Bu oran, sermayenin tamamının fiyat aralığı dışında kaldığı anlamına gelmiyor. Hesaplama; aktif fiyat aralığının dışında bekleyen pozisyonların yanı sıra fiyat aralığı içinde olsa da yeterli işlem hacmi olmayan havuzlarda bulunan likiditeyi de kapsıyor.
Araştırmanın 6 Ocak-30 Haziran 2026 arasındaki 26 haftalık dönemi kapsayan başlıca sonuçları şöyle:
Bazı daha geniş hesaplamalarda yıllık kaçırılan ücret miktarı 175-195 milyon dolar aralığına kadar çıkarılıyor. Ancak araştırmanın öne çıkan tahmini yaklaşık 150 milyon dolar seviyesinde.
1inch tarafından yaptırılan çalışma, zincir üstü veri analiz platformu Dune Analytics tarafından yürütüldü. Araştırmacılar, yedi blokzincirdeki en aktif havuzlarda bulunan likidite pozisyonlarını yeniden oluşturdu. İncelenen protokoller arasında Uniswap v3, Uniswap v4, PancakeSwap v3 ve Aerodrome Slipstream yer aldı.
Çalışma yaklaşık 200 havuzu ve haftalık ortalama 1,84 milyar dolarlık likiditeyi kapsadı. 26 haftalık dönem boyunca alınan veriler, ortalama yaklaşık 1,6 milyar dolarlık sermayenin tam verimle kullanılmadığına işaret etti.
Yoğunlaştırılmış likiditenin temel özelliği, LP’lerin sermayelerini tüm fiyat eğrisine yaymak yerine belirli bir fiyat aralığına yerleştirmesi. Bu yöntem, seçilen aralıkta daha yüksek sermaye verimliliği sağlayabiliyor; ancak fiyat bu aralığın dışına çıktığında pozisyon işlem ücretleri üretmeyi bırakıyor. Ücret kazanmaya devam etmek için pozisyonun yeniden ayarlanması veya fiyatın tekrar aralığa dönmesi gerekiyor.
2026’nın ilk yarısındaki dalgalı ve süreklilik gösteren fiyat hareketleri, çok sayıda pozisyonun aktif aralığın dışına çıkmasına neden oldu.
Araştırma, otomatik yoğunlaştırılmış likidite yönetimi kullanan pozisyonların, bireysel cüzdanlara kıyasla belirgin biçimde daha iyi performans gösterdiğini ortaya koydu. Otomatik yeniden dengeleme araçları ve botlar, fiyat değiştikçe pozisyonları daha sık ayarlayarak sermayenin aktif kalma ihtimalini artırdı.
Buna karşılık bireysel LP’lerin pozisyonlarını uzun süre değiştirmeden bırakma olasılığı daha yüksekti. Araştırma, fiyat aralığı dışında kalan sermayenin %36,7’sinin 90 günden uzun süredir hareket ettirilmediğini belirledi. Bu durum, DeFi’deki “yatır ve unut” yaklaşımının önemli ölçekte sürdüğünü gösteriyor.
Araştırmanın sonuçları, DeFi sektörünün 2026 boyunca yaşadığı genel küçülme döneminde yayımlandı. CryptoRank verilerine dayanan raporlara göre DeFi’deki toplam kilitli varlık değeri (TVL), yılın her ayında geriledi; ocak ayında yaklaşık 115 milyar dolar olan değer haziranda yaklaşık 70 milyar dolara düştü. Bu, yaklaşık %37-39’luk bir gerilemeye karşılık geliyor.
Sektördeki düşüşte kripto varlık fiyatlarındaki zayıflama, getirilerin sıkışması, Ekim 2025’teki piyasa düzeltmesinin ardından riskten kaçış eğilimi ve yüksek profilli güvenlik açıkları etkili oldu. Güvenlik olaylarının 2026’nın ilk yarısında DeFi sektörüne yaklaşık 942 milyon dolarlık maliyet çıkardığı bildirildi.
Bu dönemde ilk on ağ arasında yalnızca TRON ve Hyperliquid’in TVL bakımından ters yönde büyüme kaydettiği aktarıldı.
Dune araştırması, sektörün yalnızca sermaye kaybetmediğini; DeFi’de kalan sermayenin de önemli bir bölümünün etkin biçimde çalışmadığını göstererek daralmanın başka bir boyutunu ortaya koydu. Başlık rakamı olarak görülen TVL, işlem likiditesi sağlayan ve ücret üreten gerçek “çalışan sermaye” miktarını olduğundan büyük gösterebilir.
Yoğunlaştırılmış likidite, geleneksel sabit çarpanlı otomatik piyasa yapıcısı modeline kıyasla teorik olarak daha sermaye verimli bir yapı sunuyor. Ancak bu verimlilik, daha fazla operasyonel takip gerektiriyor. LP’lerin fiyat aralıklarını izlemesi, pozisyonlarını yeniden dengelemesi veya otomatik yönetim araçlarından yararlanması gerekiyor.
Aksi halde protokolde kilitli görünen sermaye, gerçekte ne işlem hacmine katkı sağlıyor ne de ücret geliri üretiyor. Bu nedenle araştırmanın temel mesajı yalnızca “daha fazla likidite” değil, mevcut likiditenin ne kadarının gerçekten aktif olduğunu ölçmenin de kritik olduğu yönünde.