“Süper El Niño” ifadesi, resmi bir bilimsel sınıflandırma değil; doğu-orta tropikal Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın en az 2 °C üzerine çıktığı olağanüstü güçlü olayları tanımlamak için kullanılıyor .
Bu iklim şoku, Orta Doğu’daki çatışmanın petrol fiyatlarını yüksek tutmasıyla aynı döneme denk gelirse küresel ekonomi iki yönlü bir maliyet baskısıyla karşılaşabilir. Daha pahalı petrol; dizel, gübre ve taşımacılık maliyetlerini yükseltirken, El Niño’nun kuraklık, aşırı yağış ve sel riskini artırması tarımsal üretimi ve hasatları olumsuz etkileyebilir . Sonuç, gıda enflasyonunda yeni bir sıçrama ve merkez bankaları açısından daha zor bir politika dengesi olabilir.
JPMorgan ekonomistlerinin 24 Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesine göre :
JPMorgan, mevcut El Niño’nun 2026 sonunda “çok güçlü” ya da “süper” seviyeye ulaşma olasılığını yüzde 81 olarak hesaplıyor. Bu koşulların 2027’ye sarkma ihtimali ise yüzde 97 olarak değerlendiriliyor .
Banka; hanehalklarının bütçelerinde gıdanın daha büyük paya sahip olması ve tarımın ekonomik üretimde önemli yer tutması nedeniyle Hindistan, Endonezya, Brezilya ve Kolombiya’yı en fazla risk taşıyan gelişen piyasalar arasında gösteriyor .
Afrika Kalkınma Bankası’nın (AfDB) iklimden sorumlu üst düzey uzmanı Anthony Nyong, süper El Niño’nun etkilenen Afrika ülkelerinde toplam 10-20 milyar dolar ekonomik kayba yol açabileceği uyarısında bulundu .
Banka, olası etkileri yalnızca gıda fiyatlarıyla sınırlı görmüyor:
AfDB’nin 2024 Afrika Ekonomik Görünümü, kıta genelinde enflasyonun 2024’te ortalama yüzde 17-18 seviyesinde olduğunu ve yüksek gıda fiyatlarının temel sorunlardan biri olmayı sürdürdüğünü ortaya koymuştu . Süper El Niño, zaten zorlayıcı olan bu tabloya yeni bir arz şoku ekleyebilir.
AfDB ayrıca Nijerya, Etiyopya, Angola ve Kenya’da yakıt ve emtia fiyatlarındaki yükselişin toplumsal huzursuzluk riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerle El Niño’nun aynı anda etkili olması, enerji ve gıda enflasyonunu kıta genelinde daha da ağırlaştırabilir .
Allianz Research’ün ülke bazlı hesaplamalarına göre Asya’da süper El Niño kaynaklı gıda enflasyonu geçişkenliği en yüksek ülke Endonezya olabilir. Ülkede gıda enflasyonuna ek etkinin 2,3 puana ulaşabileceği tahmin ediliyor. Malezya ve Filipinler için öngörülen artış ise yaklaşık 0,7 puan düzeyinde .
Latin Amerika’da Kolombiya, Peru ve Brezilya gıda fiyatları bakımından en fazla baskı hissedebilecek ekonomiler arasında yer alıyor . Bu ülkelerde merkez bankaları, enflasyonun yeniden hızlanması halinde faiz indirimlerini 2027’ye ertelemek veya daha fazla faiz artışına gitmek zorunda kalabilir. Filipinler, Endonezya ve Hindistan için bu risk özellikle öne çıkarken, Malezya ve Tayland merkez bankalarının faizleri sabit tutması bekleniyor .
Başlıca tarım ihracatçılarının —Hindistan, Tayland ve Vietnam gibi ülkelerin— ihracat kısıtlamalarına başvurması kendi iç piyasalarındaki baskıyı azaltabilir; ancak ithalata bağımlı ülkelerde fiyat riskini büyütebilir .
Hindistan’da haziran ayı tüketici enflasyonu, beklentilerin üzerinde gelerek yıllık yüzde 4,38 oldu. Bu oran, artan gıda ve yakıt maliyetlerinin ekonomiye yansımasıyla yaklaşık bir buçuk yıl içinde ilk kez Hindistan Merkez Bankası’nın hedefinin üzerine çıktı .
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim petrol fiyatları için ek risk yaratırken, gelişmekte olan El Niño da gıda maliyetleri görünümünü belirsizleştiriyor . Hindistan Merkez Bankası Başkanı Sanjay Malhotra, normalin altında seyreden güneybatı musonu nedeniyle gıda görünümünün “belirsiz” olduğunu söyledi. Banka, mali yılın geri kalanında enflasyonu yüzde 5,1 olarak öngörüyor .
En büyük risk, stagflasyonist bir bileşim oluşması: Gıda ve enerji fiyatları tüketici enflasyonunu yukarı iterken, tarımsal üretimdeki düşüş ve yüksek girdi maliyetleri ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir .
| Etken | Nasıl çalışıyor? | Merkez bankalarına etkisi |
|---|---|---|
| Gıda fiyatı şoku | Kuraklık ve seller ürün verimini düşürüyor | Manşet enflasyon hedeflerin üzerinde kalıyor |
| Petrol fiyatı şoku | Orta Doğu’daki çatışma enerji ve taşımacılık maliyetlerini artırıyor | Üretim girdileri pahalanıyor, enflasyon daha geniş alana yayılıyor |
| Büyüme kaybı | Tarımsal üretim geriliyor, gelişen ülkelerin kamu maliyesi zorlanıyor | GSYH yavaşlıyor ve stagflasyon riski doğuyor |
| Politika ikilemi | Enflasyonla mücadele için faizlerin yüksek tutulması gerekiyor; ancak büyüme zayıflıyor | Faiz indirimleri erteleniyor veya bazı ülkelerde faiz artışı gündeme geliyor |
Gelişen piyasalar bu ikileme karşı daha hassas. IMF verilerine dayanan Bloomberg analizine göre gıda, Hindistan’daki enflasyon sepetinin yaklaşık yüzde 46’sını, Tayland’da yüzde 36’sını ve Endonezya’da yüzde 33’ünü oluşturuyor . Bu nedenle gıda fiyatlarındaki hareket, gelişmiş ekonomilere kıyasla tüketici enflasyonuna daha hızlı ve güçlü biçimde yansıyabiliyor.
Reuters’a konuşan bir analistin ifadesiyle, yılın başında birçok merkez bankası faiz indirimleri için alan bulunduğunu düşünüyordu; şimdi ise bazıları indirimleri durdururken bazı ülkelerde faiz artırımı beklentileri güçleniyor .
Dünya Bankası’nın Haziran 2026 tarihli Küresel Ekonomik Görünüm raporu, enerji maliyetlerinin etkisiyle küresel manşet enflasyonun bu yıl yüzde 4’e yükselebileceğini öngörüyor. Hem gelişmiş ekonomilerde hem de gelişmekte olan ülkelerde enflasyonun enerji fiyatları nedeniyle artması bekleniyor .
Dünya Bankası, daha şiddetli bir El Niño’nun tek başına veya diğer risklerle birlikte gıda emtia fiyatlarını mevcut tahminlerin “çok üzerine” taşıyabileceği uyarısında bulunuyor . Avrupa Merkez Bankası’nın hesaplamaları da güçlü bir El Niño’nun şoktan bir yıl sonra küresel gıda emtia fiyatlarını 9 puana kadar artırabileceğine işaret ediyor .
Bazı analistler mevcut tahıl stoklarını yeterli bulsa da , iklim ve jeopolitik risklerin üst üste binmesi fiyat görünümündeki risklerin belirgin biçimde yukarı yönlü olduğu anlamına geliyor .
Öne çıkan kırılgan gruplar şunlar:
El Niño’nun etkisi henüz kesinleşmiş tek bir sonuç değil; hava koşullarının bölgelere göre farklılaşması ve tahıl stoklarının mevcut seviyesi nihai tabloyu değiştirebilir. Ancak yüzde 81’lik olasılık, yüksek petrol maliyetleri ve kırılgan gıda tedarik zincirleriyle birleştiğinde, 2026 sonu ve 2027 için küresel enflasyonun düşüş sürecinin beklenenden daha uzun sürebileceğini gösteriyor.