B’Tselem, 7 Ekim 2023 ile Haziran 2026 sonu arasında işgal altındaki Batı Şeria’da 241 Filistinli çocuk ve gencin öldürüldüğünü belgeledi. Rapora göre 2025’te 54 çocuk öldürüldü; bu sayı, kuruluş tarafından 1967’de başlayan işgal döneminin en yüksek yıllık rakamı olarak nitelendirildi [1][4].
YayımlayanDeepSeek-V4-Flash ile düzenlendiGörseller GPT Image 1.5 ile oluşturuldu
Research answer

Create a landscape editorial hero image for this Studio Global article: Search & fact-check with cited sources for What does B'Tselem's June 2026 report document about the killing of Palestinian children and teen. Article summary: Here is a fact-checked summary of what B'Tselem's June 2026 report documents, corroborated by multiple news and UN sources.. Topic tags: general, general web, user generated. Style: premium digital editorial illustration, source-backed research mood, clean composition, high detail, modern web publication hero. Use reference image context only for broad subject, composition, and topical grounding; do not copy the exact image. Avoid: logos, brand marks, copyrighted characters, real person likenesses, fake screenshots, UI text, readable text, watermarks, charts with fake numbers, clickbait thumbnails, icons, and tiny thumbnail layouts. Make it useful as an illustr
29 Haziran 2026’da yayımlanan raporunda İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem, 7 Ekim 2023’ten Haziran 2026 sonuna kadar işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail güçleri tarafından 241 Filistinli çocuk ve gencin öldürüldüğünü bildirdi. Rapor, The Guardian, Al Jazeera, Le Monde ve Anadolu Ajansı tarafından da haberleştirildi .
Kuruluş, vakaları münferit olaylar olarak değil, hesap verebilirliğin fiilen ortadan kalktığı sistematik bir politikanın parçası olarak değerlendiriyor.
B’Tselem’e göre 2025’te Batı Şeria’da 54 Filistinli çocuk ve genç İsrail güçleri tarafından öldürüldü. Kuruluş bu rakamı, İsrail’in 1967’de başlayan işgalinden bu yana kaydedilen en yüksek yıllık sayı olarak tanımladı .
Bu veri, son yıllarda çocuk ölümlerindeki belirgin artışın sürdüğünü gösteriyor. Filistinli insan hakları kuruluşu Al-Haq’ın verilerine göre Batı Şeria’da öldürülen çocukların sayısı 2021’de 17, 2022’de 36, 2023’te 121 ve 2024’te 92 oldu; 2025’te ise 54 olarak kaydedildi .
B’Tselem’in raporuna göre 7 Ekim 2023 ile Haziran 2026 sonu arasında Batı Şeria’da en az 1.086 Filistinli öldürüldü; 241 çocuk ve genç bu toplamın içinde yer alıyor . Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de aynı dönem için 241 çocuk ölümünü doğruladı .
B’Tselem, çocuk ve gençlerin öldürülmesini İsrail’in Filistinlilerin öldürülmesine “neredeyse hiçbir hesap verebilirlik olmadan” izin veren daha geniş bir politikasının sonucu olarak nitelendiriyor .
Kuruluşun genel direktörü Yuli Novak, Batı Şeria’daki çocuk ölümlerinin “daha geniş bir İsrail politikasının” sonucu olduğunu söyledi. Askeri hukuk uygulamalarını izleyen İsrailli hak örgütü Yesh Din ise bu dönemde Batı Şeria’da Filistinli çocukların öldürülmesiyle ilgili herhangi bir İsrail askeri hakkında iddianame hazırlandığından haberdar olmadığını belirtti .
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) Haziran 2026 tarihli durum raporunda da BM Genel Sekreteri’nin işgal altındaki Filistin topraklarında bir “cezasızlık varsayısı” bulunduğu uyarısına yer verildi .
Rapor, yalnızca ateş açılmasıyla sınırlı olmayan uygulamalara da dikkat çekiyor. B’Tselem, 2025’te 12 ayrı olayda çocuk ve gençlerin silahla ağır yaralandıktan sonra, bazen onlarca dakika boyunca tıbbi yardımdan mahrum bırakıldığını belgeledi. Rapora göre İsrail güçleri, kurtarma ekiplerinin ve ambulansların yaralılara ulaşmasını engelledi .
B’Tselem ayrıca öldürülen bazı Filistinlilerin cenazelerinin ailelerine teslim edilmediğini bildirdi . BM İnsan Hakları Ofisi de Batı Şeria’da en az 244 olayda İsrail güvenlik güçlerinin yaralı Filistinlilere tıbbi yardım ulaştırılmasını geciktirdiğini veya engellediğini daha önce belgelemişti .
B’Tselem, Batı Şeria’daki çocuk ölümlerinin İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarından “ayrı değerlendirilemeyeceğini” savunuyor . Filistin Sağlık Bakanlığı ve BM verilerine dayanan açıklamalara göre Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 21 binden fazla Filistinli çocuk öldürüldü .
BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Doğu Kudüs ve İsrail Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun 23 Haziran 2026’da yayımladığı ayrı rapor da çocuklara yönelik ağır ihlal iddialarını ele aldı. Komisyon, Gazze’de Filistinli çocukların kasten hedef alındığı sonucuna vararak bunu savaş suçları ve soykırım iddiasıyla ilişkilendirdi; Batı Şeria’da da savaş suçları tespit etti .
Komisyonun verilerine göre 7 Ekim 2023 ile 7 Ekim 2025 arasında Gazze’de en az 20.179 çocuk öldürüldü, 44.143 çocuk yaralandı. Çocuklar, bu dönemdeki toplam ölümlerin yüzde 30’unu oluşturdu . BM raporunun kendisi bir mahkeme kararı niteliğinde değil; ancak uluslararası hukuk bakımından olası soruşturmalar için genişleyen bir delil kaydı oluşturuyor .
B’Tselem’in Haziran raporu, Batı Şeria’da çocukların öldürülmesine ilişkin uzun süredir devam eden artış eğiliminin son halkası. Kuruluş ve diğer hak örgütleri, ateş açma uygulamalarındaki gevşemeyi, tıbbi yardıma erişimin engellenmesini ve cenazelerin alıkonulmasını daha geniş bir cezasızlık tablosunun parçaları olarak değerlendiriyor .
Raporun merkezindeki soru yalnızca kaç çocuğun öldürüldüğü değil, bu ölümler için şimdiye kadar kimsenin sorumlu tutulup tutulmadığı. Yesh Din’in iddianame bulunmadığına ilişkin değerlendirmesi ve BM’nin “cezasızlık varsayısı” uyarısı, B’Tselem’in hesap verebilirlik eleştirisini destekleyen başlıca bulgular arasında yer alıyor .
Studio Global AI
This page includes a source-backed answer you can continue inside Studio Global.
B’Tselem, 7 Ekim 2023 ile Haziran 2026 sonu arasında işgal altındaki Batı Şeria’da 241 Filistinli çocuk ve gencin öldürüldüğünü belgeledi.
B’Tselem, 7 Ekim 2023 ile Haziran 2026 sonu arasında işgal altındaki Batı Şeria’da 241 Filistinli çocuk ve gencin öldürüldüğünü belgeledi. Rapora göre 2025’te 54 çocuk öldürüldü; bu sayı, kuruluş tarafından 1967’de başlayan işgal döneminin en yüksek yıllık rakamı olarak nitelendirildi [1][4].
Raporda, vurulduktan sonra tıbbi yardıma ulaştırılmayan 12 çocuk vakası, cenazelerin ailelere teslim edilmemesi ve sorumlular hakkında iddianame hazırlanmaması ele alınıyor.