Üç yatırımcının uyarıları aynı kırılganlığa işaret ediyor: Yapay zekâ altyapısı giderek daha fazla borçla finanse ediliyor. Beklenen getiriler gerçekleşmez ya da kredi koşulları sıkılaşırsa, teknoloji hisselerindeki bir gerileme daha geniş çaplı bir piyasa sarsıntısına dönüşebilir. Ancak zamanlama konusunda aynı noktada değiller: Michael Burry mevcut durumda stres işaretleri görüyor; Ray Dalio borçla beslenen bir balonun kırılma noktasına yaklaşabileceğini söylüyor; Temasek ise yapay zekâ yatırım anlatısının tersine dönmesini en büyük risk olarak görüyor, fakat bunun yakın olduğunu söylemiyor. Bunlar risk senaryoları; 2027’de kesin bir çöküş yaşanacağına dair kanıtlanmış tahminler değil.
1
5
7
11
- Michael Burry: Piyasanın ruh hâlini “inkâr” olarak tanımladı; bu dönemi 2000 ve 2008’deki çöküşler öncesindeki süreçle karşılaştırarak altı ila dokuz ay sürebileceğini söyledi. Özel kredi piyasasındaki ve veri merkezi finansmanındaki baskıya dikkat çekti. Projeler aksarsa, özel sermaye şirketlerinin sahibi olduğu sigorta şirketleri üzerinden tutulan yapay zekâ bağlantılı yükümlülüklerin değerini belirlemek ya da bu yükleri karşılamak da zorlaşabilir. Bu benzetme bir uyarı niteliğinde; aynı çöküşün tekrarlanacağının kanıtı değil.
11
13
16
- Ray Dalio: Borçla finanse edilen yapay zekâ yatırımlarını, faizlerin yükselmesi ve yatırımların nakde çevrilmesi ihtiyacı karşısında kırılgan bir “klasik balon” olarak nitelendirdi. Büyük bulut sağlayıcılarının bile borçlanmayı sınırsız biçimde artırıp artıramayacağı bu kaygının bir parçası. Dalio ayrıca ABD’de üç yıl içinde bir borç krizi çıkmasının mümkün olduğunu söyledi.
1
2
- Temasek: Singapur’un devlet yatırım şirketi Temasek’in yatırım direktörü Rohit Sipahimalani, yapay zekâ anlatısının çözülmesini piyasalar için en büyük risk olarak gösterdi. Düzenlemeler, güvenlik kaygıları veya 2027 boyunca son kullanıcıların yeterli getiri görememesi bu değişimi tetikleyebilir. Bu, olası bir tersine dönüşe karşı temkinli bir uyarı; hemen yaşanacağına dair bir öngörü değil.
7
Borçlanma rakamları bu kaygıların neden gündeme geldiğini gösteriyor. AFP’ye göre teknoloji sektörünün borçlanması, 2024’te yok denecek kadar azken 2026’nın ilk dokuz ayında yaklaşık 500 milyar dolara ulaştı. Google, Meta, Amazon ve Microsoft gibi şirketler çip, sunucu ve veri merkezlerini finanse etmek için borçlandı. AFP ayrıca Goldman Sachs’ın 2027 için 1,2 trilyon dolarlık bir rakam öngördüğünü aktardı. Ancak mevcut haberlerde bu 1,2 trilyon dolar bir yerde borçlanma, başka bir yerde yapay zekâ altyapısı yatırımı olarak tanımlanıyor. Goldman Sachs’ın özgün raporu görülmeden bu rakamı yeni borç ihracına ilişkin kesin bir tahmin gibi sunmak doğru olmaz.
5
11
Yükselen borçlanma maliyetleri, şirket tahvillerinin yatırımcılar için ABD Hazine tahvilleriyle rekabet etmesi ve projelerin gecikmesi, yapay zekâdan beklenen gelirin bu yatırımları karşılayıp karşılayamayacağını sınayabilir. Mevcut kaynaklar Hazine tahvillerine yönelik talep konusunda kaygılara işaret ediyor; ayrıca Oracle’ın New Mexico’daki bir projesinde finansman veya izin sürecine ilişkin bir aksaklık bildiriyor. Ancak Meta’nın borçlanma faizleri, veri merkezi faizleri, Oracle’ın 125 milyar dolarlık borç rakamı ve projenin nihai durumu hakkındaki belirli iddiaları yeterince doğrulamıyor.
9
16
Aynı şekilde, İngiltere Merkez Bankası’na atfedilen uyarıyı, Panmure Liberum’un S&P 500 için 5.000 hedefini veya Temasek’in payını yüzde 6’dan yüzde 15’e çıkarma planını doğrulayacak yeterli kanıt yok. Bu iddialar teyit edilmiş bilgi gibi aktarılmamalı. Şirketlerin önümüzdeki bilançolarda göstermesi gereken temel şey, yapay zekâ harcamalarının büyüklüğüyle orantılı getiri ve nakit üretimi sağlayıp sağlayamadıkları. Bu bir sınama; çöküş tahmini değil.
5
7