BM Genel Kurulu, Volker Türk'ün ikinci dört yıllık dönemi (12 Ekim 2026 – 11 Ekim 2030) için yeniden atanmasını öngören bir karar tasarısını oyladı . Nihai tablo şöyleydi:
Karar, 193 üyeli Kurul'un büyük çoğunluğunun desteğiyle, küçük ama ses getiren bir muhalif blokun itirazlarına rağmen ezici bir çoğunlukla kabul edildi .
Türk'e karşı oy kullanan ve aktif olarak muhalefet eden başlıca üç ülke ABD, Rusya ve İsrail oldu . Bu ülkelere bir avuç küçük devlet daha katıldı. Birden fazla rapora göre, 'hayır' oyu kullanan ülkelerin tam listesi, üç ana muhalifin yanı sıra Arjantin, Burkina Faso, Mali, Nikaragua, Nijer, Kuzey Kore ve Trinidad ve Tobago'yu da içeriyordu . Ana oylamadan önce Kurul, ABD'nin oylamayı bir hafta erteleme önergesini ve Rusya'nın Türk'ün görev süresini 31 Aralık 2026'ya kadar sınırlama karşı önergesini de reddetti .
Fransa, İngiltere, Almanya ve neredeyse tüm Avrupa, Afrika, Latin Amerika ve Asya ülkelerinin de aralarında bulunduğu 144 ülkeden oluşan bir koalisyon, yeniden atamayı destekledi . Bu oylama, Türk'ü ofisin 1993'te kurulmasından bu yana iki tam dönem görev yapan ilk Yüksek Komiser yaparken, destekçiler bunu güçlü bir küresel onay işareti olarak yorumladı .
Diplomatik anlaşmazlık, oylamanın hemen ardından patlak verdi. Fransa'nın BM Daimi Misyonu, sosyal medyada yayınladığı keskin bir açıklamayla, Amerika Birleşik Devletleri'nin Türk'e karşı oy kullandıktan sonra "artık bir 'insan hakları feneri' olarak görülemeyeceğini" ilan etti . Fransa, mesajına #AmericaAlone etiketini ekledi ve bu etiket kısa sürede viral olarak neredeyse iki milyon kez görüntülendi .
ABD ise aynı sertlikte karşılık verdi. Haberler, bu görüş alışverişini "şiddetli sataşmalar" olarak tanımladı ve bir müttefik hükümetin diğerini kendi etiketiyle hedef almasının nadir görülen bir durum olduğuna dikkat çekti . ABD'nin BM misyonu da bir video yayınlayarak yanıt verdi ve yetkililer arasındaki atışma, politika anlaşmazlığının ötesine geçerek kişisel saldırılara dönüştü . Bazı haberler, tartışmanın "savaş zamanı hakaretleri" seviyesine ulaştığını yazdı .
Fransa'nın ana mesajı, ABD'nin temel bir insan hakları konusunda kendini tecrit ettiği yönündeydi. ABD ise muhalefetini, Türk'ün performansına yönelik ilkeli bir eleştiri olarak savundu. ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jeff Bartos, oylamadan önce Türk'ün yeterince tarafsız olmadığı konusunda uyarıda bulunmuş ve ABD'nin BM'ye katılımını ve finansmanını gözden geçirebileceğini söylemişti .
Avusturyalı bir avukat olan ve Ekim 2022'de göreve başlayan Volker Türk, birkaç önemli nedenden dolayı muhalefetle karşılaştı :
Bu tartışma, ABD ile önemli bir Avrupa müttefiki arasında BM'nin rolü ve insan haklarının dış politikadaki önemi konusunda önemli bir ayrışmayı gözler önüne serdi. Fransa için oylama, kendisini çok taraflılığın ve insan haklarının savunucusu olarak konumlandırma fırsatıydı. ABD için ise oylama, Türk'ün liderliğine yönelik daha geniş bir hayal kırıklığını ve BM'nin insan hakları mekanizmasını yeniden şekillendirme arzusunu yansıtıyordu. Anlık sonuç, iki müttefik arasındaki üslubun keskin bir şekilde bozulması oldu, ancak resmi bir politika değişikliği açıklanmadı.