Bu anı bütün hayatı boyunca beklediğini söyleyen Altman, süper zekânın birçok kişinin düşündüğünden daha yakın olduğunu öne sürdü . Ona göre yapay zekâ alanındaki ilerleme, insan zekâsını aşan sistemlere doğru hızlanıyor. Ancak teknolojinin az sayıda kişinin elinde toplanması hâlinde “AI otoriterliği” riskine de dikkat çekti .
“Tekillik” genel olarak yapay zekânın insan zekâsını aşarak kendi gelişimini hızlandırmaya başladığı varsayımsal dönüm noktası anlamında kullanılıyor. Altman’ın açıklaması bu eşiğin gelecekte değil, hâlihazırda yaşandığı iddiasına dayanıyor. Bununla birlikte bazı değerlendirmeler, mevcut sistemlerin hâlâ hedefleri belirlemek, eğitim süreçlerini kurmak ve sonuçları değerlendirmek için insanlara ihtiyaç duyduğunu vurguluyor .
Altman, yapay zekânın toplum genelinde dört günlük ya da dört saatlik çalışma haftasını yaygınlaştıracağı fikrini açıkça reddetti. Teknolojinin uzun süredir insanlara daha az çalışıp daha fazla boş zamana sahip olacaklarını vaat ettiğini, ancak bu vaadin kitlesel ölçekte gerçekleşmediğini söyledi. “Yapay zekânın bunu değiştirmesini beklemiyorum” ifadelerini kullandı .
Altman’ın mantığı basit: Yapay zekâ verimliliği artırsa bile insanlar rekabetçi. Daha başarılı olmak ve rakiplerinin önüne geçmek isteyen çalışanlar ile şirketler, verimlilik kazanımlarını boş zamana değil daha yüksek hedeflere dönüştürebilir. Bu nedenle kısa çalışma haftasının önündeki engelin teknoloji değil, insan davranışı olduğunu düşünüyor.
Altman’ın bu görüşü, OpenAI’nin Nisan 2026’da yayımladığı Industrial Policy for the Intelligence Age başlıklı 13 sayfalık politika belgesiyle belirgin biçimde çelişiyor .
Belgede, yapay zekâ çağındaki ekonomik dönüşüme hazırlanmak için ücret kaybı olmadan 32 saatlik, dört günlük çalışma haftasının pilot olarak uygulanması öneriliyor . OpenAI, AI kaynaklı verimlilik artışlarının çalışanlara daha iyi yan haklar ve daha fazla boş zaman olarak yansıtılması gerektiğini savunuyor .
Belgenin diğer önerileri arasında şunlar bulunuyor:
Altman, belge yayımlandığında Axios’a bunun “bir reçete değil, başlangıç noktası” olduğunu söylemişti . Yine de kurumun resmî politika önerisiyle CEO’nun kişisel değerlendirmesi arasındaki fark oldukça keskin: Belge kısa çalışma haftasını ulaşılması gereken bir politika hedefi olarak sunarken Altman, insanların rekabetçiliği nedeniyle bunun gerçekleşmeyeceğini söylüyor.
Bu çelişki iki şekilde açıklanabilir. Belge, OpenAI’nin hükümetlerin uygulaması gerektiğini düşündüğü ideal politika çerçevesini; podcast açıklamaları ise Altman’ın gerçek hayattaki davranışlara ilişkin öngörüsünü yansıtıyor olabilir. Alternatif olarak Altman’ın kişisel görüşü geçen aylarda değişmiş olabilir. Ancak her iki ihtimal de kurumsal öneri ile CEO’nun açıklaması arasındaki tutarsızlığı ortadan kaldırmıyor.
Altman’ın karamsar yaklaşımı, yapay zekânın verimlilik artışlarını daha fazla boş zamana dönüştüreceğini düşünen diğer yöneticilerle ters düşüyor.
JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, daha ölçülebilir tahminler yapan yöneticilerden biri. Nisan 2026’daki yıllık hissedar mektubunda, yapay zekâ kaynaklı verimlilik artışları sayesinde 30 yıl içinde 3,5 günlük çalışma haftasına geçilebileceğini öngördü . CBS’e de “30 yıl sonra çocuklarınız muhtemelen haftada üç buçuk gün çalışıyor olacak” dedi .
Dimon’un tahmini tamamen soyut değil. JPMorgan’ın üretimde kullandığı yaklaşık 600 AI uygulaması bulunuyor; yaklaşık 300 bin çalışanın 150 bini bu araçları her hafta kullanıyor ve kişi başına yaklaşık dört saat tasarruf sağlıyor. Bu da haftada yaklaşık 600 bin çalışan saatinin geri kazanılması anlamına geliyor . Dimon ayrıca yapay zekânın bankada “hisse senedi riskinden korunma işlemlerinin tamamını zaten yaptığını” söyledi .
Ancak Dimon aynı zamanda ofiste çalışmanın en güçlü savunucularından biri. JPMorgan çalışanlarının haftada beş gün ofise dönmesini istemesi, uzun vadeli 3,5 günlük hafta öngörüsüyle bugünkü ofise dönüş politikası arasında dikkat çekici bir gerilim yaratıyor .
Zoom CEO’su Eric Yuan daha kısa bir takvim öngörüyor. Wall Street Journal’a “Beş gün çalışmaktan nefret ediyorum” diyen Yuan, yapay zekâ ajanlarının e-posta, toplantı ve planlama gibi rutin işleri üstlenmesiyle üç günlük çalışma haftasının beş yıl içinde norm hâline gelebileceğini söyledi .
Yuan, TechCrunch Disrupt 2025 etkinliğinde toplantılara kullanıcıların yerine katılabilen AI “dijital ikizlerinden” söz etti. Bu avatarların, insanların zamanını rutin koordinasyon işlerinden kurtarabileceğini savundu . Zoom’un hibrit çalışma yaklaşımı da büyük teknoloji şirketleri arasında daha esnek örneklerden biri olarak değerlendiriliyor .
Bill Gates de yapay zekânın üç veya dört günlük çalışma haftasını mümkün kılabileceğini düşünen yöneticiler arasında yer alıyor. Fortune ve TechCrunch gibi yayınlar Gates’i Dimon, Yuan ve NVIDIA CEO’su Jensen Huang ile birlikte bu yönde kamuya açık tahminlerde bulunan isimler arasında gösteriyor . Gates, dönüşümün kendiliğinden gerçekleşmeyeceği ve geçiş sürecinin sarsıcı olabileceği uyarısında da bulundu .
Yapay zekânın çalışma haftasını kısaltacağına dair iyimser tahminler, mevcut iş hayatındaki üç eğilimle çarpışıyor.
Ofise dönüş zorunlulukları arttı. 2023’ten bu yana Wall Street’teki bankalar, Amazon, Google, Apple ve Meta gibi büyük teknoloji şirketleri ile danışmanlık firmaları ofiste bulunma şartlarını sıkılaştırdı. Bu politikalar, pandemi döneminde verilen uzaktan çalışma esnekliği vaatlerinin çoğunu geri plana itti. Dimon’un JPMorgan’daki beş günlük ofis zorunluluğu bu çelişkinin en görünür örneklerinden biri.
“Her zaman çevrim içi” kültürü güçlendi. AI araçları çalışanların e-postalara ve mesajlara daha hızlı yanıt vermesi beklentisini artırdı. Daha fazla çıktı üretme baskısı, bağlantıda kalınan saatlerin uzamasına ve iş-özel hayat sınırlarının bulanıklaşmasına yol açabiliyor.
AI verimliliği sayesinde dört günlük haftayı şirket çapında uygulamaya koyan büyük bir işveren henüz yok. Mevcut pilotlar ve denemeler çoğunlukla deneysel ya da öneri aşamasında. OpenAI’nin belgesi de dört günlük çalışma haftasını doğrudan uygulamaya koymuyor; yalnızca işverenleri ve sendikaları zaman sınırlı 32 saatlik çalışma haftası pilotlarına teşvik etmeyi öneriyor .
Yönetici açıklamalarında aslında geniş bir uzlaşı var: Yapay zekâ, teknik olarak çalışma haftalarını ciddi biçimde kısaltabilir. Ayrışma, bunun gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda yaşanıyor.
Altman’ın yaklaşımı, teknolojinin insan doğasını değiştirmeyeceği varsayımına dayanıyor. Dimon ve Yuan ise teknolojinin çalışma hayatının sınırlarını değiştireceğine, insanların da daha fazla boş zaman elde edecek şekilde uyum sağlayacağına inanıyor.
Şimdilik çoğu bilgi çalışanının deneyimi Altman’ın görüşüne daha yakın görünüyor: Daha yüksek çıktı beklentisi, daha yoğun bağlantı hâli ve işverenlerin fiziksel olarak ofiste bulunma ısrarı. Ancak Dimon’un öngörüsü 30 yıllık, Yuan’ınki ise yaklaşık beş yıllık bir ufka işaret ediyor. Henüz hiçbirinin tahmini gerçekleşmiş değil.
En temkinli sonuç şu olabilir: Yapay zekâ, onu yönetecek sosyal ve ekonomik kurumlardan daha hızlı ilerliyor. Gelecekte çalışma haftasının ne kadar süreceğini yalnızca AI’ın yapabilecekleri değil, insanların ve şirketlerin bu kazanımları nasıl kullanmayı seçtiği belirleyecek.