Samsung ise haberleri doğrulamadı; şirketin resmi açıklaması “doğrulanamaz” oldu . Dolayısıyla ortada kesinleşmiş bir tedarik anlaşması değil, değerlendirildiği bildirilen bir strateji bulunuyor.
İddialara göre MX birimi, Çin’de üretilen düşük maliyetli LPDDR5X bellek yongalarını orta ve giriş segment Galaxy A modellerinde kullanmayı inceliyor. Olası tedarikçiler arasında Çin’in önde gelen bellek üreticilerinden ChangXin Memory Technologies, yani CXMT, öne çıkıyor .
Bu hamlenin temel amacı, telefonların malzeme maliyetini azaltmak. Ancak Çin üretimi DRAM’in Samsung’un kendi bellek biriminden veya diğer büyük tedarikçilerden kesin olarak daha ucuz olup olmadığı henüz net değil.
Yapay zekâ veri merkezlerine yönelik talep, üretim kapasitesinin daha yüksek kâr getiren HBM ve sunucu belleği ürünlerine kaymasına neden oluyor. Bu durum, akıllı telefonlarda kullanılan DRAM tedarikini sıkıştırırken fiyatları da yükseltiyor.
Sektörde “çip enflasyonu” olarak anılan bu baskı nedeniyle bazı Güney Koreli aracı kurumlar, Samsung’un MX biriminin 2026’nın ikinci çeyreğinde 2 trilyon ila 10 trilyon Kore wonu arasında faaliyet zararı açıklayabileceğini öngördü. Bu rakam, yaklaşık 1,5 ila 7,5 milyar dolara karşılık geliyor .
Daha ucuz bir bellek tedarikçisi bulmak, Samsung’un telefon fiyatlarını yükseltmeden marjlarını korumasına yardımcı olabilir.
Samsung’un Çin akıllı telefon pazarındaki payı yaklaşık yüzde 0,6’ya gerilemiş durumda . Şirket, Çinli üreticilerin de yükselen bellek maliyetleri nedeniyle orta ve giriş segment telefon sevkiyatlarını azaltmasıyla oluşabilecek boşluğu değerlendirmek istiyor .
Teoride daha düşük maliyetli Galaxy A modelleri, Samsung’un Çin’de daha rekabetçi fiyatlar sunmasını sağlayabilir. Ancak analistlerin önemli bir itirazı var: Samsung’un Çin’deki sorunu yalnızca fiyat olmayabilir. Marka algısı, yerel ekosistem ve güçlü Çinli rakiplerin tüketici bağlılığı da pazar payını belirleyen unsurlar arasında yer alıyor .
Çin üretimi DRAM kullanma ihtimali, Samsung’un tedarik zincirindeki tamamen yeni bir yaklaşım olmayacak. Şirketin Galaxy A57 için Çinli ekran üreticisi CSOT’un OLED panellerini kullandığı, katlanabilir telefon menteşeleri ve kamera modüllerinde de Çinli tedarikçilere yöneldiği bildirildi .
Bu nedenle Çin üretimi bellek, Samsung’un yükselen parça maliyetlerini dengelemek için attığı daha geniş tedarik zinciri adımlarının devamı olarak görülebilir.
Planın en dikkat çekici boyutlarından biri, Samsung’un iki önemli birimi arasındaki bildirilen çıkar çatışması. Samsung’un yarı iletkenlerden sorumlu Device Solutions (DS) birimi dünyanın en büyük DRAM üreticilerinden biri. MX ise Galaxy telefonlarını geliştirip pazarlayan birim.
İddialara göre MX, 2025’in sonlarında DS’den bir yıl veya daha uzun süreli bir DRAM tedarik anlaşması talep etti. Ancak DS bu talebi kabul etmek yerine üç aylık dönemlerle yeniden fiyat görüşmesi yapılmasını istedi . Bu yaklaşım, belleği spot piyasa fiyatlarına yakın seviyelerde satma ve yüksek kâr getiren HBM ile sunucu belleği ürünlerine öncelik verme stratejisiyle ilişkilendirildi .
Böyle bir yapı, Samsung’un bir birimi için gelir fırsatı yaratırken diğer birimin maliyetini artırıyor. DS, DRAM’i dış müşterilere yüksek piyasa fiyatlarından satabildiği için MX’e indirimli tedarik sağlamak istemeyebilir .
MX’in istikrarlı şirket içi tedarik sağlayamaması üzerine Micron’dan bellek aldığı ve Galaxy S26’nın ilk üretim partilerinde Micron DRAM’lerinin yaklaşık yüzde 50 paya sahip olduğu bildirildi . Çinli tedarikçilere yönelme iddiası da bu açıdan, alternatif kaynak arayışının bir sonraki adımı olarak değerlendiriliyor.
Samsung ise DS biriminin MX’in taleplerini reddettiği yönündeki haberleri “asılsız” olarak nitelendirdi. Şirket, küresel müşterilerle sektörün ihtiyaçlarını karşılamak için yakın iletişim içinde olduğunu açıkladı . Bu nedenle birimler arasındaki gerilime ilişkin iddialar kesinleşmiş bir şirket içi anlaşmazlık olarak değil, sektör kaynaklarına dayanan haberler olarak ele alınmalı.
Stratejinin temel varsayımı, CXMT gibi Çinli üreticilerin Samsung’a kıyasla daha düşük fiyat sunabilmesi. Ancak bazı raporlar bu varsayımı zayıflatıyor. CXMT’nin fiyatlarının da küresel bellek piyasasındaki yükselişi takip ettiği, hatta bazı durumlarda DDR5 için Samsung’dan daha yüksek fiyat talep ettiği öne sürülüyor .
Bu iddialar doğruysa Samsung’un Çin üretimi DRAM’e geçmesi maliyet açısından beklenen avantajı yaratmayabilir. Şirket, tedarik zincirini değiştirmenin getireceği test ve doğrulama masraflarıyla birlikte yine yüksek birim fiyatlarla karşılaşabilir.
CXMT’nin teknolojik açığı son yıllarda daralmış olsa da sektör değerlendirmeleri farklılık gösteriyor. Counterpoint Research, Çinli üreticilerle Güney Koreli liderler arasındaki farkın üç yılın altına indiğini belirtiyor . Buna karşılık başka bir uzman, özellikle gelişmiş DRAM alanında farkın beş yıldan fazla olduğunu savunuyor .
Bu görüş ayrılığı, CXMT ürünlerinin Samsung’un yüksek hacimli mobil üretim ve kalite standartlarını ne ölçüde karşılayabileceğine ilişkin belirsizliği ortaya koyuyor. Samsung’un karşılaşabileceği başlıca engeller şunlar:
Bu aşamalar, olası bir anlaşmanın imzalanmasını veya telefonlarda kullanılmaya başlamasını geciktirebilir.
Samsung’un değerlendirmesi, Çin’in bellek yongası sektöründeki yükselişiyle aynı döneme denk geliyor. CXMT’nin küresel DRAM pazarındaki payı 2026’nın ilk çeyreğinde yaklaşık yüzde 8’e ulaştı. Şirket böylece Samsung, SK hynix ve Micron’un ardından dünyanın dördüncü büyük DRAM üreticisi konumuna geldi .
Nomura, CXMT’nin küresel pazar payının 2028’e kadar yüzde 18’e çıkabileceğini öngörüyor . Şirketin çok yıllı ve yaklaşık 3 milyar dolarlık bir tedarik anlaşması imzaladığı, Şanghay Borsası’ndaki halka arzının da Çin’in yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik hedefinin sembollerinden biri hâline geldiği bildirildi .
HP, Dell ve Lenovo gibi küresel bilgisayar üreticilerinin CXMT yongalarıyla üretilen bellek modüllerini değerlendirdiği veya bazı ürünlerinde kullandığı aktarılıyor . Bu gelişmeler, Çinli bellek üreticilerinin yalnızca yerel pazara değil, küresel elektronik tedarik zincirlerine de girmeye başladığını gösteriyor.
Samsung’un Çinli bellek tedarikçilerine bağımlılığını artırması, jeopolitik riskleri de beraberinde getirebilir. ABD, Çin’deki fabrikaların gelişmiş çip üretim ekipmanlarına erişimini kısıtlamış durumda. Samsung’un Çin kaynaklı bellek kullanımını artırması, Washington’la ilişkiler ve gelecekteki tedarik zinciri kararları açısından ek değerlendirme gerektirebilir .
Bu risk, özellikle Samsung’un hem Güney Kore hem de ABD ile güçlü teknoloji ve üretim bağlarına sahip olması nedeniyle önem taşıyor. Dolayısıyla karar yalnızca birim maliyet hesabıyla sınırlı kalmayacak; güvenlik, ticaret politikası ve tedarik zinciri dayanıklılığı da hesaba katılacak.
Samsung’un Çin’de satılan Galaxy A modellerinde Çin üretimi DRAM kullanmayı değerlendirdiği iddiası, şirketin aynı anda birkaç cephede sıkıştığını gösteriyor. MX birimi artan bellek maliyetleri ve olası zararlarla mücadele ederken, Çin’deki pazar payı yaklaşık yüzde 0,6’ya düşmüş durumda. Şirket içinde ise DS’nin piyasa odaklı fiyatlandırması ile MX’in öngörülebilir tedarik ihtiyacı arasında gerilim olduğu öne sürülüyor.
CXMT, Samsung’a maliyet avantajı ve Çin pazarında yeni bir hareket alanı sağlayabilir. Fakat Çin üretimi DRAM’in gerçekten ucuz olup olmadığı, kalite ve güvenlik testlerini geçip geçemeyeceği ve daha düşük maliyetli bir Galaxy A modelinin Samsung’un marka sorununu çözüp çözemeyeceği hâlâ belirsiz.
Bu nedenle söz konusu hamle, kesinleşmiş bir stratejiden çok Samsung’un maliyet krizine karşı değerlendirdiği yüksek riskli bir çıkış yolu olarak görülüyor. Kararın hayata geçmesi, yalnızca Galaxy A serisinin tedarik zincirini değil, Çinli bellek üreticilerinin küresel pazardaki ağırlığını da etkileyebilir.