Piyasalar, Fed’in 16 Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75 %4,00 aralığına çekmesine yaklaşık kesin gözüyle bakıyordu. Yükselen petrol fiyatları, kalıcı enflasyon ve kamu borçlanmasının yukarı ittiği uzun vadeli tahvil faizleri finansal koşulları Fed kararı gelmeden sıkılaştırdı.
YayımlayanGPT-5.6 Terra ile düzenlendiGörseller GPT Image 2 ile oluşturuldu
Research answer

Create a landscape editorial hero image for this Studio Global article: What were the key developments and risks for global financial markets ahead of the Federal Reserve’s expected first interest rate hike since. Article summary: Ahead of the September 16 decision, markets were pricing an almost fully expected 25 basis point Fed increase—the first since 2023—to 3.75%–4.00%.. Topic tags: general web, ai, regulation, benchmarks, marketing. Style: premium digital editorial illustration, source-backed research mood, clean composition, high detail, modern web publication hero. Use reference image context only for broad subject, composition, and topical grounding; do not copy the exact image. Avoid: logos, brand marks, copyrighted characters, real person likenesses, fake screenshots, UI text, readable text, watermarks, charts with fake numbers, clickbait thumbnails, icons, and tiny thumbnail
Fed’in 16 Eylül’de açıklaması beklenen faiz kararı öncesinde küresel piyasaların temel sorusu, 25 baz puanlık artışın gelip gelmeyeceği değil, bunun yeni bir sıkılaşma döneminin başlangıcı olup olmayacağıydı. Vadeli işlem piyasaları, 2023’ten beri ilk kez yapılacak artışın politika faizini %3,75-%4,00 bandına taşımasına %94,5 olasılık veriyordu. 2
15 Eylül’de ABD borsalarında satışlar öne çıktı: Dow Jones %0,63, S&P 500 %0,45 ve Nasdaq %0,78 düştü. Asya’da da Hong Kong %1,00, Şanghay %0,54 gerilerken Japonya piyasası sınırlı ekside kaldı.
Buna rağmen tablo tam anlamıyla bir riskten kaçış dalgasına işaret etmiyordu. S&P 500, 13 Ağustos’taki rekorunun %3’ten daha az altında bulunuyordu. Bu da yatırımcıların hızla yükselen tahvil getirilerine rağmen ekonomik dayanıklılık ve yapay zekâ kaynaklı kâr beklentileriyle düşüşleri sınırlı ölçüde almayı sürdürdüğünü gösteriyordu.
Fed’in faiz artırma ihtimalini öne çıkaran başlıca etkenler şunlardı:
Warsh da Jackson Hole konuşmasında ekonominin genel performansının güçlendiği izlenimini verdiğini belirtmiş, hedef üzerindeki enflasyon sürerse daha yüksek faizlerin gerekebileceğine işaret etmişti. Bu ortamda piyasanın odağı, tek seferlik çeyrek puanlık artıştan ziyade Fed’in sonraki toplantılar için ne kadar şahin bir sinyal vereceğiydi.
Petroldeki sert yükseliş, enflasyon görünümünü bozarak Fed’in manevra alanını daralttı. Brent petrol, keskin bir yükselişin ardından varil başına dört ayın en yüksek seviyesi olan 109,97 doları gördü; ardından yaklaşık 104,49 dolara geriledi. Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri ise fiyatları yüksek tutmaya devam etti.
Aynı dönemde yoğun kamu borçlanması ve büyüyen borç yüklerine ilişkin endişeler uzun vadeli devlet tahvillerinde satış getirdi. ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi %5,041’e kadar çıkarak 2007’den bu yana en yüksek düzeyi gördü. G7 ülkelerinde ortalama 10 yıllık tahvil getirisi de 2008 ortasından beri en yüksek seviyesine ulaştı.
Tahvil getirisinin yükselmesi, devletler, şirketler ve hanehalkları için borçlanmanın pahalanması anlamına geliyor. Dolayısıyla finansal koşullar, Fed henüz kararını açıklamadan zaten sıkılaşmış durumdaydı.
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın kararı yalnızca ekonomik veriler açısından değil, merkez bankasının bağımsızlığı bakımından da yakından izleniyordu. Başkan Donald Trump, Warsh’ı faizleri düşürmesi beklentisiyle seçtiğini açıkça ifade etmiş; Fed üzerinde faiz indirimi yönünde kamuoyu baskısı kurmuştu. 2
5
Bu nedenle bir faiz artırımı, Warsh’ın Beyaz Saray’dan bağımsız hareket edebildiğine dair güçlü bir işaret sayılabilirdi. Ancak bu hamle, Trump yönetimiyle daha açık bir gerilim riskini de beraberinde getiriyordu. Tersine, Warsh’ın şahin açıklamalarının ardından faiz artışından kaçınması, yatırımcıların Fed’in enflasyonla mücadele kararlılığına yönelik kuşkularını artırabilirdi. 1
11
Eski Fed yöneticisi Stephen Miran ise yakın dönem enflasyon verilerinin ölçüm sorunları nedeniyle yanıltıcı olabileceğini ve ileride revize edilebileceğini savunarak faiz artışını erken buldu. Bu görüş ayrılığı, para politikası etrafındaki kamuoyu ve politika tartışmasını daha da keskinleştirdi.
25 baz puanlık bir artış büyük ölçüde fiyatlandığı için ilk piyasa tepkisinin yönünü, kararın kendisinden çok şu başlıklar belirleyebilirdi:
Açık biçimde şahin bir mesaj, tahvil getirilerinin daha da yükselmesine ve hisse senetlerinde ilk etapta yeni satışlara yol açabilirdi. Daha yumuşak bir ton veya Fed’in siyasi bağımsızlığına dair kuşkular ise faiz artırımı yapılsa bile dolar üzerinde baskı yaratabilirdi. Çünkü yatırımcılar yalnızca bugünkü faizi değil, gelecek dönemin faiz patikasını ve Fed’in enflasyon hedefindeki inandırıcılığını fiyatlar.
Geçmişte Fed sıkılaşma döngüleri, enflasyonun resesyona yol açmadan kontrol altına alındığı dönemlerde hisse senetleriyle birlikte ilerleyebildi. Buna karşılık yüksek faizler aşırı değerlemeleri, finansal kırılganlıkları veya ekonomik yavaşlamayı görünür hâle getirdiğinde borsaların performansı belirgin biçimde bozuldu.
Bu kez değerleme riski özellikle dikkat çekiciydi. S&P 500’ün hisse senedi risk primi — yatırımcının hisse senedi taşıdığı için ABD Hazine tahvillerine kıyasla beklediği ek getiri — dot-com döneminden bu yana en düşük seviyelerine yakın bildirildi. 6
10 yıllık tahvil getirilerinin %5 civarında ya da üzerinde olması, yatırımcıların hisse senedi riski almak karşılığında olağandışı derecede düşük ek getiri beklediği anlamına geliyor. Bu durum, özellikle yüksek değerlemeli büyüme hisselerini; reel getirilerde sınırlı bir yükselişe, beklentilerin altında kalan şirket kârlarına veya Fed’den gelebilecek daha şahin bir faiz patikasına karşı hassas bırakıyor.
Özetle, piyasa için risk çeyrek puanlık kararın ötesindeydi: Petrol kaynaklı enflasyon baskısı, maliye politikası ve borçlanma kaygılarıyla yükselen uzun vadeli faizler, Fed’in güvenilirlik testi ve pahalı hisse senedi değerlemeleri aynı anda fiyatlanıyordu.
Studio Global AI
This page includes a source-backed answer you can continue inside Studio Global.
Piyasalar, Fed’in 16 Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75 %4,00 aralığına çekmesine yaklaşık kesin gözüyle bakıyordu.
Piyasalar, Fed’in 16 Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75 %4,00 aralığına çekmesine yaklaşık kesin gözüyle bakıyordu. Yükselen petrol fiyatları, kalıcı enflasyon ve kamu borçlanmasının yukarı ittiği uzun vadeli tahvil faizleri finansal koşulları Fed kararı gelmeden sıkılaştırdı.
Kararın kendisinden çok, Kevin Warsh’ın sonraki faiz artırımlarına ilişkin tonu; hisse senetleri, tahvil getirileri ve doların yönü için belirleyici görülüyordu.