattı ve bunu "ICC'nin faaliyet gösterme kabiliyetini sistematik olarak devre dışı bırakmak için tüm hükümeti kapsayan bir yanıt" olarak tanımladı . Rubio, Wall Street Journal'da yayınlanan bir makalesinde ICC'nin Amerikan egemenliğini tehdit ettiğini savundu . ABD, ICC personeli üzerindeki baskıyı artırdı, vize iptalleri ve yaptırımlarla tehdit etti ve müttefiklerini mahkemeden yüz çevirmeye çağırdı . Uluslararası Af Örgütü kampanyayı "iğrenç" olarak nitelendirirken , ICC'nin kendisi de baskılara direndi .
Khan'ın oylamasıyla aynı gün olan 24 Temmuz 2026'da Venezuela, BM'ye ICC'den "geri dönülemez" şekilde çekildiğini bildirerek, mahkemenin Küresel Güney'e karşı "coğrafi önyargılı" olduğunu iddia etti . ABD Dışişleri Bakanlığı bu kararı memnuniyetle karşıladı ve yeni Venezuela geçici hükümetinin "yozlaşmış ve değersiz ICC'yi dağıtmaya yönelik Amerikan liderliğindeki çabalarla" ortaklık yaptığını belirtti . Birleşmiş Milletler insan hakları misyonu ise çekilmeyi, ciddi suçlar için hesap verebilirliği baltalamakla eleştirdi .
ICC'nin Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama emri, toplanan kaynaklarda doğrudan ele alınmamıştır. Ancak bağlam açısından şunlar önemlidir:
| Olay | Tarih | Netanyahu için Önemi |
|---|---|---|
| ABD kampanyası başlatıldı | 13 Temmuz | Rubio, ICC'yi devre dışı bırakmak için tüm hükümeti kapsayan çabayı duyurdu |
| Khan'ın görevden alınması | 24 Temmuz | Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkaran savcı görevden alındı |
| Venezuela'nın çekilmesi | 24 Temmuz | Karakas resmen ayrıldı, ABD bunu ICC karşıtı kampanyanın bir parçası olarak memnuniyetle karşıladı |
| Netanyahu-Rubio görüşmesi | ~25-26 Temmuz | Netanyahu, dağıtma kampanyası konusunda Rubio ile doğrudan koordinasyon sağladı |
Alt satır: Temmuz 2026'daki Netanyahu-Rubio görüşmesi, İsrail ve ABD arasında, ICC üzerindeki kurumsal baskının en üst düzeyde olduğu bir anda gerçekleşen yüksek seviyeli bir koordinasyonu temsil etmektedir. Başsavcı günler önce görevden alınmış, Venezuela aynı gün çekildiğini duyurmuş ve ABD'nin mahkemeyi dağıtma kampanyası tüm hızıyla devam etmektedir. Netanyahu hakkındaki ICC tutuklama emri, yalnızca savcı tarafından değil yargıçlar tarafından çıkarıldığı için Khan'ın görevden alınması onu otomatik olarak geçersiz kılmaz; ancak genel bağlam, mahkemenin bu emre ilişkin uygulama kapasitesini ve siyasi duruşunu ciddi şekilde zayıflatmaktadır.