Kenscoff saldırısı, Haiti’deki silahlı çetelerin Port-au-Prince’teki geleneksel bölgelerinin dışına çıkarak büyük çaplı bir katliam ve toplu kaçırma eylemi düzenleyebildiğini gösterdi. Saldırı, ülkenin güvenlik krizinin yanı sıra uzun süredir ertelenen seçim takviminin uygulanabilirliğine ilişkin endişeleri de artırdı.
1
4
23-24 Ağustos gecesi ne yaşandı?
Birleşmiş Milletler’e göre yaklaşık 150 silahlı çete üyesi, Port-au-Prince’in tepelerinde bulunan Kenscoff’a saldırdı. Saldırganlar sokaklarda sivillere ateş açtı, evleri ve araçları yaktı; en az 47 kişi öldü, 22 kişi yaralandı ve 50’den fazla kişi kaçırıldı. Yaklaşık 1.000 kişi de evlerinden ayrılmak zorunda kaldı.
3
6
15
Yerel yetkililer, saldırının Viv Ansanm çete koalisyonuyla bağlantılı olduğunu bildirdi. Kenscoff Belediye Başkanı Jean Massillon, saldırganların daha önce şiddetten kaçıp bölgeye sığınan insanların bulunduğu bir kiliseyi de hedef aldığını söyledi.
4
5
6
Kilisede ve kilisenin arkasında bildirilen infazlar
İlk yerel adli incelemelerde 25 ceset tespit edildiği bildirildi. Bu bulgulara göre 15 kişi, yerinden edilmiş sivillerin sığındığı Protestan kilisesinin içinde infaz edilmiş; 10 kişi ise kilisenin arkasında öldürülmüştü. Bazı kurbanların infaz tarzında öldürüldüğü aktarıldı.
7
3
Daha sonra açıklanan ve BM tarafından doğrulanan en az 47 kişilik ölüm bilançosu, yalnızca kilise kompleksindeki ölümleri değil, saldırının tamamında öldürülen ve sonradan bulunan kişileri kapsıyor. Ölenler arasında en az beş çocuğun bulunduğu bildirildi.
3
15
Kaçırılan rehinelerden kaç kadın ve çocuk serbest bırakıldı?
UNICEF’in açıklamasına göre çete, daha sonra yedi kadın ve altı çocuğu serbest bıraktı. Böylece serbest bırakılan rehine sayısı 13 oldu. UNICEF, bazı çocukların iki yaşından küçük olduğunu, serbest bırakılma sürecinde toplum liderleriyle çalışıldığını belirtti.
7
9
12
Saldırının ardından kendisini Izo 2 olarak tanıtan çete lideri, Haiti polisi çete üyelerine karşı operasyon düzenler veya drone kullanırsa rehineleri öldürmekle tehdit etti. Paylaşılan bir videoda, polis operasyonu sırasında kendi adamlarından herhangi birinin zarar görmesi halinde rehineleri infaz edeceğini söylediği aktarıldı.
6
8
14
BM destekli güç için hangi çağrılar yapıldı?
Kenscoff saldırısının ardından Haiti hükümeti, ABD, Karayip Topluluğu (CARICOM) ve BM yetkilileri, Çete Bastırma Gücü’nün (GSF) daha hızlı ve tam biçimde konuşlandırılması çağrısında bulundu. Planlanan güç, Haiti makamlarını silahlı çetelere karşı desteklemek üzere 5.550 personele kadar yetkilendirildi.
15
18
21
Acil BM Güvenlik Konseyi oturumunda öne çıkan talepler şunlardı:
- GSF’nin eksik personelinin hızla tamamlanması;
- Çete Bastırma Gücü’nün eylül ayı sonunda sona ermesi beklenen görev süresinin yenilenmesi;
- Ülkelerin daha fazla asker ve polis göndermesi;
- Finansman, ekipman ve lojistik desteğin artırılması.
15
19
20
21
Yetkililer, güvenlik gücü henüz tam kapasiteye ulaşmamışken çetelerin saldırılarını genişlettiğini ve bu durumun Haiti’deki istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini vurguladı.
19
İnsani kriz neden ağırlaşıyor?
BM yetkilileri, 2026’nın ilk sekiz ayında yaklaşık 200.000 kişinin zorla Haiti’ye geri gönderildiğini açıkladı. Bu kişilerin önemli bir bölümü, zaten sınırlı kaynaklara sahip ve güvenlik sorunları yaşayan bir ülkeye geri dönüyor.
1
17
Aynı dönemde yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti içinde yerinden edilmiş durumda. Bu insanların bir bölümü, Kenscoff’taki kilise gibi geçici barınaklarda yaşamaya çalışıyor.
1
2
Çetelerin Port-au-Prince’in yaklaşık yüzde 70’ini kontrol ettiği veya etkilediği, BM’nin Haiti Entegre Ofisi BINUH’un ise 2026’nın ocak-haziran döneminde 3.050’den fazla cinayet kaydettiği bildirildi.
1
2
Saldırı Haiti’deki seçimleri nasıl etkileyebilir?
Haiti’nin başkanlık ve yasama seçimlerinin ilk turu 13 Aralık, başkanlık seçiminin ikinci turu ise 21 Şubat için planlandı. Takvim, güvenlik endişeleri nedeniyle daha önce ertelenen bir seçim planının ardından oluşturuldu.
4
Ancak Kenscoff saldırısı ve ülke genelindeki şiddet, seçimlerin yalnızca tarihini değil, uygulanabilirliğini de tehdit ediyor. Yetkililerin seçmenleri kaydetmesi ve koruması, seçim malzemelerini ülke geneline ulaştırması, sandık merkezlerini açması ve adayların güvenli biçimde kampanya yürütmesi zorlaşıyor.
1
4
Güvenlik koşulları düzelmezse seçimlerin yeniden ertelenmesi mümkün olabilir. Seçim yapılabilse bile, çetelerin kontrolündeki bölgelere erişimin sınırlı kalması ülke çapındaki katılımı, sonuçların temsil gücünü ve seçimlerin meşruiyetine yönelik güveni zedeleyebilir. Bu nedenle Kenscoff saldırısı, Haiti’deki krizin yalnızca yeni bir güvenlik olayı değil, demokratik geçiş sürecine yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu ortaya koydu.
1
4