Satış dalgasının arkasında tek bir gelişme değil, arz risklerini peş peşe azaltan bir dizi gelişme vardı: Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin toparlanması, ABD ile İran arasındaki kırılgan ateşkes ve Suudi Arabistan’ın Ras Tanura terminalinden ihracata dönmesi.
Fiyatları aşağı çeken en önemli gelişme, ham petrol sevkiyatlarının Hürmüz Boğazı üzerinden hızla yeniden başlaması oldu. ABD’li bir yetkili, ticari deniz taşımacılığının haziran sonu ve temmuz başında hızlandığını ve petrol akışının günlük 10 milyon varilin üzerine çıktığını açıkladı . Reuters da ateşkes anlaşmasının ardından boğazdan geçen ham petrol sevkiyatının savaşın başlamasından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını bildirdi .
Hürmüz Boğazı normal koşullarda günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşır. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleşen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık gelir . Çatışmanın ilk çeyreğinde boğazdan geçen akışlar yaklaşık yüzde 30 düşmüştü .
Günlük 10 milyon varillik toparlanma hâlâ savaş öncesi seviyelerin altında olsa da piyasaya kritik bir mesaj verdi: Küresel arz krizinin en kötü aşaması geride kalıyor olabilir . Bu beklenti, petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini hızla aşağı çekti.
Hürmüz’deki trafiğin yeniden başlamasını sağlayan temel gelişme diplomatik kanaldaki ilerlemeydi. ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 17 Haziran 2026’da Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır’ın arabuluculuk çabalarıyla hazırlanan İslamabad Mutabakatını uzaktan imzaladı .
14 maddelik çerçeve, ateşkesi 60 gün uzatmayı, Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere yeniden açmayı, İran’ın mayın temizleme çalışmalarını 30 gün içinde tamamlamasını, ABD’nin deniz ablukasını kaldırmasını ve İran petrol ihracatına yönelik yaptırımlar için geçici muafiyetler sağlanmasını öngörüyordu .
Mutabakatın ardından ABD-İran arasındaki ilk üst düzey görüşmeler 22 Haziran’da İsviçre’nin Bürgenstock kentinde sona erdi. Pakistan ve Katar, tarafların 60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığını açıkladı . Ayrıca Lübnan’da yeni çatışmaları önlemek amacıyla bir çatışmasızlık ve koordinasyon hücresi kurulması kararlaştırıldı .
Ancak bu süreç kalıcı bir barış anlaşması anlamına gelmiyordu. Reuters, görüşmelerde gecikmeler ve belirsizlikler yaşandığını; ateşkes çerçevesinin henüz dayanıklı ve nihai bir uzlaşmaya dönüşmediğini aktardı . İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in cenaze töreni de müzakerelerin takvimini etkiledi . 29 Haziran’da karşılıklı saldırıların yeniden tırmanması üzerine tarafların geçici mutabakatı korumak için tekrar “geri çekilme” kararı alması, diplomasinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi .
Piyasa açısından sonuç şuydu: Görüşmeler arz kesintisi riskini azalttı, ancak riskin tamamen ortadan kalktığına dair kesin bir güven oluşturmadı. Bu nedenle fiyatlar düşerken oynaklık ihtimali varlığını korudu.
Bir diğer güçlü düşüş sinyali Suudi Arabistan’dan geldi. Saudi Aramco, dünyanın en büyük petrol limanı olarak tanımlanan Ras Tanura terminalinden ham petrol yüklemelerini 26 Haziran’da yeniden başlattı. Terminal, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından yaklaşık dört ay boyunca sevkiyat yapmamıştı .
2 Temmuz itibarıyla toplam yaklaşık 10 milyon varil Suudi petrolü taşıyan en az beş çok büyük ham petrol tankeri (VLCC), Ras Tanura’dan yükleme yaparak Hürmüz Boğazı’ndan çıktı .
Aramco’nun Asyalı müşterilere satışları hızlandırmak için geleneksel formül bazlı resmi satış fiyatları yerine spot fiyatlama yöntemine geçmesi de piyasadaki arz beklentisini güçlendirdi . Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı kısa süre içinde savaş öncesi seviyelere yaklaşırken, Bloomberg verileri sevkiyatlarda belirgin bir artışa işaret etti .
Aramco ayrıca Asya için temmuz ayı resmi satış fiyatını sert biçimde düşürdü. Şirketin amiral ürünü Arab Light’ın fiyatı varil başına 6 dolar indirildi; bu karar, zayıf talep ve arzın artacağı beklentisiyle ilişkilendirildi .
Hürmüz akışının toparlanması ve Suudi ihracatının yeniden başlamasına ek olarak, bazı ülkelerin stratejik petrol rezervlerinden piyasaya varil sürmesi de kısa vadeli arzı artırdı .
ABD’de benzin talebinin zayıflaması da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı. Enerji Bilgi İdaresi (EIA), 20 Haziran’da sona eren haftada motor benzini arzının günlük 8,8 milyon varile gerilediğini açıkladı. Bu, haftalık bazda yüzde 3,2 ve 2025’in aynı haftasına göre yüzde 4,5 düşüş anlamına geliyordu .
Öte yandan, OPEC+’ın ağustos ayında üretimi yaklaşık 188 bin varil/gün artıracağı iddiası, sağlanan kaynaklarla doğrulanamıyor. Bu nedenle söz konusu rakam güvenilir bir veri olarak kullanılmamalı. Buna karşılık Hürmüz akışındaki toparlanma ve Suudi ihracatının yeniden başlaması, piyasadaki arz baskısını destekleyen belgelenmiş gelişmeler .
Petrol piyasası şu anda normalleşme senaryosunu büyük ölçüde fiyatlıyor. Ancak aşağı yönlü hareketin kalıcı olması garanti değil:
Petrol piyasası dört ay boyunca çatışma nedeniyle oluşan arz kesintisi riskinin önemli bölümünü fiyatlara yansıtmıştı. Şimdi ise Hürmüz’den geçen petrol miktarı yeniden artıyor, ABD-İran arasında geçici bir diplomatik çerçeve bulunuyor ve Suudi Arabistan’ın ihracatı küresel pazara dönüyor. Bu tablo, Brent ve WTI fiyatlarını savaş öncesi seviyelere yaklaştırdı .
Ancak mevcut görünüm kalıcı barıştan çok kırılgan bir normalleşme senaryosuna dayanıyor. Görüşmelerin çökmesi veya Hürmüz’de yeni bir güvenlik krizinin yaşanması hâlinde, petrol piyasasında silinen savaş primi kısa sürede yeniden ortaya çıkabilir.