Netanyahu, Tahran’ın İsrail’e saldırmasının İran yönetiminin “son kararlarından biri” olabileceğini söyledi; sözler caydırıcılık mesajı olarak değerlendiriliyor. 28 Şubat 2026’da başlayan ABD İsrail operasyonları, altı ay sonra kesin bir sonuçtan çok uzun süreli bir çatışmaya dönüşmüş durumda.
Research answer

Create a landscape editorial hero image for this Studio Global article: What did Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu say during his September 2026 visit to the Afiki Daat Hesder Yeshiva in Sderot about Iran. Article summary: Netanyahu said that a Tehran attack on Israel could be “one of their last decisions.” It was a deterrent threat: Israel was signaling that any renewed Iranian retaliation would bring a potentially regime threatening Isra. Topic tags: general web, prompt engineering, ai, workflow, security. Style: premium digital editorial illustration, source-backed research mood, clean composition, high detail, modern web publication hero. Use reference image context only for broad subject, composition, and topical grounding; do not copy the exact image. Avoid: logos, brand marks, copyrighted characters, real person likenesses, fake screenshots, UI text, readable text, waterma
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Eylül 2026’da Sderot’taki Afikei Daat Hesder Yeshivası’nı ziyareti sırasında İran’a yönelik sert bir mesaj verdi. Netanyahu, Tahran’ın İsrail’e olası bir saldırısının İran yönetiminin “son kararlarından biri” olabileceğini söyledi. 1
Bu ifade, doğrudan bir operasyon planının açıklanmasından çok caydırıcılık amacı taşıyan bir tehdit olarak öne çıkıyor. Mesajın özü şu: İran yeni bir misillemeye girişirse İsrail’in vereceği karşılık, yalnızca sınırlı bir askeri yanıt olmayabilir; İran yönetiminin varlığını ve karar alma kapasitesini tehdit edecek ölçekte olabilir.
Netanyahu’nun sözleri, 28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail saldırı kampanyasının altı ay sonrasına denk geldi. İsrail operasyonu “Kükreyen Aslan” (Operation Roaring Lion), ABD operasyonu ise “Destansı Öfke” (Operation Epic Fury) adıyla yürütüldü. İlk saldırılarda İran’ın siyasi ve askeri liderliği, nükleer programla bağlantılı tesisler, balistik füze altyapısı, hava savunma sistemleri ve komuta merkezleri hedef alındı. 2
Ancak kampanya, kısa sürede kesin bir sonuca ulaşan tek seferlik bir harekâttan ziyade, uzun süreli bir bölgesel çatışmaya dönüştü. Yaklaşık bir aylık büyük çaplı askeri duraklamanın ardından ABD güçleri, Hürmüz Boğazı’ndaki Larak Adası çevresinde roket fırlatma hazırlıkları ve mayın döşeme girişimlerini gerekçe göstererek İran hedeflerine saldırdı. 3
İran da buna karşılık füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi; saldırıların Ürdün’deki ABD üslerini hedef aldığı bildirildi. Ürdün ordusu bazı füzeleri önlediğini açıkladı. 4 Bu tablo, Netanyahu’nun uyarısının yalnızca İsrail-İran hattıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı, Körfez ülkeleri ve bölgedeki ABD üsleri, çatışmanın yeniden genişleyebileceği başlıca noktalar olarak öne çıkıyor.
Netanyahu, İran mesajının yanı sıra Gazze’de İsrail’in operasyonel erişimini koruduğunu savundu. 1 Eylül’de Gazze Şehri’nde düzenlenen bir operasyonda İsrail özel kuvvetlerinin Hamas’ın iç güvenlik biriminin başındaki üst düzey yetkiliyi yakaladığını söyledi. Netanyahu’ya göre bu kişi, Hamas’ın Gazze’deki yönetimini yeniden kurma ve silahsızlanma sürecine uyulmadığını gizleme çabalarında rol oynuyordu. 5
Reuters’ın aktardığına göre, operasyon ekibinin çekilmesini destekleyen İsrail hava saldırılarında yerel sağlık yetkililerine göre en az dört Filistinli öldü. 6 Bu nedenle operasyonun İsrail açısından “istihbarat ve erişim kapasitesi” göstergesi olarak sunulmasıyla, Filistin tarafındaki can kayıpları ve insani sonuçlar aynı olayın iki farklı boyutunu oluşturuyor.
Netanyahu ayrıca İsrail’in İran’la bağlantılı silahlı ağın önemli isimlerini etkisiz hâle getirdiğini savunuyor. Yahya Sinwar, Mohammed Deif ve Hizbullah lideri Hassan Nasrallah’ın öldürülmesi de bu siyasi ve askeri anlatının parçası. Bununla birlikte, eldeki materyal, soruda geçen 10.800 İsrail saldırısı, 28 üst düzey İranlı liderin öldürülmesi ve kampanyanın kesin olarak bir “rejim değişikliği” hedefi taşıdığı yönündeki ifadeleri bağımsız biçimde doğrulamıyor. Bu rakam ve tanımlar, birincil askeri açıklamalarla veya birbirinden bağımsız güvenilir kaynaklarla desteklenmediği sürece doğrulanmamış kabul edilmeli.
Çatışmanın yeniden başlaması, Washington’ın yeni ve büyük bir askeri tırmanıştan ziyade ekonomik baskı ve ikincil yaptırımlara yöneldiğine dair işaretlerin bulunduğu bir dönemde gerçekleşti. Bu yaklaşımın İran’ı kısa sürede geri adım atmaya zorlayıp zorlayamayacağı belirsiz. 7
Mevcut kaynaklar, petrolün varil başına yaklaşık 120 dolara yükseldiği, IMF’nin savaşın ekonomik maliyetleriyle yapay zekâ kaynaklı büyüme iyimserliğini karşılaştırdığı, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Mısır ziyaretiyle bölgesel güvenlik dengelerinin değiştiği veya ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yeni bir bölgesel seyahat uyarısı yayımladığı iddialarını yeterince doğrulamıyor. Aynı durum, İran’da misilleme mi yoksa önleyici saldırı mı tartışıldığı, nükleer silah seçeneğinin değerlendirildiği, Türkiye-İsrail gerilimleri ve Pakistan ile Katar arabuluculuğunda 18 Haziran’da hazırlandığı öne sürülen İslamabad mutabakatı için de geçerli.
Şimdilik en sağlam biçimde belgelenen sonuç, Hürmüz Boğazı ve bölgedeki ABD üsleri etrafındaki tırmanma riski. Netanyahu’nun “son karar” uyarısı da bu nedenle, savaşın sona erdiğini değil, caydırıcılık ile daha geniş bir savaş arasındaki çizginin hâlâ son derece kırılgan olduğunu gösteriyor.
Studio Global AI
This page includes a source-backed answer you can continue inside Studio Global.
Netanyahu, Tahran’ın İsrail’e saldırmasının İran yönetiminin “son kararlarından biri” olabileceğini söyledi; sözler caydırıcılık mesajı olarak değerlendiriliyor.
Netanyahu, Tahran’ın İsrail’e saldırmasının İran yönetiminin “son kararlarından biri” olabileceğini söyledi; sözler caydırıcılık mesajı olarak değerlendiriliyor. 28 Şubat 2026’da başlayan ABD İsrail operasyonları, altı ay sonra kesin bir sonuçtan çok uzun süreli bir çatışmaya dönüşmüş durumda.
Çatışmalar, yaklaşık bir aylık aranın ardından Hürmüz Boğazı ve Ürdün’deki ABD üsleri çevresinde yeniden tırmandı.