Rus silahlı kuvvetleri, 2025-2026 kışı boyunca Ukrayna genelindeki enerji tesislerini sistematik ve tekrar tekrar hedef aldı. Yüzlerce silahın kullanıldığı koordineli saldırılarda, daha önceki saldırılardan zarar görmüş olan elektrik üretim, iletim ve dağıtım altyapısı hedef alındı [Report PDF, para 2]. Bu saldırılar, Ukrayna makamlarını ulusal çapta planlı elektrik kesintileri uygulamaya zorladı; siviller bazı dönemlerde günde yalnızca birkaç saat elektrik alabildi [Report PDF, para 3-4]. Merkezi ısıtma sistemleri de vurulunca, 2010'dan bu yana en soğuk kışta sıcaklıklar -20°C'nin altına düşerken yüz binlerce kişi haftalarca ısıtma ve sıcak sudan mahrum kaldı [Report PDF, para 3-4]. Kesintiler su teminini, sağlık hizmetlerini ve eğitimi sekteye uğrattı; bazı insanları evlerini terk etmek zorunda bıraktı.
Rapor, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının ölçeği, coğrafi kapsamı ve doğasının, belirli askeri hedeflere yönelik olmadığını, aksine ülkenin enerji ağını bir bütün olarak aksatmayı amaçladığını ve bunun uluslararası insancıl hukuku (IHL) ihlal ettiğini değerlendirdi [Report PDF, para 57-63]. Ukrayna silahlı kuvvetleri de Rusya'nın Belgorod bölgesindeki elektrik ve ısıtma altyapısını vurarak bölgesel kesintilere yol açtı [Report PDF, para 6].
Rus silahlı kuvvetleri, Kasım 2025 ortası ile Ocak 2026 arasında en az 16 Ukraynalı savaş esirini infaz etti [Report PDF, para 10]. Ayrıca, OHCHR (BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği) tarafından görüşülen serbest bırakılmış Ukraynalı savaş esirlerinin neredeyse tamamı, esaret altında işkence veya diğer kötü muamelelere maruz kaldıklarını bildirdi; ancak birkaçı 2024'ün sonlarından itibaren koşulların kademeli olarak iyileştiğini belirtti. Görüşülen Rus savaş esirlerinin yaklaşık yarısı ise Ukrayna tarafından esir alındıkları ilk aşamalarda işkence veya kötü muamele gördüklerini anlattı [Report PDF, para 10].
Şubat 2026 itibarıyla, Şubat 2022'de başlayan tam kapsamlı işgalin başından bu yana OHCHR, Ukrayna genelinde 15.000'den fazla sivil ölümü ve 41.000'den fazla sivil yaralanmasını doğruladı . 2025 yılı, 2022'den bu yana siviller için en ölümcül yıl oldu; HRMMU en az 2.514 sivilin öldüğünü ve 12.142 sivilin yaralandığını kaydetti. Bu, 2024'e göre yüzde 30'luk bir artış anlamına geliyor ve bunun nedeni olarak cephe hattındaki çatışmaların şiddetlenmesi ve uzun menzilli silahların kullanımının yaygınlaşması gösteriliyor
. Şubat 2026'da yayımlanan bir bilgi notu, Ukrayna'da günlük öldürülen ve yaralanan sivil sayısının önemli ölçüde arttığını, 2025'teki toplam kayıpların 2024'e göre yüzde 31, 2023'e göre ise yüzde 70 daha yüksek olduğunu belirtti
.
Rus işgali altındaki bölgelerde yetkililer, ifade özgürlüğünü ağır şekilde kısıtlamaya, korunan kişileri zorla Rus silahlı kuvvetlerine askere almaya ve çocukların Ukrayna eğitimine erişimini engellemeye devam etti [Report PDF, para 11]. Bu uygulamalar, uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun süregelen ihlalleri olarak tanımlandı.
Rapor, 2023'ten bu yana sivil kayıplarında yıldan yıla istikrarlı bir artış eğilimi olduğunu ortaya koydu. Rapor dönemi (Aralık 2025 - Mayıs 2026), işgalin ilk yılı dışında, bu zaman dilimi için 2022'den bu yana en ölümcül dönem oldu [Report PDF, para 64]. Rusya tarafından uzun menzilli silahların yoğun şekilde kullanılması ve cephe hattında kısa menzilli İHA saldırılarındaki artış, yükselen sivil kayıplarının iki ana nedeni olarak belirlendi. İHA saldırıları ayrıca, işgal altındaki bölgeler de dahil olmak üzere cephe hattındaki topluluklarda tahliyeleri ve temel ihtiyaç maddelerinin teslimatını engelledi [Report PDF, para 8-9].
Rapor, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının ölçeği, coğrafi kapsamı ve doğasının, belirli askeri hedeflere yönelik olmadığı, aksine ülkenin enerji ağını bir bütün olarak aksatmayı amaçladığı ve bunun IHL ile bağdaşmayacağı sonucuna vardı [Report PDF, para 63].