20 Ağustos 2026’da duyurulan tur, Velatir’in ön tohum yatırımından ve resmi ticari lansmanından yaklaşık altı ay sonra geldi. Yatırım turuna yeni yatırımcı Spintop Ventures ile mevcut yatırımcı Ugly Duckling Ventures eş liderlik etti. Norrsken Evolve, melek yatırımcılar Jan Oberhauser ve Thomas Visti de tura katıldı. Danimarka İhracat ve Yatırım Fonu (EIFO) ise eş finansman kredisi sağladı.
Velatir için 5 milyon avroluk tur, erken dönem ticari lansmandan daha geniş bir Avrupa yayılımına geçiş anlamına geliyor. Girişim; altyapısını ölçeklendirmeyi, yeni pazarlara girmeyi ve platformun geliştirme ve müşteri desteği için bölgesel yetenekleri işe almayı planlıyor.
Şirketin odaklandığı temel sorun, kurumların yapay zekâyı kullanmaya yönelik hızının çoğu zaman denetim mekanizmalarının önüne geçmesi. Çalışanlar, tarayıcılar ve kurumsal sistemler üzerinden çok sayıda tüketici veya kurumsal yapay zekâ aracına erişebiliyor. Bu da şirketlerin hangi hizmetlerin kullanıldığını, hangi verilerin bu hizmetlerden geçtiğini ve kullanımın kurum politikalarına uygun olup olmadığını tek bir yerden görmesini zorlaştırıyor.
Velatir kendisini yeni bir model ya da mevcut teknoloji yığını içinde yer kapmaya çalışan başka bir uygulama olarak değil, şirket ile kullandığı yapay zekâ araçları arasında bulunan bir koordinasyon katmanı olarak konumlandırıyor. Platformun amacı, yapay zekâ kullanımını tamamen yasaklamak yerine kurumlara görünürlük sağlamak ve riskli durumlarda müdahale edebilmelerine imkân vermek.
Velatir, ürününü gerçek zamanlı bir yapay zekâ kontrol ve uyumluluk katmanı olarak tanımlıyor. Şirketin dokümantasyonuna göre platform, kurumun yapay zekâyı nasıl kullandığını izliyor, etkileşimleri uyumluluk riskleri açısından değerlendiriyor ve denetim amacıyla kayıt altına alıyor. Bir risk tespit edildiğinde ilgili işlem engellenebiliyor veya insan incelemesine yönlendirilebiliyor.
Bu yaklaşım, bilgi teknolojileri, güvenlik ve uyumluluk ekiplerine çeşitli merkezi kontroller sunuyor:
Ürünün temel parçalarından biri, Velatir’in tespit edip izleyebildiği 4.000’den fazla yapay zekâ hizmetini içeren hizmet kataloğu. Kurumlar katalogda arama yapabiliyor, hizmetleri kategorilere göre inceleyebiliyor ve kendi ortamlarındaki kullanım istatistiklerini görebiliyor.
Katalog, Avrupa’daki veri yerleşimi gereksinimleri açısından önemli bilgileri de işaretliyor. Örneğin bir hizmetin Avrupa Birliği altyapısı üzerinde çalışıp çalışmadığı görülebiliyor. Bu, güvenlik ve uyumluluk ekiplerine yeni veya çalışanlar tarafından benimsenmiş araçları onaylama, kısıtlama ya da engelleme kararı öncesinde bir başlangıç noktası sunuyor.
Buradaki değer yalnızca statik bir AI uygulamaları listesi oluşturmaktan ibaret değil. Katalog, kurumun zaman içinde değişen yapay zekâ ayak izini görünür kılmayı hedefliyor. Yeni hizmetler ve otonom aracılar ortaya çıktıkça, güvenlik ekipleri dağınık ve ekip bazlı kararlar yerine ortak bir yönetişim süreci oluşturabiliyor.
Velatir, platformunun ABD merkezli büyük bulut sağlayıcılarına dayanmak yerine tamamen Avrupa mülkiyetindeki ve Avrupa’da barındırılan altyapı üzerinde kurulduğunu söylüyor. Şirket ve yatırımcıları bu tercihi, Avrupa’nın veri egemenliği, dayanıklılık ve kontrol hedefleriyle ilişkilendiriyor.
Bu kavramlar farklı boyutlara işaret ediyor:
Ancak bu noktalar Velatir’in ürün ve altyapı önerisi olarak değerlendirilmelidir. Avrupa’da barındırma, tedarikçiler, erişim yetkileri, sözleşmeler veya sınır ötesi veri akışıyla ilgili her hukuki ve operasyonel riski tek başına ortadan kaldıran bağımsız olarak doğrulanmış bir garanti anlamına gelmez.
Çalışanlar binlerce araca sıradan tarayıcılar ve günlük iş akışları üzerinden erişebildiği için yapay zekâya yönelik kapsamlı yasakları sürdürmek zor. Öte yandan kontrolsüz kullanım; hassas verilerin sızması, onaylanmamış tedarikçiler, belirsiz veri saklama uygulamaları, uyumluluk ihlalleri ve denetlenemeyen harcamalar gibi riskler doğurabiliyor.
Velatir’in yaklaşımı, yönetişimi yapay zekâ kullanımının çevresine yerleştirilen bir kontrol katmanı olarak ele alıyor. Ekipler onaylanmış AI hizmetlerini kullanmaya devam ederken kurum; erişim kurallarını belirleyebiliyor, kullanımı izleyebiliyor ve bir etkileşim risk oluşturduğunda müdahale edebiliyor. Şirketin dokümantasyonu, otomatik değerlendirmelerin karar gerektirdiği durumlarda insan denetimini de vurguluyor.
Bu konumlandırma, tohum yatırımının neden yalnızca coğrafi büyümeyle ilgili olmadığını açıklıyor. Velatir, yapay zekâ kullanımı çalışanlar, tedarikçiler ve otonom sistemler arasında yaygınlaştıkça Avrupa’daki şirketlerin AI faaliyetlerini görünür ve yönetilebilir kılan altyapılara ihtiyaç duyacağını öngörüyor. 5 milyon avroluk yatırım, bu yaklaşımı daha fazla pazarda test etmesi için girişime kaynak sağlarken Avrupa’da barındırılan mimari, kalabalık yapay zekâ altyapısı pazarında onu farklılaştırmayı amaçlıyor.
20 Ağustos 2026’da duyurulan tur, Velatir’in ön tohum yatırımından ve resmi ticari lansmanından yaklaşık altı ay sonra geldi. Yatırım turuna yeni yatırımcı Spintop Ventures ile mevcut yatırımcı Ugly Duckling Ventures eş liderlik etti. Norrsken Evolve, melek yatırımcılar Jan Oberhauser ve Thomas Visti de tura katıldı. Danimarka İhracat ve Yatırım Fonu (EIFO) ise eş finansman kredisi sağladı.
Velatir için 5 milyon avroluk tur, erken dönem ticari lansmandan daha geniş bir Avrupa yayılımına geçiş anlamına geliyor. Girişim; altyapısını ölçeklendirmeyi, yeni pazarlara girmeyi ve platformun geliştirme ve müşteri desteği için bölgesel yetenekleri işe almayı planlıyor.
Şirketin odaklandığı temel sorun, kurumların yapay zekâyı kullanmaya yönelik hızının çoğu zaman denetim mekanizmalarının önüne geçmesi. Çalışanlar, tarayıcılar ve kurumsal sistemler üzerinden çok sayıda tüketici veya kurumsal yapay zekâ aracına erişebiliyor. Bu da şirketlerin hangi hizmetlerin kullanıldığını, hangi verilerin bu hizmetlerden geçtiğini ve kullanımın kurum politikalarına uygun olup olmadığını tek bir yerden görmesini zorlaştırıyor.
Velatir kendisini yeni bir model ya da mevcut teknoloji yığını içinde yer kapmaya çalışan başka bir uygulama olarak değil, şirket ile kullandığı yapay zekâ araçları arasında bulunan bir koordinasyon katmanı olarak konumlandırıyor. Platformun amacı, yapay zekâ kullanımını tamamen yasaklamak yerine kurumlara görünürlük sağlamak ve riskli durumlarda müdahale edebilmelerine imkân vermek.
Velatir, ürününü gerçek zamanlı bir yapay zekâ kontrol ve uyumluluk katmanı olarak tanımlıyor. Şirketin dokümantasyonuna göre platform, kurumun yapay zekâyı nasıl kullandığını izliyor, etkileşimleri uyumluluk riskleri açısından değerlendiriyor ve denetim amacıyla kayıt altına alıyor. Bir risk tespit edildiğinde ilgili işlem engellenebiliyor veya insan incelemesine yönlendirilebiliyor.
Bu yaklaşım, bilgi teknolojileri, güvenlik ve uyumluluk ekiplerine çeşitli merkezi kontroller sunuyor:
Ürünün temel parçalarından biri, Velatir’in tespit edip izleyebildiği 4.000’den fazla yapay zekâ hizmetini içeren hizmet kataloğu. Kurumlar katalogda arama yapabiliyor, hizmetleri kategorilere göre inceleyebiliyor ve kendi ortamlarındaki kullanım istatistiklerini görebiliyor.
Katalog, Avrupa’daki veri yerleşimi gereksinimleri açısından önemli bilgileri de işaretliyor. Örneğin bir hizmetin Avrupa Birliği altyapısı üzerinde çalışıp çalışmadığı görülebiliyor. Bu, güvenlik ve uyumluluk ekiplerine yeni veya çalışanlar tarafından benimsenmiş araçları onaylama, kısıtlama ya da engelleme kararı öncesinde bir başlangıç noktası sunuyor.
Buradaki değer yalnızca statik bir AI uygulamaları listesi oluşturmaktan ibaret değil. Katalog, kurumun zaman içinde değişen yapay zekâ ayak izini görünür kılmayı hedefliyor. Yeni hizmetler ve otonom aracılar ortaya çıktıkça, güvenlik ekipleri dağınık ve ekip bazlı kararlar yerine ortak bir yönetişim süreci oluşturabiliyor.
Velatir, platformunun ABD merkezli büyük bulut sağlayıcılarına dayanmak yerine tamamen Avrupa mülkiyetindeki ve Avrupa’da barındırılan altyapı üzerinde kurulduğunu söylüyor. Şirket ve yatırımcıları bu tercihi, Avrupa’nın veri egemenliği, dayanıklılık ve kontrol hedefleriyle ilişkilendiriyor.
Bu kavramlar farklı boyutlara işaret ediyor:
Ancak bu noktalar Velatir’in ürün ve altyapı önerisi olarak değerlendirilmelidir. Avrupa’da barındırma, tedarikçiler, erişim yetkileri, sözleşmeler veya sınır ötesi veri akışıyla ilgili her hukuki ve operasyonel riski tek başına ortadan kaldıran bağımsız olarak doğrulanmış bir garanti anlamına gelmez.
Çalışanlar binlerce araca sıradan tarayıcılar ve günlük iş akışları üzerinden erişebildiği için yapay zekâya yönelik kapsamlı yasakları sürdürmek zor. Öte yandan kontrolsüz kullanım; hassas verilerin sızması, onaylanmamış tedarikçiler, belirsiz veri saklama uygulamaları, uyumluluk ihlalleri ve denetlenemeyen harcamalar gibi riskler doğurabiliyor.
Velatir’in yaklaşımı, yönetişimi yapay zekâ kullanımının çevresine yerleştirilen bir kontrol katmanı olarak ele alıyor. Ekipler onaylanmış AI hizmetlerini kullanmaya devam ederken kurum; erişim kurallarını belirleyebiliyor, kullanımı izleyebiliyor ve bir etkileşim risk oluşturduğunda müdahale edebiliyor. Şirketin dokümantasyonu, otomatik değerlendirmelerin karar gerektirdiği durumlarda insan denetimini de vurguluyor.
Bu konumlandırma, tohum yatırımının neden yalnızca coğrafi büyümeyle ilgili olmadığını açıklıyor. Velatir, yapay zekâ kullanımı çalışanlar, tedarikçiler ve otonom sistemler arasında yaygınlaştıkça Avrupa’daki şirketlerin AI faaliyetlerini görünür ve yönetilebilir kılan altyapılara ihtiyaç duyacağını öngörüyor. 5 milyon avroluk yatırım, bu yaklaşımı daha fazla pazarda test etmesi için girişime kaynak sağlarken Avrupa’da barındırılan mimari, kalabalık yapay zekâ altyapısı pazarında onu farklılaştırmayı amaçlıyor.