Pekin, ABD’nin Çinli yapay zekâ şirketlerine yönelik olası soruşturma, yaptırım ve ticaret kısıtlamalarını geri çekmesini veya değiştirmesini, somut güvenlik görüşmelerinin ön koşulu olarak görüyor. Çin Ticaret Bakanlığı, Washington’ın teknoloji rekabetini fikrî mülkiyet ve ihracat kontrolü iddiaları üzerinden sınır...
Research answer

Create a landscape editorial hero image for this Studio Global article: What preconditions has China imposed for substantive AI negotiations with the United States ahead of the September 2026 talks and President. Article summary: China is seeking to make any substantive AI safety dialogue conditional on Washington changing what Beijing regards as coercive technology policy—especially threatened investigations, sanctions, and trade restrictions on. Topic tags: general web, ai safety, openai, agents, prompt engineering. Style: premium digital editorial illustration, source-backed research mood, clean composition, high detail, modern web publication hero. Use reference image context only for broad subject, composition, and topical grounding; do not copy the exact image. Avoid: logos, brand marks, copyrighted characters, real person likenesses, fake screenshots, UI text, readable text, water
Eylül 2026’da yapılması planlanan ABD-Çin yapay zekâ görüşmeleri, iki ülkenin teknoloji rekabetini çözmekten çok, gerilimin kontrolden çıkmasını önlemeye yönelik bir temas olabilir. Görüşmelerin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül’de ABD Başkanı Donald Trump ile yapması planlanan zirveden önce gerçekleştirilmesi bekleniyor; ancak tarih, katılımcılar ve gündemin kapsamı henüz kesinleşmiş değil. 5
6
Çin’in kamuoyuna yansıyan şartı, Washington’ın Çinli yapay zekâ şirketlerine yönelik politikasını değiştirmesi. Pekin, ABD’nin fikrî mülkiyet hırsızlığı ve ihracat kontrolü ihlali iddialarını, Çin’in teknoloji sektörünü baskılamak için kullandığını savunuyor. Çin devlet yayın kuruluşu CCTV ile bağlantılı Yuyuantantian hesabında yayımlanan bir değerlendirmeye göre, ABD önce kendi yapay zekâ şirketlerinin de güvenlik, şeffaflık ve denetim kurallarına tabi olduğunu göstermeli; ancak bundan sonra “somut” görüşmeler başlayabilir. Aynı değerlendirme, gerçek güvenlik tehditleriyle sıradan teknoloji rekabeti arasında ayrım yapılması gerektiğini vurguladı. 1
Bu nedenle Pekin’in yaklaşımı basit bir müzakere gündeminden ziyade bir güven artırıcı adım talebi anlamına geliyor. Çin, ABD’nin soruşturma, yaptırım veya ticaret kısıtlamaları tehdidini sürdürdüğü bir ortamda güvenlik iş birliğinin anlamlı olmayacağını düşünüyor. Çin Ticaret Bakanlığı, olası Amerikan önlemlerini “AI hegemonyası” olarak nitelendirdi ve Çin’in çıkarlarına ciddi zarar verecek adımlara karşı misilleme yapılacağını bildirdi. 4
Bununla birlikte, görüşmeler öncesinde Pekin’in hangi teknik veya hukuki adımları resmen ön koşul haline getirdiğine dair tüm ayrıntılar kamuya açık değil. Bu nedenle daha kapsamlı ve kesin bir şart listesi sunmak mevcut kanıtların ötesine geçer. 1
Gerilimin merkezinde, Claude modelinin geliştiricisi Anthropic’in Alibaba ve şirketin Qwen yapay zekâ laboratuvarıyla bağlantılı operatörlere yönelik suçlaması bulunuyor.
Anthropic, 10 Haziran tarihli ve ABD Senatosu’ndaki üst düzey siyasetçilere gönderilen mektubunda, söz konusu operatörlerin 22 Nisan ile 5 Haziran arasında Claude’a yaklaşık 25.000 sahte hesap üzerinden 28,8 milyondan fazla etkileşim yönelttiğini ileri sürdü. Şirket, bunun şimdiye kadar tespit ettiği en büyük model damıtma girişimi olduğunu savunuyor. 2
3
Model damıtma, daha az yetenekli bir sistemi daha gelişmiş bir modelin ürettiği çıktılarla eğiterek benzer becerileri daha düşük maliyetle edinme yöntemi. Anthropic’e göre hedef, Claude’un özellikle yazılım geliştirme, aracı sistemlerin kullanımı ve otonom ya da “ajan” tipi akıl yürütme yeteneklerini sistematik biçimde çıkarmak ve bunları Qwen sistemlerinde yeniden üretmekti. 2
10
Bu iddialar henüz bağımsız bir soruşturma veya mahkeme kararıyla kesinleşmiş değil. Elde bulunan kaynaklar Alibaba’nın bu suçlamalara ilişkin tutumunu yeterince ortaya koymuyor; dolayısıyla iddia, doğrulanmış bir sonuç gibi sunulmamalı.
Pekin, Anthropic’in şikâyetini yalnızca bir fikrî mülkiyet veya hizmet koşulları meselesi olarak görmüyor. Çinli yetkililer ve devlet medyasına yakın yorumlar, bu suçlamayı Washington’ın Çin’in yapay zekâ kapasitesini sınırlama kampanyasının parçası olarak çerçeveliyor.
Çin’in bakışına göre ABD, bir yandan kendi şirketlerinin açık ve küresel teknoloji ekosisteminden yararlanmasını savunurken diğer yandan Çinli şirketlere yönelik “damıtma”, çip erişimi ve ihracat kontrolü iddiaları üzerinden cezai önlemler hazırlıyor. Washington’ın Çinli yapay zekâ geliştiricilerine yaptırım uygulama tehdidinin, daha kurulmadan ikili güvenlik diyaloğunu zayıflatabileceği değerlendiriliyor. 3
4
ABD açısından ise mesele yalnızca ticari rekabet değil. Washington, gelişmiş Amerikan çiplerinin, modellerinin ve teknik bilgisinin Çin’in askeri ve siber kapasitesini güçlendirmesini önlemeye çalışıyor. Bu iki yaklaşım arasındaki fark, güvenlik görüşmelerinin neden daha geniş bir teknoloji anlaşmasına dönüşmesinin zor olduğunu açıklıyor.
Pekin’in tepkisi yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmayabilir. Çinli makamların Alibaba, ByteDance ve Z.ai gibi şirketlerle, ülkenin en gelişmiş yapay zekâ modellerine yurt dışından erişimin sınırlandırılmasını görüştüğü bildirildi. Görüşmelerin hem kapalı kaynaklı hem de ağırlıkları indirilebilen daha açık modelleri kapsadığı; henüz yayımlanmamış sistemler için de kısıtlamaların değerlendirildiği aktarıldı.
Bu görüşmelerin Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bildiriliyor. Mevcut kaynaklar, Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı’nın bu sürecin başındaki kurum olduğunu kesin biçimde göstermiyor. Ancak genel yönelim açık: Pekin, en gelişmiş modelleri sıradan ticari ürünler olarak değil, stratejik teknoloji ve pazarlık gücü olarak ele alıyor.
Görüşmelerin olası gündemi, iki tarafın ortak risk tanımı geliştirebileceği alanlarla sınırlı kalabilir:
Temel anlaşmazlık, “yapay zekâ güvenliği” ile “teknolojik üstünlük” hedeflerinin iç içe geçmiş olması. Washington, ileri çiplerin ve modellerin Çin’in askeri ve siber kabiliyetlerini artırmasından endişe ediyor. Pekin ise Amerikan kısıtlamalarının güvenlik gerekçesinden çok ABD’nin üstünlüğünü koruma amacı taşıdığını savunuyor.
Anthropic’in suçlaması üzerine gündeme gelebilecek yaptırımların, eylül görüşmelerini daha başlamadan zehirleme riski bulunuyor. 3
4 Bu tabloda tarafların “öncü model” için ortak bir tanıma yaklaşması, ihracat kontrolleri, fikrî mülkiyet uygulamaları, model erişimi veya sınır ötesi denetim konusunda geniş kapsamlı bir uzlaşmaya varmasından daha olası.
ABD-Çin mücadelesi yalnızca ikili diplomasiyle yürümüyor; veri merkezleri, çipler, bulut hizmetleri ve teknik standartlar da rekabetin sahası haline geliyor.
Huawei’nin Mısır hükümetine yapay zekâ veri merkezleri kurmak için teklif sunduğu bildirildi. Teklif, askeri, gözetim ve diğer kamu sektörü kullanımlarını destekleyecek altyapıda Huawei’nin Ascend çiplerinin kullanılmasını öngörüyor. Washington’ın ise buna karşı bir teklif hazırladığı aktarılıyor. 17
18
Bu örnek, rekabetin Afrika ve Orta Doğu’daki altyapı tercihlerine taşındığını gösteriyor. Bir ülkenin hangi çipleri, bulut sistemlerini ve veri merkezi mimarisini seçtiği, yalnızca bugünkü kapasitesini değil, uzun vadeli teknoloji ortaklıklarını ve yönetişim ilişkilerini de etkileyebilir.
Çin, ABD merkezli ve daha kapalı yapay zekâ ekosistemine alternatif olarak açık ağırlıklı modelleri öne çıkarıyor. Temmuz ayında önerilen Dünya Yapay Zekâ İşbirliği Örgütü de Pekin’in sektörde ABD etkisine karşı farklı bir küresel çerçeve kurma arayışının parçası olarak sunuldu.
Çinli açık ağırlıklı modellerin ABD şirketlerinin tescilli sistemleriyle arasındaki farkı hızla kapatması, model dağıtımını jeopolitik etkiye dönüştürme potansiyelini artırıyor. Aynı zamanda Washington’da, açık ağırlıklı modellere geniş ve erken kısıtlamalar getirilmesinin inovasyonu yavaşlatabileceğini savunan teknoloji şirketleri de bulunuyor.
Sonuç olarak eylül temasları, büyük bir ABD-Çin yapay zekâ anlaşmasından çok, rekabetin hangi sınırlar içinde sürdürülebileceğini test eden bir görüşme olabilir. Drone ihracat kontrollerinin ayrıntıları, ABD’nin Afrika ve Orta Doğu’daki altyapı tekliflerinin tam kapsamı ve Çin’in küresel model kullanımındaki payının ne ölçüde arttığı konusunda mevcut kaynaklar yeterli kanıt sunmuyor. Desteklenen daha geniş tablo ise net: Yapay zekâ güvenliği tartışması, çipler, modeller, veri merkezleri, ihracat kontrolleri, ticari erişim ve küresel kural koyma gücü üzerindeki hızlanan ABD-Çin rekabetinin içinde yürütülüyor.
Studio Global AI
This page includes a source-backed answer you can continue inside Studio Global.
Pekin, ABD’nin Çinli yapay zekâ şirketlerine yönelik olası soruşturma, yaptırım ve ticaret kısıtlamalarını geri çekmesini veya değiştirmesini, somut güvenlik görüşmelerinin ön koşulu olarak görüyor.
Pekin, ABD’nin Çinli yapay zekâ şirketlerine yönelik olası soruşturma, yaptırım ve ticaret kısıtlamalarını geri çekmesini veya değiştirmesini, somut güvenlik görüşmelerinin ön koşulu olarak görüyor. Çin Ticaret Bakanlığı, Washington’ın teknoloji rekabetini fikrî mülkiyet ve ihracat kontrolü iddiaları üzerinden sınırlamaya çalıştığını savunarak bunu “AI hegemonyası” olarak nitelendirdi ve karşı önlem uyarısı yaptı.
Anthropic, Alibaba ve Qwen laboratuvarıyla bağlantılı operatörlerin 22 Nisan 5 Haziran arasında yaklaşık 25.000 sahte hesapla Claude’a 28,8 milyondan fazla sorgu yönelttiğini iddia ediyor.