Bu nedenle anlaşma yalnızca bir müşteri pilotu değil. Schaeffler aynı anda hem robotları kullanacak üretici hem de bu robotların ölçeklenmesine yardımcı olabilecek temel bileşenlerin tedarikçisi konumuna geliyor.
Şirketlerin aktardığına göre önceki pilotta AEON, birden fazla makinenin bulunduğu istasyonda parçaları yükleme, boşaltma ve denetleme görevlerini yerine getirdi. Bu tür bir çalışma, robotun yalnızca önceden belirlenmiş ve izole bir gösteride değil, mevcut üretim ekipmanları arasında hareket ederek görev yapıp yapamayacağını sınaması bakımından önemli.
Sıradaki hedef, bu gösterimleri tekrarlanabilir üretim uygulamalarına dönüştürmek. Denetim erken aşamadaki kullanım alanlarından biri olurken makine besleme, parça taşıma ve operatörlere destek gibi görevler de gündemde. Hexagon’un BMW ile yürüttüğü üretim iş birliği benzer bir yaklaşım sunuyor: AEON, BMW Group’un Leipzig fabrikasında üretim görevlerini yerine getirmeye başladı ve gelecekteki uygulamalar için aynı anda eğitiliyor.
BMW, AEON’un üretim ortamında denenebileceği alanlar arasında yüksek voltajlı batarya montajı ile bileşen üretimini gösterdi.
Strain-wave dişli kutuları, bir robot ekleminde hassas hareket, yüksek tork ve kompakt bir yapıda yüksek redüksiyon oranı gerektiğinde kullanılıyor. Bu özellikler, alanın, ağırlığın ve hareket kontrolünün kritik olduğu insansı robotların kol ve bacak eklemleri açısından önem taşıyor. Schaeffler, şekillendirilmiş dişli kutularının insansı robot eklemlerinin ihtiyaç duyduğu hassasiyet, rijitlik ve kompaktlık için tasarlandığını belirtiyor.
Yeni üretim yöntemi, dişli kutusu bileşenlerinin nasıl üretildiğini değiştiriyor. Schaeffler’e göre yüksek presleme kuvvetleri parçaları saniyeler içinde biçimlendiriyor; böylece yavaş ve yüksek yatırım gerektiren hassas işleme süreçlerine olan ihtiyaç azalıyor. Şirket, yöntemin geleneksel üretime kıyasla bileşen maliyetlerini yüzde 25’ten fazla, malzeme tüketimini ise yüzde 75’ten fazla azaltabileceğini bildiriyor.
Bu oranlar, bağımsız olarak doğrulanmış tasarruflar değil, tedarikçinin paylaştığı şirket beyanları olarak değerlendirilmelidir. Sonuçlar seri üretimde de korunabilirse süreç aynı anda iki soruna çözüm getirebilir: aktüatörlerin maliyetini düşürmek ve daha büyük robot filoları için üretim kapasitesini artırmak.
Hexagon, AEON’u parça taşıma, denetim, lojistik ve mekânsal zekâya dayalı iş akışları için geliştirilen endüstriyel bir insansı robot olarak tanımlıyor. Robotun boyu 165 santimetre, ağırlığı 60 kilogram. Azami hızı saatte 2,5 kilometreye, taşıma kapasitesi ise 15 kilograma kadar çıkıyor.
AEON’un fabrika kullanımı, sabit bir robot kolundan farklı olarak tekerlekli gövde ve sensör tabanlı çalışma üzerine kuruluyor. Bu yapı, robotun birden fazla istasyon arasında hareket etmesine imkân tanıyabilir. Ancak bunun üretimde karşılık bulması için çevreyi güvenilir biçimde algılaması, parçaları doğru şekilde kavraması ve çevrim sürelerini karşılaması gerekiyor.
2026 Dünya Robot Konferansı, sektörün yalnızca dikkat çekici gösterilerden pratik işlere doğru ilerleme arayışını ortaya koydu. Etkinlikte robotların kargo paketlerini ayırdığı ve cep telefonu paketlediği örnekler dahil olmak üzere fabrika ve lojistik uygulamaları sergilendi.
Bununla birlikte görünürlük, ekonomik verimliliğin kanıtı anlamına gelmiyor. Reuters, pilot projeler ve niş uygulamalar dışında geniş ölçekli kullanımın hâlâ sınırlı olduğunu; insansı robotların mevcut kullanım alanlarının çoğunda uzmanlaşmış otomasyon sistemlerinden daha verimsiz kaldığını bildirdi.
Bu tablo, Schaeffler’in planını stratejik açıdan önemli kılıyor ancak başarıyı şimdiden kanıtlamıyor. Binlerce robotluk hedef, Hexagon’a gerçek üretim verisi sağlayacak ve AEON’un farklı görevlere eğitilmesi için daha fazla fırsat yaratacak. Aktüatör ve dişli kutusu çalışmaları da ölçeklenmenin donanım tarafındaki engellerini hedefliyor. Yine de stratejinin sonucunu belirleyecek asıl unsur, AEON’un yalnızca hareket edebildiğini veya parça denetleyebildiğini göstermesi değil; bunu uzun süre boyunca güvenilir ve ekonomik biçimde yapabilmesi olacak.
Schaeffler ile Hexagon, bir tür endüstriyel geri besleme döngüsü kurmaya çalışıyor: AEON’u gerçek fabrikalarda kullanmak, ortaya çıkan verilerle robotun yeteneklerini geliştirmek ve daha büyük filolar için gereken hassas aktüatörleri üretmek. 2027’de planlanan dişli kutusu üretimi, üretim süresini, malzeme kullanımını ve bileşen maliyetini azaltarak bu döngünün büyütülmesini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
2032’ye kadar en az 1.000 robot hedefi, bu nedenle tek başına bir robot siparişi olarak değil, insansı robot ekosisteminin tamamı için bir sınama olarak okunmalı. Bu plan; daha iyi eğitim verilerinin ve daha ucuz, daha kolay ölçeklenebilen eklem donanımının AEON’u ve genel olarak endüstriyel insansı robotları umut vadeden pilot projelerden güvenilir üretim araçlarına taşıyıp taşıyamayacağını gösterecek.