Thiel, “Bitcoin işlem ücretleri, blok sübvansiyonunun yerini alacak kadar hızlı büyümüyor” diyerek ağın temel ekonomik varsayımında yapısal bir eksik oluştuğunu savunuyor . Bu nedenle ona göre Bitcoin’in geleceği, market alışverişleri veya sınır ötesi küçük ödemeler için kullanılan ana ödeme ağı olmakta değil.
Bunun yerine Bitcoin’in stratejik bir jeopolitik varlık ve değer saklama aracı olarak konumlanacağını düşünüyor. Bu yaklaşım, Bitcoin’i günlük işlemlerde kullanılan bir ödeme kanalı olmaktan çok dijital altına benzer bir rezerv varlığı olarak ele alıyor . Thiel, Ocak 2026’da CNBC’ye yaptığı açıklamalarda Bitcoin’in spekülatif bir yatırımdan; likidite, enerji ve jeopolitik gelişmeler tarafından şekillenen stratejik bir varlığa dönüştüğünü söyledi .
Thiel’in senaryosunda Bitcoin’in günlük ticari işlemlerde geri çekilmesi, kripto tabanlı ödemelerin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Bu rolü büyük ölçüde stablecoin’lerin üstlenmesi bekleniyor .
Stablecoin’ler, değerlerini genellikle dolar gibi bir itibari para birimine bağlamayı hedefleyen kripto varlıklar. Bu yapı onları fiyatı sert dalgalanabilen Bitcoin’e kıyasla ödeme, mutabakat ve sınır ötesi transferlerde daha elverişli kılabiliyor.
Thiel’in öngörüsünde:
Başka bir ifadeyle, Bitcoin temel rezerv katmanı olurken stablecoin’ler ticari işlemlerin kullanıcıya görünen yüzünü oluşturabilir.
Thiel’in yaklaşımını MARA açısından önemli kılan nokta, bunun yalnızca teorik bir gelecek tasviri olmaması. Bitcoin madencileri, yapay zekâ şirketlerinin hızla bulmakta zorlandığı üç kritik kaynağa zaten sahip: arazi, enerji hakları ve elektrik şebekesine bağlı veri merkezi yapıları .
Bu nedenle Thiel, madencileri yapay zekâ bilişim zincirinin “alt katmanı” olarak görüyor. Madencilik tesislerindeki elektrik yükü esnek biçimde yönetilebildiği için aynı saha, koşullara göre Bitcoin madenciliği ile yapay zekâ iş yükleri arasında paylaştırılabiliyor .
Thiel ayrıca “uçta çıkarım” (inference at the edge) fikrini savunuyor. Bu modelde yapay zekânın çıkarım işlemleri yalnızca merkezi bulut bölgelerinde değil, dağıtık madencilik tesislerinde de yürütülebilir .
Ekonomik teşvik de güçlü. MARA’nın stratejik iletişimlerinde aktarılan sektör verilerine göre yapay zekâ iş yükleri, kullanılan elektrik birimi başına Bitcoin madenciliğine kıyasla yaklaşık 25 dolar gelir sağlayabiliyor . Bu rakam, şirketlerin aynı enerji kaynağını daha yüksek getirili bilişim faaliyetlerine yönlendirme isteğini açıklıyor.
MARA, Bitcoin madenciliğini tamamen bırakacağını söylemiyor. Ancak şirket, kendisini yalnızca Bitcoin üreten bir işletme olmaktan çıkarıp enerji ve dijital altyapı şirketine dönüştürmek için somut adımlar atıyor.
MARA, 2026’nın başında Starwood Capital Group ile mevcut madencilik sahalarını yapay zekâ ve yüksek performanslı bilişim veri merkezlerine dönüştürmeyi amaçlayan bir ortaklık açıkladı. İlk pilot sahalarda çalışmaların başladığı belirtilirken başlangıç hedefi yaklaşık 1 GW kapasite. Plan, bu kapasitenin 2,5 GW’ın üzerine çıkarılmasını öngörüyor .
Şirket, 30 Nisan 2026’da Long Ridge Energy & Power’ı yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki bir işlemle satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Bu tutara mevcut borcun üstlenilmesi de dahil .
Ohio’daki tesis, 505 megavatlık doğal gaz santrali ve MARA’nın yapay zekâ veri merkezi planında temel enerji varlığı olarak konumlanıyor. Anlaşmanın MARA’nın sahip olduğu ve işlettiği kapasiteyi yaklaşık yüzde 65 artırması, ayrıca yıllıklandırılmış düzeltilmiş FAVÖK’e yaklaşık 144 milyon dolar eklemesi bekleniyor .
MARA, bu dönüşümü finanse etmek için rezervlerindeki yaklaşık 1,1 milyar ila 1,5 milyar dolar değerindeki Bitcoin’i sattı. Thiel bunun operasyon giderlerini karşılamak için yapılan zorunlu bir satış değil, stratejik bir yeniden kaynak tahsisi olduğunu vurguluyor. Şirket Bitcoin madenciliğine de devam ediyor .
Nisan 2026’nın başında MARA, yalnızca Bitcoin madenciliği yapan bir şirketten enerji ve yapay zekâ altyapısı şirketine geçiş kapsamında çalışanlarının yaklaşık yüzde 15’ini işten çıkardı. Thiel, çalışanlara gönderdiği iç yazışmada bu azaltımı şirketin yeni yönüyle bağlantılı “stratejik” bir karar olarak nitelendirdi .
Thiel, 11 Mayıs 2026’da raporlanan 2026’nın ilk çeyrek sonuçları görüşmesinde MARA’yı artık bir Bitcoin madencisinden ziyade “dijital enerji” şirketi olarak tanımladı. Çeyreği de “artımlı değil, yeniden tanımlayıcı bir çeyrek” sözleriyle değerlendirdi .
Şirketin açıklamalarına göre barındırma hizmeti kapsamı dışında kalan madencilik kapasitesinin yüzde 90’a kadarı, yapay zekâ ve HPC kullanımı için dönüşüm amacıyla inceleniyor . MARA, Form 10-Q bildiriminde kendisini “enerjiyi yüksek değerli bilişim iş yüklerine dönüştürmek için kurulmuş bir dijital altyapı şirketi” olarak tanımlıyor .
MARA, Kuzey Amerika dışındaki veri merkezi ve enerji varlıklarını da genişletiyor. Şirketin Avrupa’daki yapay zekâ bulut hizmetlerine yöneldiği ve EDF’den ayrılan Fransız yapay zekâ/HPC operatörü Exaion’u satın aldığı bildiriliyor .
Şirket, Bitcoin 2026 etkinliğinde MARA Foundation adlı vakfı da duyurdu. Girişim; açık kaynak geliştirme, kuantum dirençli güvenlik araştırmaları, kendi kendine saklama, politika çalışmaları ve eğitim gibi Bitcoin ekosisteminin uzun vadeli dayanıklılığı için önemli alanları desteklemeyi amaçlıyor .
Vakıf, MARA’nın ticari odağı enerji ve yapay zekâ altyapısına kayarken Bitcoin ekosistemiyle bağını korumasını sağlıyor.
Fred Thiel’in tezi Bitcoin’in ortadan kalktığı yönünde değil. Ona göre Bitcoin’in ekonomik rolü daralıyor ve daha belirgin hale geliyor: Günlük ödemelerden ziyade stratejik rezerv varlığı ve dijital altın olarak öne çıkıyor. Ticari işlemlerde stablecoin’ler, yüksek değerli bilişimde ise yapay zekâ veri merkezleri başı çekiyor.
MARA açısından bu, şirketin dijital altın madenciliğinden hesaplama gücü ve enerji altyapısı işletmeciliğine geçiş yapması anlamına geliyor. Bu dönüşümün piyasa tarafından ne ölçüde ödüllendirileceği henüz belli değil; ancak Starwood ortaklığından Long Ridge satın alımına kadar atılan adımlar, MARA’nın bu stratejiye ciddi kaynak ayırdığını gösteriyor.