Malezya’daki galibiyet ve Singapur’daki kusursuz hafta sonu, Red Bull’un 2026 sezonundaki zor başlangıcını güçlü bir geri dönüş hikâyesine çevirdi. Max Verstappen önce Malezya’da sezonun ilk Grand Prix zaferini aldı; ardından Singapur’da hem sprinti hem de ana yarışı kazandı. İki hafta sonundan çıkardığı 58 puan, Red Bull’un yeniden yarış kazanabilecek seviyeye geldiğini gösterdi. Ancak Singapur’dan sonra şampiyona lideri Kimi Antonelli’nin 119 puan gerisindeydi.
2
4
7
Singapur’da sprintten Grand Prix’ye tam kontrol
Verstappen, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenen Singapur sprintinde pole pozisyonundan start aldı ve yarışı kazandı. Yağmur nedeniyle aksayan yarışta Ferrari pilotları Lewis Hamilton ve Charles Leclerc, sprint podyumunu tamamladı.
Ertesi gün Grand Prix’ye de pole pozisyonundan başlayan Verstappen, ilk turda Charles Leclerc’in baskısını atlattıktan sonra liderliğini korudu. 62 turun tamamında önde kalarak Singapur’da ilk kez Grand Prix kazandı; Leclerc ikinci, Antonelli ise Mercedes’le üçüncü oldu. Bu, Verstappen’in kariyerindeki 73. Grand Prix zaferiydi ve 250. startında geldi.
3
Toparlanmanın işareti, ama projenin tamamlandığı anlamına gelmiyor
Red Bull’un sezonun ilk bölümündeki inişli çıkışlı performansında hatalar ve elektrik sistemine ilişkin güvenilirlik sorunları öne çıkmıştı. Takım, Bakü’den itibaren dengeyi iyileştirdi; şasideki geliştirmeler de bu ilerlemenin parçalarından biri olarak gösterildi. Eldeki bilgiler, Red Bull’un toparlandığını destekliyor ancak gelişimin ne kadarının şasiden, ne kadarının güç ünitesinden kaynaklandığını kesin biçimde ayırmıyor.
17
Bu ayrım, teknik direktör Pierre Waché’nin başarı ölçütünü anlamak için önemli. Verstappen’in art arda kazandığı yarışlar, ekibin yeniden rekabetçi olabildiğini gösteriyor; Waché ise bunları nihai hedef değil, o hedefe giden adımlar olarak görüyor. Red Bull’un kendi bünyesinde, Ford ortaklığıyla geliştirdiği güç ünitesinin ve genel projenin gerçek başarısı, takımın yeniden pilotlar ve takımlar şampiyonluğunu kazanmasıyla ölçülecek.
19
Waché’nin yaklaşımı, toparlanmaya inanmakla yapılan işi şimdiden tamamlanmış saymayı birbirinden ayırıyor: Red Bull’un geri dönebilecek kapasiteyi göstermesi değerli, ancak henüz hedefe ulaşıldığı anlamına gelmiyor. Takımın kendi güç ünitesiyle çalışmayı sürdürmesi de öğrenme ve geliştirme sürecinin devam ettiğine işaret ediyor.
Puan tablosu, Red Bull’un gerçekçi hedefini gösteriyor
Singapur sonrasında Antonelli 340, Verstappen 221 puandaydı; George Russell 238 puanla Antonelli’nin 102 puan gerisindeydi. Red Bull’un pilotlar şampiyonasında Verstappen’le lideri yakalama ihtimali bu nedenle sınırlı görünüyordu. Antonelli’nin 25 Ekim’de Austin’deki ABD Grand Prix’sinde şampiyonluğu matematiksel olarak garantileme fırsatı vardı; bunun gerçekleşmesi ise yarış sonuçlarına bağlıydı, kesin değildi.
7
9
Takımlar şampiyonasında Red Bull’un görünümü daha yakın bir hedefe işaret ediyordu. Singapur sonrasında Mercedes 578, Ferrari 444, McLaren 339 ve Red Bull 332 puandaydı. Red Bull, McLaren’in yalnızca yedi puan gerisinde üçüncülük mücadelesi veriyordu; Ferrari ve Mercedes ise puan tablosunda çok daha öndeydi.
Dolayısıyla Malezya ve Singapur’daki sonuçlar Red Bull için önemli bir dönüm noktasıydı: zor başlangıcın ardından takım yeniden kazanıyor ve McLaren’le arasındaki farkı kapatıyordu. Fakat Verstappen’in Antonelli’ye olan 119 puanlık mesafesi ve Waché’nin şampiyonluk odaklı başarı ölçütü, bu çıkışın henüz nihai hedefe ulaşıldığını kanıtlamadığını açıkça gösteriyor.
4
7
19